Risale-i NurBüyük Şafiî İlmihali

ALLAH'IN SIFATLARI

Büyük Şafiî İlmihali · s.14

Allah'ın üç çeşit sıfatı vardır: a)Sıfat-ı Selbiyye, b)Sıfat-ı Sübûtiyye, c)Sıfat-ı Esmâ. SIFAT-I SELBİYYE Sıfat-ı Selbiyye, Cenabı Allah'a yakışmayan ve eksikliği ifade eden hallerden Allah'ı tenzih eden sıfatlardır. Bunlar da altıdır: 1- VAHDANİYYET: Cenab-ı Allah'ın zât, sıfat ve ef'alinde bir olmasıdır. Zâtında bir olması demek, zatı parçalardan mürekkep olmayıp, mülkünde ortağı bulunmamasıdır. Cenab-ı Hak buyuruyor: ﻗُﻞْ ﻫُﻮَ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﺍَﺣَﺪٌ "De ki: Allah birdir." (İhlâs: 1) Sıfatında bir olmak demek; hiçbir kimsenin sıfatının, Allah'ın sıfatına benzememesidir. Efalinde bir olmak demek; Cenab-ı Allah her şeyin hâlik-ı olduğundan dünyada cârî olan bütün fiiller onundur. Hiçbir kimsenin fiili yoktur, insanların ancak kesbi vardır. Hristiyanlık akidesi her ne kadar aslında semavî isede, tahrife uğradığından, insanlar tarafından vaz'edilen inançlar halini almış ve İslâm'ın kabul ettiği vahdaniyyeti ortadan kaldırmıştır. Onların akidesine göre Allah, Baba-Oğul ve Ruhul-Kudüsten ibarettir. Her biri ayrı ayrı ve diğerinden müstakil olmakla beraber, Allah her üçünden mürekkeptir. Hristiyanlardan biri şöyle diyor: ﻓَﻬُﻮَ ﺍﻻﺎِﻟَﻪُ ﺍﺑْﻦُ ﺍﻻﺎِﻟَﻪِ ﻭَﺭُﻭﺣُﻪُ ﻓَﺜَﻼﺎﺛَﺔٌ ﻫِﻰَ ﻭَﺍﺣِﺪٌ ﻟَﻢْ ﺗُﻘْﺴَﻢْ "O, İlâhdır, İlâh'ın oğludur ve Ruh'dur. Üçü de bir olup bölünmez." Üçlü akidesi (teslis) Hristiyanlıkta bulunduğu gibi, Brahma dininde de bulunur. Onlara göre, kâinat'ı yaratan zat, önce Brahman sonra Vişno, sonra da Sîvo ile birleşmiş ve üçünün birleşmesiyle asıl ilâh meydana gelmiştir. Budistler, Vişno'nun alemi günahlardan kurtarmak için bazı cisimlerle birleştiğini ve Dokuzuncu defada Buda'ya hülul ettiğini iddia ederler. 2 - KIDEM: Cenab-ı Allah'ın varlığının başlangıcı olmaması, yani ezelî olması demektir. Bunun zıddı, sonradan olmaktır. Cenab-ı Allah, Kıdem sıfatı ile muttasıf olduğundan, varlığı için bir başlangıç olamaz. Geçmiş zamanın en münteha noktasına kadar uzansak yine de mevcut olmadığı bir zamanı tasavvur edemeyiz. 3- BEKÂ: Varlığı için sonu olmamasıdır. Bunun zıddı yok olmaktır. Cenab-ı Allah ezeli olduğu gibi, ebedidir de. Varlığı için nihayet yoktur. Gelecekte mevcut omayacağı bir zaman tasavvur edilemez. ﻫُﻮَ ﺍﻻﺎَﻭَّﻝُ ﻭَﺍﻻﺎٰﺧِﺮُ "Evvel de O, ahir de O'dur." (El-Hadid: 3) 4 - MÜHALEFETÜL HAVADİS: Sonradan varedilmiş olan şeylere muhalif olması, yaratıkların hiç birine benzememesidir. Yaratıklar birbirine benzeyebilirler ve başka başka şekillerde de olabilirler. Fakat Cenab-ı Allah, yarattıklarından hiç birisine benzemez. O, insanın hatırına gelen her şekil ve suretin dışındadır. Şekil ve suretten münezzehtir. Kur'an-ı Kerim buyuruyor ki: ﻟَﻴْﺲَ ﻛَﻤِﺜْﻠِﻪ۪ ﺷَﻰْﺀٌ "Onun misli gibi hiçbir şey yoktur." (Şura: 11) Alim, Kerîm ve Rahîm gibi Cenab-ı Allah'ın bazı vasıfları insanlar için kullanılırsa da, kullanışı sûridir. Yani Cenab-ı Allah ile insanlar hakkında kullanıldığı zaman manâsı ayrı ayrıdır. Meselâ Alim, Allah'ın vasfı olarak kullanıldığında her şeyi, cüz'i, külli, ezelde bilen zat kastedilir. Bir insan için kullanıldığında da, bazı mahdut şeylerin bilgisini sonradan elde eden manâsına gelir. 5- KIYÂM BİNEFSİHİ : Cenab-ı Allah'ın kendi kendine kâim olması, tam istiklâl sahibi olup zaman ve mekân gibi hiçbir şeye muhtaç olmamasıdır. Çünkü ezelî ve ebedî olan Allah'ın sonradan yarattığı şekillere muhtaç olması tasavvur edilemez. 6- VÜCUT : Var olmaktır.