TEYEMMÜMÜN FARZLARI
Büyük Şafiî İlmihali · s.77
Teyemmümün farzları beştir: 1- Niyet etmek. Bu da iki kısımdır. a- Farz namaz, tavaf ve cuma hutbesi gibi farz olan her hangi bir şeyin mübah kılınması için niyet getirmektir. Meselâ: ﻧَﻮَﻳْﺖُ ﺍِﺳﺘِﺒَﺎﺣَﺔَ ﻓَﺮْﺽِ ﺍﻟﺼَّﻼﺎﺓِ "Farz namazı mübah kılmak için niyet ettim." Bir farzı mübah kılmak için niyet getiren kimse o teyemmümle farzı eda edebildiği gibi, nafile namazını da eda edebilir. b- Nafile namaz veya nafile tavaf gibi her hangi bir nafile ibadeti mübah kılmak için niyet getirmek. Bir kimse mutlak niyetini veya nafile namaz niyetini getirirse, sadece nafile namazını kılabilir. Bir kimse Kur'an-ı Kerim'i taşımak veya cenaze namazını kılmak veya secde-i tilavet, secde-i şükür yapmak için niyet getirirse, bunları yapmakla beraber nafile namazını da kılabilir. Teyemmmüm niyeti "Farz namazı mübah kılmaya niyet ettim" gibi olacak. Hadesi kaldırmaya niyet ettim şeklinde bir niyet kafi gelmez. 2- Toprağı, meshedilecek uzva nakletmek. Binaenaleyh, bir kimse rüzgâra karşı durur, yüz ve ellerine gelen toprağı bulaştırırsa kâfi gelmez. Ama oluk veya yağmur altında durup abdest veya gusül niyetini getirirse su vücuduna aktığı takdirde abdest ve guslü sahihtir. Fakat avuçlarıyla rüzgârın savurduğu toprağı alır, yüzüne nakledip meshederse kâfidir. Elinde bulunan toprağı yüzüne ve yüzünde bulanan toprağı ellerine naklederse caizdir. Bir kimse başka bir kimseyi iznini almadan teyemmüm ettirirse caiz değildir. İzin vermiş ise caizdir. Niyetin nakl ile beraber olması ve yüzün bir kısmını mesh edinceye kadar devam etmesi şarttır. Bu niyet teyemmümü alınan kimse tarafından getirilecektir. 3- Bütün yüzünü mesh etmek. Sakalı varsa sakalın dışına toprağın yetişmesi lazımdır. 4- Ellerini dirsekleriyle beraber meshetmek. Yüzünde ve ellerinde bulunan kılların bittiği yere değmesi lâzım gelmez. 5- Tertibe riayet etmek. Yani önce yüzü, sonra elleri mesh etmek. Yalnız, yüz ile eller için toprağın taşınmasında tertip farz değildir. Meselâ; bir kimse iki elini birlikte toprağa vurur, birisiyle yüzünü, diğeriyle elini mesh ederse câizdir. Cumhur-u ulemaya göre tozlu toprak ile teyemmüm etmek caizdir. Çünkü Medine toprağı tozlu olduğu halde Peygamber (S.A.V.) onunla teyemmüm etmiştir. Bir hayvanın sırtında bulunan temiz toprak veya temiz bir yastığın tozu ile teyemmüm etmek caizdir. Bir yolcunun yanında su bulunursa ama bir insanın veya bir hayvanın o suya ihtiyacı varsa, bedava veya bedel mukabilinde onu kendisine vermeli ve teyemmüm almalıdır. Hac ve umreden dönen kimsede teberrük için getirdiği zemzem suyu varken başka su bulamadığından teyemmüm etmesi caiz değildir, mutlaka yanında bulunan zemzem suyunu kullanmaya mecburdur. Bir kuyudan su çekmek için kalabalık bir topluluk kuyruğa girmiş ve sıra ancak vaktin sonuna doğru gelecekse o takdirde teyemmüm etmek caizdir. Fakat bir cemaat dar bir yerde bulunur. Ayakta namaz kılabilmek için sıra ancak vaktin sonuna doğru gelebilirse ayakta namaz kılabilmek için sıra beklemek icap eder. İçmek için tahsis edilmiş sudan başka su bulamayan kimse, sebil suyu ile abdest alması caiz olmadığından teyemmüm etmek mecburiyetindedir. Şayet onunla abdest alıp namaz kılarsa farz sakit olmakla beraber günahkâr olur. Bir kimse, su değil kar bulur, fakat onu eritecek bir şey bulamazsa o kar yok gibidir. Teyemmüm alıp namazını kılar. Bir kimse, hapse girer ve orada abdest almak için su bmulamadığı gibi teyemmüm almak için toprak da bulamazsa, mütemede göre yine namaz kılmakla mükelleftir. Ve abdestsiz olduğu halde namazını kılar, fakat bilahare onu iade eder.