Risale-i NurBüyük Şafiî İlmihali

YAĞMUR NAMAZI

Büyük Şafiî İlmihali · s.218

Yağmurun yağmasına ihtiyaç olduğu zaman, üç haletten birisini veya hepsini yapmak sünnettir. 1) Münferiden veya cemaat halinde, hangi zamanda olursa olsun, yağmurun yağması için dua etmek. 2) Farz namazların akabinde dua etmek. 3) Üçüncüsü ve en efdali, namaz kılmak ve hutbe okumaktır. Şehir, kasaba, köy, badiye, sefer ve hazar arasında fark yoktur. Müslümanların başında bulunan müslüman amir, yağmur namazının kılınmasını emir etmiş ise artık sünnet değil vacib olur. Yağmur yağmazsa ikinci ve üçüncü sefer iade edilir. Halk, yağmur namazı kılmak için hazırlanır da namaz kılmadan evvel yağmur yağarsa, artık namaz kılmayıp, toplu bir şekilde Allah'a şükür etmelidirler. Bu üçüncü şeklin en iyi şekli söyledir: Müslümanların başında bulunan amir, namaza çıkmadan önce, halka üç gün oruç tutup islahı nefis etmek, sadaka vermek ve mazlumun hakkını iade etmek için emir vermeli. Dördüncü günü, oruçlu olarak iş elbisesiyle, tevazu içerisinde çocuk ve yaşlılarla birlikte şehir veya köy dışına çıkılır. Hayvanlar da namaz ve dua yerine getirilmelidir. Müslüman olmayan kimselerin de oraya çıkmalarında bir beis yoktur. Yalnız bunların müslümanların aralarına katılmaması daha iyidir. Yağmur namazı, bayram namazı gibidir. Birinci rek'atte fatihadan önce yedi, ikinci rek'atte beş tekbir alınır. Zammı sûre olarak birinci rek'atte "Kaf", ikinci rek'atte "İkterebe" sûreleri okunması sünnettir. Namazdan sonra iki hutbe okunur. Yalnız birinci hutbede tekbir yerine dokuz istiğfar, ikinci hutbede de yedi istiğfar edilir. Ayrıca birinci hutbede şu duayı okumak sünnettir. ﺍَﻟﻠَّﻬُﻢَّ ﺍﺳْﻘِﻨَﺎ ﻏَﻴْﺜًﺎ ﻣُﻐِﻴﺜًﺎ ﻫَﻨِﻴﺌًﺎ ﻣَﺮِﻳﺌًﺎ ﻏَﺪَﻗًﺎ ﻣُﺠَﻠَّﻼﺎ ﺳَﺤًّﺎ ﻃَﺒَﻘًﺎ ﺩَﺍٓﺋِﻤًﺎ ﺍَﻟﻠَّﻬُﻢَّ ﺍﺳْﻘِﻨَﺎ ﺍﻟْﻐَﻴْﺚَ ﻭَﻻﺎ ﺗَﺠْﻌَﻠْﻨَﺎ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻘَﺎﻧِﻄِﻴﻦَ ﺍَﻟﻠَّﻬُﻢَّ ﺍِﻧَّﺎ ﻧَﺴْﺘَﻐْﻔِﺮُﻙَ ﺍِﻧَّﻚَ ﻛُﻨْﺖَ ﻏَﻔَّﺎﺭًﺍ ﻓَﺎَﺭْﺳِﻞِ ﺍﻟﺴَّﻤَﺎٓﺀَ ﻋَﻠَﻴْﻨَﺎ ﻣِﺪْﺭَﺍﺭًﺍ Hz. Adem, Nuh, Musa ve Yunus (A.S.)'