HACCIN HİKMETLERİ
Büyük Şafiî İlmihali · s.328
Haccın birçok hikmetleri vardır. Birkaç tanesini aşağıya alıyoruz: 1 - Kulu ibadete alıştırıp, Allah bağlılığını ve onun sevgisini, kalbine işlemek. Zira hac hazırlığı, hac yolunda geliş ve gidişi ve hac menasikini ifa için gereken uzun bir zamanı içine alır. Kul bütün bu zaman içinde kendini ibadet havası dahilinde görür, Allah'a bağlılığını daha çok hisseder. 2 - Allah için, Şam ve Filistin diyarını bırakıp, su, yeşillik ve her şeyden mahrum Hicaz çöllerine giderek, bütün zorluklara katlanan bir anne ve baba ile bir yavrudan ibaret olan Hz. İbrahim ailesinin hallerini hayalinde canlandırıp, binlerce sene evvelki vak'alarını temsil ile seyretmek, tavaf, sa'y ve taşlama fiillerini tekrarlamak, kendini Allah'a kurban olarak sunan bir yavruyu, ciğerpare evlâdını Allah'a veren bir pederi, Allahın rahmetine dayanan bir anneyi, anmaktır. Buhari, İbni Abbas'dan şöyle rivayet ediyor: Hz. İbrahim (S.A.) Hacer ile, henüz sünnet edilmemiş İsmail (S.A.)'i alarak Beytin yanında Zemzem kuyusunun civarında, bir ağaç altına bıraktı. O zaman Mekke'de ne insan, ne de su vardı. Onlara bir dağarcık hurma, bir tulum su bırakıp geri döndü. İsmail'in annesi Hacer onu takip edip; "Ey İbrahim nereye gidiyor, bizi içinde ne insan ne bir şey bulunmayan bir vadiye bırakıyorsun", dedi. Muhterem Hacer defalarca sözünü tekrar ediyor, fakat İbrahim bir türlü cevap vermiyordu. Bunun üzerine Hacer; "Allah mı bu emri sana verdi?" dedi. İbrahim, evet deyince, Hacer; "Öyleyse Allah bizi başı boş bırakmaz," dedi ve döndü. Hz. İbrahim de yoluna devam etti. Onlara görünmeyen seniyeye varınca, yüzünü kıbleye çevirerek, ellerini kaldırıp şöyle dua etti: ﺭَﺑَّﻨَﺎ ﺍِﻧِّﻰ ﺍَﺳْﻜَﻨﺖُ ﻣِﻦْ ﺫُﺭِّﻳَّﺘِﻰ ﺑِﻮَﺍﺩٍ ﻏَﻴْﺮِ ﺫِﻯ ﺯَﺭَﻉٍ ﻋِﻨْﺪَ ﺑَﻴْﺘِﻚَ ﺍﻟْﻤُﺤَﺮَّﻡِ ﺭَﺑَّﻨَﺎ ﻟِﻴُﻘِﻴﻤُﻮﺍ ﺍﻟﺼَّﻼﺎﺓَ ﻓَﺎﺟْﻌَﻞْ ﺍَﻓْﺌِﺪَﺓً ﻣِﻦْ ﺍﻟﻨَّﺎﺱِ ﺗَﻬْﻮِﻯ ﺍِﻟَﻴْﻬِﻢْ ﻭَﺍﺭْﺯُﻗْﻬُﻢْ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺜَّﻤَﺮَﺍﺕِ ﻟَﻌَﻠَّﻬُﻢْ ﻳَﺸْﻜُﺮُﻭﻥَ ﺭَﺑَّﻨَﺎ ﺍِﻧَّﻚَ ﺗَﻌْﻠَﻢُ ﻣَﺎ ﻧُﺨْﻔِﻰ ﻭَﻣَﺎ ﻧُﻌْﻠِﻦُ ﻭَﻣَﺎ ﻳَﺨْﻔَﻰ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺷَﻰْﺀٌ ﻓِﻰ ﺍﻻﺎَﺭْﺽِ ﻭَﻻﺎ ﻓِﻰ ﺍﻟﺴَّﻤَﺎﺀِ "Ey Rabbimiz! Ben, zürriyetimden bazısını muhterem evinin kenarında ekinsiz bir vadiye yerleştirdim. Ya Rab; Namazı dosdoğru kılmaları için, artık sen insanların bir kısmının kalblerini onlara meylettir. Onları meyvelerle rızıklandır, ta ki şükretsinler. Ey Rabbımız, ne gizler, ne açıklarsak, şüphesiz sen hepsini bilirsin. Yerde ve gökte, Allah'a hiçbir şey gizli kalmaz." 3 - Hac, mü'minler arasında sun'i hudutları, kutuplaşan siyasi görüşleri kaldırır. Irk, kıt'a, bölge gibi mefhumları yıkıp, mü'minleri bir tek vücud haline getirir. Kâbenin etrafında toplar, kardeş olduklarını anlatır. Münasebet gelmiş iken bir olay nakl etmek istiyorum, şöyle ki: İngiliz Başbakanlarından Gladston bu hakikatı idrâk ettiği için on sekizinci asrın sonlarında İngiliz parlamentosunda şöyle demişti: İslâm diyarındaki müstemlekelerimizde istikrarımızı engelleyen çetin iki amil vardır. Neye mal olursa olsun onları bertaraf etmeniz gerekir. Birincisi bu kitap (Kur'an-ı Kerim'e işaret ediyor) tır. Biraz durakladıktan sonra, doğuya doğru dönüp sol eliyle işaret ederek, ikincisi de, Kâbe'dir. 4 - Hac, bir medrese ve bir okuldur. Sabır, cihad, mal harcama, adab-ı muaşeret, şeytana karşı kin ve adavet etme dersleri verilir. Ubudiyetle fedakârlığın ne demek olduğu gösterilir.