Risale-i NurBüyük Şafiî İlmihali

NAMAZ

Büyük Şafiî İlmihali · s.99

Daha önce ele alıp izahına çalıştığımız konular, namazın öncü ve vesileleridir. Şimdi ise esas maksat olan namaza başlayıp, izahına çalışacağız. Namaz, fıkıh kitaplarında beyan edildiği gibi, muayyen şartlar dahilinde tekbirle başlanıp selâm ile sona eren hususi söz ve fiillerden ibarettir. Namaz, Kelime-i Tevhid'den sonra İslâmın en mühim esasıdır. Cenab-ı Allah buyuruyor: ﺍِﻥَّ ﺍﻟﺼَّﻠٰﻮﺓَ ﻛَﺎﻧَﺖْ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟْﻤُﻮْۭﻣِﻨ۪ﻴﻦَ ﻛِﺘَﺎﺑًﺎ ﻣَﻮْﻗُﻮﺗًﺎ "Şüphesiz namaz, mü'minlere muayyen vakitlerde farz kılınmıştır." Nisa: 103 Allah'ın Resûlü buyuruyor: ﺧَﻤْﺲُ ﺻَﻠَﻮَﺍﺕٍ ﻛَﺘَﺒَﻬُﻦَّ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟْﻌِﺒَﺎﺩِ ﻓَﻤَﻦْ ﺟَﺎٓﺀَ ﺑِﻬِﻦَّ ﻭَﻟَﻢْ ﻳُﻀَﻴِّﻊْ ﻣِﻨْﻬُﻦَّ ﺷَﻴْﺌًﺎ ﺍِﺳْﺘِﺨْﻔَﺎﻓًﺎ ﺑِﺤَﻘِّﻬِﻦَّ ﻛَﺎﻥَ ﻟَﻪُ ﻋِﻨْﺪَ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻋَﻬْﺪٌ ﺍَﻥْ ﻳُﺪْﺧِﻠَﻪُ ﺍﻟْﺠَﻨَّﺔَ "Allah beş vakit namazı kullara farz kılmıştır. Onları eda edip haklarını küçümsemek gayesiyle onlardan bir şey kaybetmeyen kimse için haktır ki, Allah onu cennete götürsün." Resûlullah (S.A.V.) namazı terk eden kimsenin hakkında şöyle buyuruyor: ﻻﺎ ﺳَﻬْﻢَ ﻓِﻰ ﺍﻻﺎِﺳْﻼﺎﻡِ ﻟِﻤَﻦْ ﻻﺎ ﺻَﻼﺎﺓَ ﻟَﻪُ "Namazı olmayan kimsenin İslâmda payı yoktur." Şunu bilmemiz lazımdır ki, Namaz kılmaktan maksat kalbin, Allah'ın azamet ve yüceliğini bilip, onu her zaman hatırlamak. Ve dolayısıyla verdiği emir ve nehiylerin yanında durmaktır. Kur'an-ı Kerim buna işaret edip buyuruyor: ﺍِﻥَّ ﺍﻟﺼَّﻠٰﻮﺓَ ﺗَﻨْﻬٰﻰ ﻋَﻦِ ﺍﻟْﻔَﺤْﺸَﺎٓﺀِ ﻭَﺍﻟْﻤُﻨْﻜَﺮِ "Şüphesiz namaz, fuhuş ve münkeri önler." Ankebut: 45 Gaflet ile kılınan namaz, sahibine fayda vermediği gibi Allah'ü Azimüşşan da onu kabul etmez. Namazla mükellef olmayan kimse namaz kılmakla emir olunmaz. Ancak çocuk yedi yaşına gelince, namaza emr olunacak, on yaşına gelince devam etmezse hafifçe dövülecektir. Namaz başlıca iki çeşittir: A- Cenaze namazı gibi rükû ve sûcudu olmayan namaz. B- Rükû, sûcud ve kıraatı olan namazdır. Farz ve nafile namazlar bunun şümûlüne girerler.

NAMAZIN ŞART, RÜKÜN, SÜNNET, MEKRÛH VE HARAMLARI VARDIR.