ın yaptıkları şu duayı okumak da sünnettir: ﺍَﻟﻠَّﻬُﻢَّ ﻇَﻠَﻤْﻨَﺎ ﺍَﻧْﻔُﺴَﻨَﺎ ﻭَﺍِﻥْ ﻟَﻢْ ﺗَﻐْﻔِﺮْ ﻟَﻨَﺎ ﻭَﺗَﺮْﺣَﻤْﻨَﺎ ﻟَﻨَﻜُﻮﻧَﻦَّ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﺨَﺎﺳِﺮِﻳﻦَ ﻭَﺍِﻻَﺎ ﺗَﻐْﻔِﺮْﻟِﻰ ﻭَﺗَﺮْﺣَﻤْﻨِﻰ ﺍَﻛُﻦْ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﺨَﺎﺳِﺮِﻳﻦَ ﺭَﺏِّ ﺍِﻧِّﻰ ﻇَﻠَﻤْﺖُ ﻧَﻔْﺴِﻰ ﻓَﺎﻏْﻔِﺮْﻟِﻰ ﻻَﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍَﻧْﺖَ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﺍِﻧِّﻰ ﻛُﻨْﺖُ ﻣِﻦَ ﺍﻟﻈَّﺎﻟِﻤِﻴﻦَ İmamın, birinci hutbe ile ikinci hutbenin başında yüzünü cemaata çevirmesi, ikinci hutbenin sonunda ise kıbleye dönüp, gizli ve açıktan çokca dua yapması sünnettir. İmam duasını gizlice yaparsa, cemaat da gizli yapar. Açık yaparsa, cemaat amin diye seslenir. Yağmur duası yapılırken, şu duaya da yer verilmelidir: ﺍَﻟﻠَّﻬُﻢَّ ﺍَﻣَﺮْﺗَﻨَﺎ ﺑِﺪُﻋَﺎﺋِﻚَ ﻭَﻭَﻋَﺪْﺗَﻨَﺎ ﺍِﺟَﺎﺑَﺘَﻚَ ﻭَﻗَﺪْ ﺩَﻋَﻮْﻧَﺎﻙَ ﻛَﻤَﺎ ﺍَﻣَﺮْﺗَﻨَﺎ ﻓَﺎَﺟِﺒْﻨَﺎ ﻛَﻤَﺎ ﻭَﻋَﺪْﺗَﻨَﺎ ﺍَﻟﻠَّﻬُﻢَّ ﻓَﺎﻣْﻨُﻦْ ﻋَﻠَﻴْﻨَﺎ ﺑِﻤَﻐْﻔِﺮَﺓِ ﻣَﺎ ﻗَﺎﺭَﻓْﻨَﺎ ﻭَﺍِﺟَﺎﺑَﺘِﻚَ ﻓِﻰ ﺳُﻘْﻴَﺎﻧَﺎ ﻭَﺳَﻌَﺔِ ﺍَﺭْﺯَﺍﻗِﻨَﺎ Belanın def'i için yapılan bütün dualarda, ellerin sırtını yukarıya doğru kaldırmak sünnettir. Hem imam, hem cemaatin elbiselerinin alt taraflarını, yukarıya kaldırıp üst taraflarını aşağıya indirmeleri sünnettir. Yağmur fazla yağıp zararlı bir hale gelirse, şu duayı okumak da sünnettir: ﺍَﻟﻠَّﻬُﻢَّ ﺣَﻮَﺍﻟَﻴْﻨَﺎ ﻭَﻻﺎ ﻋَﻠَﻴْﻨَﺎ ﺍَﻟﻠَّﻬُﻢَّ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻻﺎَﻛَﺎﻡِ ﻭَﺍﻟﻈِّﺮَﺍﺏِ ﻭَﺑُﻄُﻮﻥِ ﺍﻻﺎَﻭْﺩِﻳَﺔِ ﻭَﻣَﻨَﺎﺑِﺖِ ﺍﻟﺸَّﺠَﺮِ Yani "Ya Rab, yağmuru üzerimize değil, etrafımızdaki yerlere yağdır. Allahım: tepelere, dağlara, vadilere ve ağaçların bittiği yerlere yağdır." Senenin ilk yağmuru yağdığında, avret mahallinin dışındaki yerleri yağmur suyu ve akan sel ile yıkamak sünnettir. Gök gürlediği ve şimşek çaktığı zaman ﺳُﺒْﺤَﺎﻥَ ﻣَﻦْ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺍﻟﺮَّﻋْﺪُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩِ ﻭَﺍﻟْﻤَﻼﺎﺋِﻜَﺔُ ﻣِﻦْ ﺧِﻴﻔَﺘِﻪِ demek sünnettir.