HİBE
Büyük Şafiî İlmihali · s.479
Hibe, karşılıksız olarak bir şeyi başkasına vermektir. Hibe, bir çok ayet ve hadiselerle sabit olmuştur. Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor: ﻭَﺗَﻌَﺎﻭَﻧُﻮﺍ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟْﺒِﺮِّ ﻭَﺍﻟﺘَّﻘْﻮٰﻯ "İyilik ve Takva üzerine yardımlaşınız." (Elmaide: 2) Resûlüllah (S.A.V.)'ta şöyle buyuruyor: ﺗَﻬَﺎﺩُﻭﺍ ﺗَﺤَﺎﺑُّﻮﺍ "Birbirinize hediye veriniz. Sevişmenize vesile olur." Hibenin dört rüknü vardır: 1 - Hibe edenle kendisine hibe edilen kimseler. Bunların şartları alıcı ile satıcının şartları gibidir. Yani, akil, baliğ ve Mahcurualeyhi olmaması gerekir. Binaenaleyh çocuk, deli ve Muhcurualeyhi olan kimse malından kimseye bir şey hibe edemez. Çocuğa veya deliye bir şey hibe edildiğinde velisi kim ise o, onun yerine kabul edecektir. Hibe eden bizzat veli ise kendisi hem icap, hem kabul edecektir. 2 - Sığadır. Yani, hibe edenin icabı ile kendisine hibe edilenin kabulüdür. 3 - Hibe edilen şeydir. Satılması caiz olan her şeyin hibe edilmesi de caizdir. Satılması caiz olmayan şeyin hibe edilmesi de caiz değildir. 4 - Hibe edilen şeyin teslim alınmasıdır. Yani, menkul olduğu takdirde mutlaka teslim alınması gerekir. Gayr-ı menkul olursa bulunduğu yere yetişecek kadar bir zamanın geçmesi ve tahliye edilmesi gerekir. Hibe, iki çeşittir: 1) Sevaba nail olmak gayesiyle muhtaç olan kimseye bir şey takdim etmektir ki, bunun adı sadakadır. Mâverdi: yapılan ihsan (yardımların) yedi çeşidi hibe şümulüne girer demektedir. 1 - Akrabaya verilen şey: Çünkü bundan maksad, sıla-i rahim'dir. 2 - Düşmana verilen şey: Çünkü bundan maksad, düşmanlığı ortadan kaldırmaktır. 3 - Zenginin fakire verdiği şey: Zira bundan maksad, fakire yardım sağlamaktır. 4 - Ulemâ ile sulahâ'ya verilen şey: Zira bundan maksad, fakire yardım sağlamaktır. 5 - Çocuk ile deliye verilen şey. 6 - Dostlara verilen şey. 7 - İyilik yapan kimseye iyilik edip mukabelede bulunarak verilen şey. 2) Sevaba nail olmak gayesiyle değil, başkasına ikram olsun diye kendisine götürülen şeydir ki, bunun adı hediyedir. Hediyede icab ve kabul, yani, verdim aldım, demek icab etmez. Satılması caiz olan şeyin hibe edilmesi de caizdir. Satılması caiz olmayan şeyin hibe edilmesi caiz değildir. Alacaklı olan bir kimse borçlusuna, "alacağımı sana hibe ettim" dese onu ibra etmiş olur. Hibede icab, (sana verdim) lazım geldiği gibi, kabz etmek için de izin vermek lazımdır. Bir peder, çocuklarına bir şey vermek isterse adil davranması sünnettir. Resûlüllah (S.A.V.) buyuruyor: ﺍِﺗَّﻘُﻮﺍ ﺍﻟﻠّٰﻪَ ﻭَﺍﻋْﺪِﻟُﻮﺍ ﺑَﻴْﻦَ ﺍَﻭْﻻﺎﺩِﻛُﻢْ "Allah'dan korkunuz. Çocuklarınız arasında adaletli davranınız." (Buhari) Bir peder oğluna veya kızına bir şey hibe ederse, elinde kaldığı müddetçe geri alabilir. Ama oğul onu birisine satmış veya hibe etmiş, bilahare satınalmış ise, el değiştirdiğinden peder onu geri alamaz.