Şart, Vücub ve sıhhat şartları olmak üzere iki kısımdır. Vücubun şartları altıdır: a- Peygamber (S.A.V.)'in davetini duymuş olmak, b- İslâm olmak, c- Baliğ olmak, d- Akıllı olmak, e- Hayız ve nifastan pak olmak, f- Azaları selâmette olmak. Sıhhatın şartları ise beştir: a- Hades (cenabet, hayız, nifas ve abdestsizlik) ten pâk olmak, b- Vücut, elbise ve namaz kılınan yerin temiz olması, c- Avret yeri örtülü olmak, d- Kıbleye yönelmek, e- Vaktin girdiğini bilmek. Bu da üç şekilde bilinir: 1- Bizzat veya güvenilir bir şahsın haberiyle, 2- İctihad etmekle, 3- Bir müctehidi taklit etmekle. Beş vakit namaz Mekke'de hicretten bir sene önce "İsra" gecesinde farz kılınmıştır. Bir çok kimse (Kur'an-ı Kerimle sabit olan sadece namazın farziyyetidir. Namazın beş vakit olduğu ifade edilmemiştir.) diye sık sık soruyorlar. Hele Aleviler, namaz kılmamak ve avam tabakasını iğfal etmek için münasebet bulduklarında bunu tekrarlayıp duruyorlar. Halbuki Kur'an-ı Kerim: ﻓَﺴُﺒْﺤَﺎﻥَ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺣ۪ﻴﻦَ ﺗُﻤْﺴُﻮﻥَ ﻭَﺣ۪ﻴﻦَ ﺗُﺼْﺒِﺤُﻮﻥَ ﻭَﻟَﻪُ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻓِﻰ ﺍﻟﺴَّﻤٰﻮَﺍﺕِ ﻭَﺍﻻﺎَﺭْﺽِ ﻭَﻋَﺸِﻴًّﺎ ﻭَﺣ۪ﻴﻦَ ﺗُﻈْﻬِﺮُﻭﻥَ Rum : 18 Ayeti Celilesiyle beş vakit namaza işaret ettiği gibi: ﻭَﻣَﺎٓ ﺍٰﺗٰﻴﻜُﻢُ ﺍﻟﺮَّﺳُﻮﻝُ ﻓَﺨُﺬُﻭﻩُ ﻭَﻣَﺎ ﻧَﻬٰﻴﻜُﻢْ ﻋَﻨْﻪُ ﻓَﺎﻧْﺘَﻬُﻮﺍ "Resûl size ne vermiş ise onu alınız. Sizi men ettiği şeyden de sakınınız" (Haşr: 7) Ayeti Kerimesi ile Resûlullah'-ın emrettiği şeylerin tatbik edilmesini emrediyor. Binaenaleyh Resûlullah (S.A.V.) ne getirmiş ise onu Kur'an-ı Kerim de getirmiş sayılır. Namazın beş vakit olduğunu beyan eden bir çok hadisler vardır. Onlardan biri şu Hadisi Şerif'dir: ﺍَﺭَﺍَﻳْﺘُﻢْ ﻟَﻮْ ﺍَﻥَّ ﻧَﻬْﺮًﺍ ﺑِﺒَﺎﺏِ ﺍَﺣَﺪِﻛُﻢْ ﻳَﻐْﺘَﺴِﻞُ ﻓِﻴﻪِ ﻛُﻞَّ ﻳَﻮْﻡٍ ﺧَﻤْﺲَ ﻣَﺮَّﺍﺕٍ ﻫَﻞْ ﻳَﺒْﻘَﻰ ﻣِﻦْ ﺩَﺭَﻧِﻪِ ﺷَﻰْﺀٌ ﻗَﺎﻟُﻮﺍ ﻻﺎ ﻳَﺒْﻘَﻰ ﻣِﻦْ ﺩَﺭَﺍﻧﻪِ ﺷَﻰْﺀٌ ﻗَﺎﻝَ ﻓَﻜَﺬَﺍﻟِﻚَ ﻣَﺜَﻞُ ﺍﻟﺼَّﻠَﻮَﺍﺕِ ﺍﻟْﺨَﻤْﺲِ ﻳَﻤْﺤُﻮ ﺑِﻬِﻦَّ ﺍﻟْﺨَﻄَﺎﻳَﺎ "Sizden biriniz kapısı önünden bir çay (veya nehir) geçer de, günde beş defa içinde yıkanırsa kirinden bir şey kalır mı? Sahabe; (Hayır bir şey kalmaz dediler) Allah'ın Resûlü buyurdular ki; İşte bu, beş vakit namazın hali gibidir. Allah onlarla günahları bağışlar." Resûlullah (S.A.V.) namazın tatbitakını bizzat yaparak göstermiş ve buyurmuş ki: ﺻَﻠُّﻮﺍ ﻛَﻤَﺎ ﺭَﺍَﻳْﺘُﻤُﻮﻧِﻰ ﺍُﺻَﻠِّﻰ "Namaz kıldığım gibi namaz kılınız."