RİBA
Büyük Şafiî İlmihali · s.425
Riba, akit yapıldığı zaman şeriat ölçüsüne göre eşit olmayan veya eşitlikleri bilinmeyen veya ivazlardan birisi veya her ikisi hazır olmayan ribevi şeylerin üzerine yapılan akittir. Riba'nın haram olduğu, hem Kur'an-ı Kerim, hem ehadisi Nebeviyye ile sabit olmuştur. Cenabi Hak şöyle buyuruyor: "Allah, satışı mübah, ribayı yasak kılmıştır." Allah'ın Resûlü de şöyle buyuruyor: "Allah'ın Resûlü, riba yiyeni, yedireni, kâtibini ve şahidini lanetlemiştir." Şafii mezhebine göre alış-veriş yapmak suretiyle riba ancak yiyecek ile nakdeynde, yani altın ve gümüşte cari olur. Başka şeylerde cari olmaz. Bunun için yiyecek ile nakdeynin alış verişlerinde ribadan kurtulmak gayesiyle İslâmın gösterdiği yolu izlemek gerekir. Şöyle ki; yiyecek ile nakdeyn birbiriyle satılırsa, şayet birbiriyle satılan iki şeyin cinsleri bir ise, mesela; buğday buğdayla satılırsa helâl olabilmesi için üç şartın bulunması gerekir: 1 - Birbiriyle müsavi olması. 2 - Her ikisinin peşin olması. 3 - Her ikisinin aynı anda kabz edilmesi. Ama cinsleri ayrı ayrı olursa, mesela buğday arpa ile satılırsa iki şartın bulunması gerekmektedir; 1 - Her ikisinin peşin olması. 2 - Her ikisinin aynı anda kabzedilmesi. Riba üç çeşittir. A) Riba El-Fazl; altın ve gümüş gibi tartılan veya buğday, arpa gibi ölçülen bir cinsi, kendi cinsi mukabilinde peşin olarak ziyadesiyle satmaktır. Gümüş, altın, buğday ve arpa gibi bir şeyin kendi cinsiyle satılabilmesi için üç şart vardır: a) Temasül (miktarları müsavi olmak) b) Hulûl (her ikisi peşin olmak) c) Takabuz (her ikisi aynı anda kabz olunmak) Bir ölçek buğday, bir ölçek buğday mukabilinde veya yirmi gram altın, yirmi gram altın mukabilinde bu üç şart ile satılabilir. Mesela, güzel tohumluktur diye on kilo buğdayın başka bir buğday mukabilinde on bir kilosu ile satılması caiz olmadığı gibi güzel işlenmiş veya âsari âtikadır diye yirmi gram altın otuz gram altın mukabilinde satılamaz. Ama bir cins başka bir cins ile, meselâ gümüşün, altınla, buğdayın arpa ile satılabilmesi için iki şart vardır. 1) Peşin olmak. 2) Her ikisinin aynı anda teslim olunması. Fakat müsavi olmaları şart değildir. Bunun için bir yiyecek, yiyecek olmayan bir şey ile satılırsa, peşin olsun, vâdeli olsun satılmasında bir sakınca yoktur. Şöyle ki: buğday demirle satılırsa buğday her ne kadar rebevî ise demir rebevî olmadığı için bu satışa hiçbir şekline haramdır denilmez. Kezalik bir hayvan iki hayvan ile satılırsa, hayvanlar ölçülen ve tartılan şeylerden olmadıklarından onlarda eşitlik aranmaz, dolayısıyla bu alış-veriş caizdir. Bir kimse buğday gibi bir yiyeceği vâde ile satıp zamanı geldiğinde alacağı para yerine bir yiyecek alırsa caizdir. Çünkü bu misalde yiyecek, yiyecek ile satılmamıştır ki, Riba En-nesie cari olsun. Belki para yiyecek ile değiştirilmiştir.() Saman, mat'umât-yiyecek-ile nukud-altın ve gümüş- nevinden olmadığından, içinde buğday veya arpa taneleri bulunsa da eşit olmaksızın birbiriyle satılabilir. Çünkü içinde bulunan habbeler kasd edilmez. Bir kimse birisine, bağımda veya evimde ne varsa senin için helaldır, dese, istediği kadar ondan yiyebilir. Ama ondan bir şey satamaz, başkasına hibe edemez. B) Riba-El Yed'dir. Derhal teslim ve tesellüm olmadığı halde ribevi şeyleri birbiri mukabilinde satmaktır. C) Riba El-Nesie'dir. Rebevî şeyleri veresiye olarak birbiri mukabilinde satmaktır. Meselâ, on dirhem gümüşü on dirhem gümüş ile veresiye olarak veya bir ölçek buğdayı bilahare harman zamanında verilecek bir ölçek buğdaya satmaktır. Ancak karz-ı hasen olarak muhtaç olan bir kimseye bilahare mislini almak üzere vermek sünnet olup, büyük bir fazilettir. Riba'nın bütün çeşitleri haram olup en büyük günahlardandır.