GASP
Büyük Şafiî İlmihali · s.474
Gasp, lüğatta bir şeyi zulmen almaktır. Istılahta ise haksız yere başkasının hakkını istila etmektir. Gasp, haram olup büyük günahlardan sayılır. Gasp edilen şeyin mağsup sayılabilmesi için onu bir yerden başka bir yere götürmek şart değildir. Binaenaleyh bir kimse, birisinin bineğine biner veya döşeğine oturup bir başka yere götürmezse de gasıp sayılır. Bir kimse, birisinin evine girip onu çıkarır, veya istila etmek gayesiyle onu çıkarmadan onunla birlikte oturursa, evin yarısını gasp etmiş sayılır. Yalnız bu iki meselede eve giren kimse, güçsüz olup istila edecek bir durumu olmazsa yaptığı iş gasp sayılmaz. Gasıp'in yapması gereken şey, bir an evvel gasp ettiği şeyi sahibine iade etmektir. İade etmeden evvel telef olursa zâmin olur. Gasp edilmiş olan şey icari sahih olan bir şey ise kullanılmamış bile olsa ğasibin elinde kaldığı müddetin Ecr-i mislini ödemekle mükelleftir. Bir kimse, birisinin elindeki malını itlaf ederse, elinden almadığı halde zâmin olur. Bir kimse, birisine ait bir çuvalın ağzını açar ve içindeki şey dökülürse zamin olur. Bir kimse, gasıbtan bir şey alır ve yanında telef olursa zâmin olur. Gasbedilen şey, misli, yani ölçülen veya tartılan şey ise mislini iade edecektir. Mütakavvim, yani sayılan veya metreye vurulan bir şey ise, ğasb edildiği andan itibaren telef olduğu zamana kadar en yüksek fiatı nazarı itibare alınmak suretiyle bedelini hak sahibine verecektir. Bir kimse, başkasının içkisini döker veya İslâmın yasakladığı başka bir şeyi itlaf ederse zamin olmaz. Ancak zimminin içkisini dökmek caiz değildir. Çalgı aletleri, dinen yasak olduğundan onları kırıp parçalayan kimse, zamin olmaz. Yalnız parçalarından faydalanılmayacak bir hale getirmek doğru değildir. Ğasıp ile mağsubuminh, eski mi, yeni mi diye bir aybin tekevvünü hususunda ihtilafa düşerlerse mağsubuminh musaddaktır. Bir kimse, bir tarlayı ğasp edip toprağını başka yere götürürse, tekrar onu yerine iade etmesi icab eder. Bir kimse, zeytin yağını ğaspedip kaynatır ve bu yüzden eksilirse, onu iade etmekle beraber eksilttiği miktarı eklemekle de mükelleftir. Bir kimse, şire (üzüm suyu) ğasp eder, sonra sirkeye dönerse asahha göre sirke malikinindir. Fiatı şireden eksik olduğu takdirde onun eksikliğini telafi edecektir. Birinin ğasp ettiği içki sirkeye dönerse, o sirke haliyle mağsubminhe verilecektir. Bir kimse, birisinden bir tarla ğasp eder ve onu ağaçlandırsa, malik isterse onu söker. Bir kimse, bir kumaş ğasp edip onu boyadığı halde fiatı artmazsa bir hak iddia edemez. Eksilirse de onu telefi etmekle mükelleftir. Artarsa, arttığı kadar onda hissesi vardır. Gaspettiği şey başka bir şeye karıştığında ayrılması mümkünse ayırmak gerekir; mümkün değilse telef olmuş gibi olur. Yani mütekavvim ise kıymetini, misli ise mislini verecektir. Bir kimse, bir direk gaspedip binaya yerleştirirse onu çıkarmak icabeder. Bir kimse satın almak gayesiyle bir şey alıp bakmak isterken elinde telef olursa, şayet olay mal sahibinin huzurunda olmuş ise zamin olmaz, yoksa zamin olur. Bir kimse içinde pekmez ve yağ bulunan bir tuluğun ağzını açar ve bu sebeble dökülürse zamin olur. Bir kimse kendi tarlasında veya evinde ateş yakar ve bunun neticesinde bir kıvılcım başkasının tarlasına sıçrayıp ekinini veya başka bir şeyi yakarsa rüzgar normal olduğu takdirde zamin olmaz. Bir kimse tarlasını sulamak gayesiyle kanal açar ve bu sebeple su her hangi bir delikten akarak başkasının ekinini veya evini bozarsa sulama işi normal olduğu takdirde zamin olmaz. Bir kimse başkasının ahırını açıp hayvanlarının çıkması için seslenir ve bu sebeble de hayvanlar dışarı çıkıp kaybolurlarsa zamin olur. Yoksa sadece kapıyı açmakla yetinirse zamin olmaz. Herhangi bir kimsenin atları ahırdan çıkıp sağa sola dağılırlar ve ahıra çevrilmeleri zor olursa gece olsun, gündüz olsun itlaf ettikleri şeyden sorumlu değildir. Bir kimse bir hayvan bulur ve onu bir müddet önünde sürer, bilahare onu terk ederse, sahibi bilinsin bilinmesin onun uhdesine girer, kaybolması halinde zamin olur. Bir kimsenin evine başkasının koçu gelirse, onu korumak zorunda olmadığı gibi sahibine haber vermek zorunda da değildir. Ama başkasının elbisesi evine veya balkonuna düşerse onu sahibine iade etmek zorundadır. Bir kimsenin saldırgan bir köpeği bulunsa onu bağlamak veya haps etmek zorundadır. Onu serbest bıraktığı takdirde her hangi bir şey itlaf ederse zamin olur. Ama saldırgan olmadığından onu serbest bırakır ve tevafukan bir şey itlaf ederse sorumlu değildir. Bir kimse tarlasını zehirli bir ilaç ile ilaçladıktan sonra başkasının hayvanı o tarlaya girip otlar ve zehirlenerek ölürse zamin olmaz. Bir kimse kıtlık hüküm sürdüğü bir sırada birisinin buğdayını itlaf eder ve kıtlık gittikten sonra mislini sahibine iade ederse mesuliyetten kurtulmuş olur. Bir kimse birisinden bir şey gasp eder ve onunla ticaret yaparsa bakılır, şayet ayniyle alış-veriş yapmış ise yapılan alış-veriş batıldır. Onun yerine bedel olarak aldığı şeye de sahip olamaz. Ama zimmet ile alış-veriş yaparsa, yani, alış-veriş yaparken gasp ettiği şeye işaret etmeden yaparsa ticaret batıl değil, sahihtir. Kazanç da kendisinindir. Bir kimse iyi görünen bir zatın yemeğini yer, sonra yediği şeyin haram olduğunu anlarsa Allah'ın indinde mesul değildir. Ama malının tümü veya çoğunun haram olduğunu bildiği halde yerse kıyamette sorumlu olacaktır.