Yirmi Dokuzuncu Lem'a-i Arabiyye
Fihrist Risalesi · s.154
Risaletü'n-Nur'un içinde lisan-ı Cennet ve uslûb-u Hz. Muhammed (A.S.M.) ve tarz-ı Kur'ân bahşayiş-i rahmet ile meydan-ı zuhura gelerek(Tefekkürname)ismiyle müsemma olan Yirmi Dokuzuncu lem'a-i mübareke (Yedi Bab) olup,
Birinci Bab, dahi (İki Fasıl)'dır.
Birinci fasıl:Hazret-i Hızır Aleyhisselâm'ın mühim ve meşhur bir virdini havidir ki; marifet-i İlâhiyye ve tevhidin meratibinden altmış üç mertebeye işaret ederek o mertebelerin herbirisi vahdaniyyeti ve vahdetin iktiza ettiği esma-i hüsnadan tecellî eden âsâriyle ef'alini ve ef'aliyle esmasını ve esmasıyla vücub-u vücud ve vahdetini ispat eder. İkinci fasıl:Ekser eazım-ı evliya ve bilhassa Gavs-ı Âzam'ın (Kuddise Sırrıhu) her sabah okudukları ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﺤَﻰُّ ﺍﻟْﻘَﻴُّﻮﻡُ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗِﻰُ ﺍﻟﺪَّﻳْﻤُﻮﻡ maba'diyle beraber virdlerinin mebdei olup tâzim ve temcidin intaç ettiği amik tefekküratın çekirdeği hükmünde olan doksan dokuz mertebe-i tevhide bir sünbül-ü mânevî veren meratibden yetmiş dokuz mertebesini münderic bulunan bu fasıl, iki vecihle Zat-ı Akdes'e bakıp biri hâzır ve meşhûd vaziyetle şehadet eder, mânâsında ﻟﻠّٰﻪِ ﺷَﻬِﻴﺪٌ ile neticelenir. Kalbe neş'e verir. Diğer bir cümle de biri diğerinin ardından gelip geçmesinden tezahür eden silsilesinin işaretine delalet eder mânâsıyla ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺩَﻟِﻴﻞٌ kaziyyesiyle tamam olur. Ruhu müstağrik, sürur ve hubur eder.Velhasılbunlara mümasil birçok esma-i hüsna ve kelamların delalet ettikleri maani-yi hayretefzanın latif haşiyelerle donanmış münferid ve müstakil bir rehber-i hayat-i bakiyedir.