KARZ (ÖDÜNÇ)
Büyük Şafiî İlmihali · s.433
Karz, bilahare almak üzere bir kimseye yardım etmek gayesiyle altın, gümüş, buğday ve arpa gibi bir şeyi kendisine temlik etmektir. Karz vermek sünnet-i müekkededir. Yalnız ödünç isteyen kimsenin mâsiyette harcayacağı biliniyorsa ona vermek haramdır. Alış verişin rükünleri karz'ın da rükünleridir. Selem ne gibi şeylerde cari ise karz da orada caridir. Binaenaleyh mazbut olmayıp tefavütü bulunan şeyleri, meselâ misk, anber ve ûd ile karışımından ibaret olan ned adlı kokuyu karz etmek caiz değildir. Ancak mütefavit olduğundan, ekmekte, selem caiz olmadığı halde karz caizdir. Şiddetli ihtiyaca binaen komşular arasında ekmek, gerek sayı ve gerekse tartı itibariyle ödünç alınıp verilebilir. Yukarda beyan edildiği gibi karz, bir kimseye yardım etmek gayesiyle bilahare mislini almak üzere bir şeyi temlik etmektir. Menfaat için verilen karz ise haram olup ribadır. Allah'ın Resûlü şöyle buyuruyor: "Menfaatı celb eden her karz ribadır." Yalnız, bir kimse ödünç verdiği para veya başka bir şeyin tamamını veya bir miktarını borçlusuna hibe edebildiği gibi, ödünç alan da aralarında bir şart koşulmadığı takdirde ödünç aldığı kimseye bir hediye verebilir. Ve vermek de sünnettir. Karz için yapılan akid esnasında koşulan menfaat şartı, ödünç verenin lehinde koşulmuş ise akdi ifsad eder. Ödünç alanın lehinde koşulmuş ise akd'i ifsad etmez fakat yerine getirilmesi de gerekmez. Bir kimsenin bir kimseye, meselâ, her ay kendisine şu kadar kâr vermek üzere bir miktar para ödünç vermesi caiz değildir. Çünkü bu, ribadır, ödünç sahibi, ödünç verdiği yerde alacağını isteyebildiği gibi, başka yerlerde de isteyebilir. Fakat oraya götürülmesi masraflı ise iٍnmesi caiz değildir.