Risale-i NurBüyük Şafiî İlmihali

BAYRAM NAMAZI

Büyük Şafiî İlmihali · s.213

İslâm dininde iki bayram vardır. Bunlar, Ramazan bayramı ile Kurban bayramıdır. Allah'ın Resûlü, Medine'i münev-vereye hicret edince, Medine halkının cahiliyyet adetlerinden kalma, iki bayram yaptıklarını öğrendi. Bunun üzerine buyurdu ki: "Allah Taâla size o iki bayram günlerine bedel, onlardan daha hayırlı iki bayram (Ramazan bayramıyla, Kurban bayramı) ihsan buyurdu." Her iki bayram namazı, erkek, kadın, hür, köle, herkes için sünnet-i müekkededir. Münferiden kılınabilirse de cemaat halinde kılınması daha efdaldır. Yalnız Minada hacılar için münferiden kılmak daha evlâdır. Vakti, güneşin doğuşu ile zevalin arasıdır. Güneş bir mızrak boyu yükselinceye kadar namazı te'hir etmek sünnettir. Bayram namazı iki rek'attır. Ezan ve kameti yoktur. Kamet yerine, ﺍَﻟﺼَّﻼﺎﺓَ ﺟَﺎﻣِﻌَﺔً denilir. Önce tekbiretül-ihram alınır. Sonra iftitah duası okunur. Sonra yedi tekbir alınır. Her iki tekbir arasında orta uzunlukta bir ayet kadar ara verilir. Gizlice ﺳُﺒْﺤَﺎﻥَ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻭَﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠّٰﻪِ ﻭَﻻَﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﻭَﺍﻟﻠّٰﻪُ ﺍَﻛْﺒَﺮُ demek sünnettir. Sonra eûzu besmele çekilir. Fatiha ve zammi sûre okunur. İkinci rek'atta yine fatihadan önce, beş tekbir alınır. Bütün alınan tekbirler için eller omuzlar hizasına kaldırılır. Tekbiretül-ihram müstesna tekbirler namazın heyetindendirler. Tamamiyle veya bir kısmı terk edilirse sünnettirler, getirilmezse namaza halel gelmez. Bunun için Şafiîlere nisbetle eksik tekbir getiren Hanefi bir imama iktida etmekte bir sakınca yoktur. Birinci rek'atta fatihadan sonra "kaf", ikinci rek'atta ise "İkterebe" veya birinci rek'atta "Âla", ikinci rek'atta "Ğaşiye" sûreleri okunur. Namazdan sonra cuma hutbeleri gibi iki hutbe okunur. Birinci hutbenin başında dokuz, ikinci hutbede yedi tekbir alınır. Hutbe münferid olan kimse için sünnet değildir. Güzel ve genç kadının bayram namazına gitmesi mekruhtur. İhtiyaç olmadığı halde birkaç yerde bayram namazını kılmak mekruhdur. Hutbeden önceki tekbir almak imam için sünnettir. Cemaat için sünnet değildir. Tekbir farz değil sünnet olduğu için, imam, bayram namazının tekbirlerini terk ederse me'mum de terk eder. İmam terk ettiği halde me'mum terk etmeyip tekbirleri ardı ardınca getirerek ellerini kaldırırsa, kendisi için sünnet olmayan üç ve daha fazla hareketi yaptığından namazı fesada gider. Fakat ara verip ve görenler bu hareketleri üst üste saymazsa namaza halel gelmez. Birinci rek'atta yedi, ikinci rek'atta beş tekbirden daha az tekbir getiren Hanefi bir imama uyarsa, imamdan fazla tekbir getirmemelidir. Bayram namazından evvel yıkanmak sünnettir. Şayet namazdan evvel yıkanmamış ise namazdan sonra tedarik etsin. Guslün vakti gece yarısından itibaren başlar namaz vaktine kadar devam eder. Bayram gününde güzel koku sürünmek, güzel elbise giymek, süslenmek, bayram namazına sükûn ve vakar ile gitmek, imam müstesna herkesin namaz mahalline erken, imamın da namaz vaktinde gitmesi sünnettir. Bayram namazına uzun bir yoldan gidilip, kısa ve başka bir yoldan dönülmelidir. Ramazan bayramında namazdan önce, Kurban bayramında namazdan sonra, bir şey yemek ve Kurban bayramında namazı erken, Ramazan bayramında da geç kılmak sünnettir. Hacı olmayan herkesin, bayram gecesinde, güneşin battığı andan itibaren imam namaza girinceye kadar evlerde, yollarda, camilerde ve çarşılarda tekbir alması, keza hacı olmayanın, arefe günü sabah namazından itibaren, Kurban bayramının dördüncü gününün ikindi namazına kadar, her namazın akabinde tekbir alması sünnettir fakat hacı olan kimse, Kurban gecesinde tekbir almaz, telbiye getirir. Bu tekbirleri, Ramazan bayramında namazların sonunda getirmek sünnet değildir. Tekbirin en güzel şekli şudur: ﺍَﻟﻠّٰﻪُ ﺍَﻛْﺒَﺮُ ﺍَﻟﻠّٰﻪُ ﺍَﻛْﺒَﺮُ ﺍَﻟﻠّٰﻪُ ﺍَﻛْﺒَﺮُ ﻻَﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﻭَﺍﻟﻠّٰﻪُ ﺍَﻛْﺒَﺮُ ﺍَﻟﻠّٰﻪُ ﺍَﻛْﺒَﺮُ ﻭَﻟِﻠّٰﻪِ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ Ekmelüddin El-Hanefi diyor ki: Bu tekbirin sebebi vürudü şöyledir: Cebrail aleyhisselâm kurbanı getirirken, İbrahim aleyhisselâm İsmail aleyhisselâmı kesme işini aceleye getireceğinden korktuğu için acele olarak ﺍَﻟﻠّٰﻪُ ﺍَﻛْﺒَﺮُ ﺍَﻟﻠّٰﻪُ ﺍَﻛْﺒَﺮُ ﺍَﻟﻠّٰﻪُ ﺍَﻛْﺒَﺮُ diye seslendi. İbrahim aleyhisselâm bunu işitince; ﻻَﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﻭَﺍﻟﻠّٰﻪُ ﺍَﻛْﺒَﺮُ dedi. İsmail aleyhisselâm da durumu vakıf olunca o da; ﺍَﻟﻠّٰﻪُ ﺍَﻛْﺒَﺮُ ﻭَﻟِﻠّٰﻪِ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ diyerek mukabelede bulundu. Bayram günlerinde, müslümanların birbirini tebrik edip, musafaha etmeleri ve birbirlerine dua etmeleri sünnettir. Ramazanı Şerif'in otuzuncu günü, öğleden evvel ay görüldü diye şahidlik yapılırsa, oruç bozulur ve bayram namazı kılınır. Öğleden sonra, şahitlik yapılırsa, bayram namazı kaza edilir. Güneş battıktan sonra şahidlik yapılırsa muteber değildir. Kamuli, bayramlaşma hakkında her şey varid olmamış diye mutalaa serd etmiş ise de, İbni Hacer gibi zatlar bayramlaşmanın meşrû olduğunu beyan ettikleri gibi, Beyhaki de buna dair bir çok hadis nakletmiştir. Bir kimse, musallaya gittiğinde imam hutbede olursa bakılır, musalla cami ise iki rek'at tehiyetül-mescid kılar sonra oturur. Ama ev veya bir saha olursa vardığında hemen oturup hutbeyi dinler. Kılınacak namaz Ramazan bayramının namazı ise hutbede fitrenin ahkamı, Kurban bayramının namazı ise Kurbanın ahkamı belirtilir.