Risale-i NurBüyük Şafiî İlmihali

ZEKAT-I MUACCELE

Büyük Şafiî İlmihali · s.292

Peşin olarak zekâtının çıkarılması caiz olan şeyler için üç şartın tahakkuku lâzımdır: l) Mal sahibinin sene sonuna kadar vücub ehli olması. Zekâtını peşin olarak çıkardıktan sonra vefat ederse çıkardığı zekât, zekât sayılmaz. Mal, hububat veya meyve ise, varislerinin yeniden çıkarması icab eder. Para veya hayvan veya ticaret eşyası ise, zaten el değiştiği ve havelanı-havl olmadığı için bir şey icab etmez. 2) Zekâtı çıkarılmış malın sene sonuna kadar kalması. Sene sonu gelmeden evvel telef olursa veya satarsa, zekât olarak çıkardığı şey zekât değildir. 3) Zekâtı alan kimsenin sene sonunda zekâta müstahak olması. Sene dolmadan evvel vefat eder veya riddet ederse zekât olarak aldığı şey zekât sayılmaz. Ancak bir kimse zekât aldığından veya ticaret yaptığından sene sonunda zengin olursa beis yoktur. Zekât-ı muaccele, zekât olarak sayılmazsa, verdiği zaman bu zekât muacceledir diye söylemiş ise mal duruyorsa geri çevirebilir. Telef olmuş ise bedelini alabilir. Teslim ettiği gün kıymeti ne kadar idiyse o kadar alır. Birisi peşin olarak bir koyun zekât verirse, alanın yanında yavrular ve sonra zekâtını verdiği mal telef olursa, koyunu geri alabilir fakat kuzuyu alamaz. Zekât ne kadar ise, o nisbette zekâta müstahak olanlar da o malda ortakdırlar. Binaenaleyh, bir kimse zekâtını çıkarmadan evvel malını satarsa, zekât miktarı satışa giremez. Çünkü o, fakirlerin hakkıdır. Müşteri duruma muttali olursa akdi bozabilir. Mutemede göre, zekât mahallinde zekâta müstehak olan kimseler bulunduğu halde başka bir yere onu götürüp vermek caiz değildir. Bir kimse fakir ve muhtaçlara dağıtmak üzere bir miktar para birisine verir, o da onu vermez ve bu arada telef olursa o zat bunu ödemekle mükellef değildir. Çünkü emin sayılır. Bunun için mal sahibi ayrıca zekâtını çıkarmağa mecburdur. Ama ihlak ederse ödemeğe mecburdur. Bir kimse zekâtını vermediği için, müstehak olan kimseler zekât miktarını her hangi bir şekilde ondan alsalar, bu zekât sayılmaz. Bir kimsenin kırk koyunu bulunsa, iki üç sene üzerinden geçtiği halde zekâtını vermezse, şayet her sene üzerine bir kuzu veya daha fazla ilâve olursa, her sene için, birer koyun zekât olarak çıkaracaktır. Yok eğer olduğu gibi kalmış ise, yalnız bir sene için bir koyun zekât olarak çıkarılacaktır.