MİSAFİR NAMAZI
Büyük Şafiî İlmihali · s.221
Misafir olan kimse, sefer (yolculuk) meşakkatına katlandığından, hem oruç, hem namaz ibadetlerinde kendisine bazı kolaylıklar gösterilmiştir. Şöyle ki: Takriben 144 kilometrelik () bir yolu kat'etmek için sefere çıkan kimse, Ramazanı şerifde oruç tutup tutmamak hususunda muhayyerdir. İsterse orucunu tutmayıp bilahare kaza eder, isterse tutar. Fakat fazla meşakkat olmazsa, oruç tutması daha hayırlıdır. Cenab-ı Hak buyuruyor: ﻭَﺍَﻥْ ﺗَﺼُﻮﻣُﻮﺍ ﺧَﻴْﺮٌ ﻟَﻜُﻢْ "Oruç tutmanız daha hayırlıdır." Dört rek'atlı olan farz namazları da kısaltıp ikişer rek'at kılmak da caizdir. Cenab-ı Hak buyuruyor: ﻭَﺍِﺫَﺍ ﺿَﺮَﺑْﺘُﻢْ ﻓِﻰ ﺍﻻﺎَﺭْﺽِ ﻓَﻠَﻴْﺲَ ﻋَﻠَﻴْﻜُﻢْ ﺟُﻨَﺎﺡٌ ﺍَﻥْ ﺗَﻘْﺼُﺮُﻭﺍ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺼَّﻠٰﻮﺓِ Ancak yol 216 kilometreden az olursa dört rek'atlı namazı kısaltmadan tamamını kılmak, 216 kilometre veya fazla olursa kısaltmak daha efdaldır. Hanefi mezhebinde mesafe yaklaşık olarak 85 km. veya fazla olursa seferi namaz, yani kısaltmak vacibtir. Ayrıca misafir olan kimse, öğle namazını ikindiye, akşam namazını yatsıya tehir edebildiği gibi, ikindi namazını öğleye, yatsı namazını da akşama getirip beraber kılabilir. Buna cemi sala ve cemi takdim veya ta'hir denilir. Cemi sala hususunda Hanefi mezhebi muhalefet ediyor. Caiz olmadığını kabul ediyor. Nezir ve nafile namazları ile hazarda iken kazaya kalmış olan farz namazlar kısaltılmaz. Bir kimse bir yerden yola çıkarsa, yolculuğun başlangıcı o yerin varsa surunun (beden) bitimidir. Sur yoksa evlerin veya çadırların bitimidir. Harabeleri, bağ ve bahçeleri geçmek şart değildir. Yolculuğun bitimi de, memleketine dönecekse, başladığı noktadır. Yoksa, nerede kalmak istiyorsa orada biter. Giriş ve çıkış günleri hariç, dört gün bir yerde kalmak için niyet eden kimse, oraya vardığında yolculuğu sona erer. Artık seferi namaz kılamaz. Yani ne namazı kısaltabilir, ne de cem'i takdim ve tehir (ileri-geri) yapabilir. Bir yere varmış, yolculuk müddetini geçmeyecek kadar her zaman için işinin görüleceğini uman kimse, onsekiz güne kadar seferi namazını kılabilir. Ondan sonra ayni hal devam etse artık seferi namazı kılamaz. Fakat bir kimse memleketine dönmek için, yoldaş bulmak maksadıyla bekliyorsa, seferi namazı kılamaz. Misafir olan kimse, seferi namazın niyetini getirir ve sehven dört rek'at kılar; yalnız her rek'atte birer secde unutursa, kendisi için iki rek'at namaz meydana gelmiş sayılır. Ancak selâmdan önce secde-i sehiv getirmelidir.