ALLAH'I BİLMEK İÇİN EN GÜZEL VASITA AKILDIR
Büyük Şafiî İlmihali · s.13
Her uzvun vazifesi vardır. Gözün vazifesi görmek ise aklın da vazifesi düşünmek ve anlamaya çalışmaktır. Beşerin aklı düşünmezse hayat felce uğrar. Bunun için Cenab-ı Hak, insanı düşünmeye davet edip buyuruyor ki: ﻗُﻞِ ﺍﻧْﻈُﺮُﻭﺍ ﻣَﺎﺫَﺍ ﻓِﻰ ﺍﻟﺴَّﻤٰﻮَﺍﺕِ ﻭَﺍﻻﺎَﺭْﺽِ "De ki: Bakın göklerde ve yerde neler var." (Yunus: 101) Düşünen insan, kendisini ihata eden varlığa bakar. Nereden geldiğini, kimin tarafından yaratıldığını, hakiki sahibinin kim olduğunu araştırır ve onu bulmaya çalışır. Bir binanın kendi kendine var olması mümkün olmadığı gibi, varlık binasının da kendi kendine var olması mümkün değildir. Mutlaka bir hâlık'ı vardır. Bir bedeviye Allah'ın vardığını ne ile isbat edebilirsin diye sorduklarında şöyle demiştir: ﺍَﻟْﺒَﻌْﺮَﺓُ ﺗَﺪُﻝُّ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟْﺒَﻌِﻴﺮِ ﻭَﺍَﺛَﺮُ ﺍﻻﺎَﻗْﺪَﺍﻡِ ﻳَﺪُﻝُّ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟْﻤَﺴِﻴﺮِ ﺍَﻓَﺴَﻤَﺎﺀٌ ﺫَﺍﺕُ ﺍَﺑْﺮَﺍﺝٍ ﻭَﺍَﺭْﺽٌ ﺫَﺍﺕُ ﻓِﺠَﺎﺝٍ ﻫَﻞْ ﻻﺎﺗَﺪُﻻَﺎﻥِ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟﻠَّﻄِﻴﻒِ ﺍﻟْﺨَﺒِﻴﺮِ "Dışkı deve'ye, ayak izleri yürüyüşe delâlet eder de burçlarla süslenmiş gökyüzü ve etraflı yeryüzü, Lâtif ve Habir olan Allah'a delâlet etmez mi?" Evet yeryüzü ve onun insanı, hayvanı, bitkisi, câmidi, semâ ve onun güneşi, ayı, yıldızları ve bütün bunların ince ve ölçülü nizâmları Allah'ın varlığına, birliğine ve bütün kemâl sıfatlarına açıkça delâlet ederler.