Risale-i NurBüyük Şafiî İlmihali

SIFAT-I SÜBÜTİYYE VEYA SIFAT-I MAÂNİ

Büyük Şafiî İlmihali · s.16

Sıfat-ı Sübütiyye yedidir. (Mâturidi'ye, göre sekizdir). a - Hayat: Diri olması. Kâinatta insan, hayvan ve bitki gibi canlı mahlukları dirilten Allahu Azîmüşşan olduğuna göre, onun diri olmasında şüphe yoktur. Çünkü diri olmayan, başkasına dirilik veremez. b - İlim: Bilgili olması. Cenab-ı Allah, geçmişte, gelecekte ve şimdiki halde küçük, büyük, cüz'î, küllî her şeyi bilir. Onun bilgisi dışında hiçbir şey olamaz. Kâinatın nizamı ve hikmetli düzeni bunun en büyük şâhididir. Cenab-ı Hak buyuruyor: ﻭَﻋِﻨْﺪَﻩُ ﻣَﻔَﺎﺗِﺢُ ﺍﻟْﻐَﻴْﺐِ ﻻﺎ ﻳَﻌْﻠَﻤُﻬَﺎٓ ﺍِﻻَﺎ ﻫُﻮَ ﻭَﻳَﻌْﻠَﻢُ ﻣَﺎ ﻓِﻰ ﺍﻟْﺒَﺮِّ ﻭَﺍﻟْﺒَﺤْﺮِ ﻭَﻣَﺎ ﺗَﺴْﻘُﻂُ ﻣِﻦْ ﻭَﺭَﻗَﺔٍ ﺍِﻻَﺎ ﻳَﻌْﻠَﻤُﻬَﺎ ﻭَﻻﺎ ﺣَﺒَّﺔٍ ﻓ۪ﻰ ﻇُﻠُﻤَﺎﺕِ ﺍﻻﺎَﺭْﺽِ ﻭَﻻﺎ ﺭَﻃْﺐٍ ﻭَﻻﺎ ﻳَﺎﺑِﺲٍ ﺍِﻻَﺎ ﻓ۪ﻰ ﻛِﺘَﺎﺏٍ ﻣُﺒ۪ﻴﻦٍ "Gayb'ın anahtarları, Allah'ın katındadır. Onları ancak Allah bilir. Karada ve denizde ne varsa hepsini O bilir. O'nun ilmi dışında bir yaprak dahi düşmez. Yerin karanlıkları içindeki tek bir tane, yaş ve kuru her şey Allah'ın ilmindedir." (El-En'am: 59) c - İrade: Cenab-ı Allah'ın yaratacağı şeyleri kendi hikmetine uygun bir tarzda birer veche tahsis etmesidir. Cenab-ı Hak İrade sıfatıyla herhangi bir şeyi, uzun veya kısa, güzel veya çirkin, âlim veya câhil şurada veya burada halk eder. Cenab-ı Hak buyurur: ﻭَﺭَﺑُّﻚَ ﻳَﺨْﻠُﻖُ ﻣَﺎﻳَﺸَﺎٓﺀُ ﻭَﻳَﺨْﺘَﺎﺭُ ﻣَﺎﻛَﺎﻥَ ﻟَﻬُﻢُ ﺍﻟْﺨِﻴَﺮَﺓُ ﺳُﺒْﺤَﺎﻥَ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻭَﺗَﻌَﺎﻟٰﻰ ﻋَﻤَّﺎ ﻳُﺸْﺮِﻛُﻮﻥَ "Rabbın dilediğini yaratır ve seçer. İrade serbestlik onların değil, Allah, münezzehtir ve onların ortak koştukları şeylerden yücedir." (El-Kasas: 68) d- Kudret: Güçlü olması. Cenab-ı Allah'ın ezelî bir sıfatı olup, mümkinat'a taallûk eder. Bu sıfat ile mümkinatta tasarruf eder, mevcudu yok edebildiği gibi mümkin ve mâdum olan herşeyi de var edebilir. e - Semî: İşitmesi. Cenab-ı Hakk'ın ezelî bir sıfat'ı olup, duyulması mümkün olan şeylere taalluk eder. Bu sıfat ile en gizli sesleri bile işitir, duyar. f- Basar: Görmesi. Cenab-ı Hakk'ın ezelî bir sıfatı olup, görülmesi mümkün olan şeylere taalluk eder. g - Kelâm: Söz söylemesi. Cenab-ı Allah emir verip nehyettiği için konuşur. Fakat onun konuşması bizimki gibi değil, ezelidir. Nasıl ki "ateş yakıcı bir maddedir" denildiği zaman, yakıcı madde, kâğıt üzerine yazılan veya ağızla söylenen, ateş olmayıp hariçteki medlülü olduğu gibi, kâğıt üzerine yazılan veya ağızla okunan Kur'an-ı Kerim de ezelî olmayıp ezelî olan ancak onun medlülüdür. Maturidî'ye göre, sıfat'ı sübutiyye'nin sekizincisi, sıfatı ef'alın menşe'i olan TEKVİN sıfatıdır. Cenabı Hak, bu sıfat ile istediği her hangi bir şeyi var eder, veya variken yokeder. Şunu bilmemiz gerekir ki, Cenab-ı Allah'ın zâtı hiçbir keyfiyet ile mütekeyyif olmadığı ve idrâk edilmediği gibi, Allah'ın sıfatlarının da keyfiyetini bilemeyiz. Bizim aklımız bunu idrâk etmekten âcizdir. Semî ve Basar gibi sıfatları, bizim bildiğimiz aletlere, ışık, hava, uzaklık, yakınlık gibi şartlara bağlı değildirler. SİFATÜL-ESMÂ: Cenab-ı Hakk'ın zât ve sıfatına delâlet eden sıfatlardır. Bunlar da Sıfat'ı Sübutiyye'den müştak olan sıfatlardır ki şunlardır: HAY : Daima diri olan, ÂLİM : Her şeyi bilen, MÜRİD : Dileyen, KADİR : Her şeye gücü yeten, SEMİ: Her sesi işiten, BASİR : Her şeyi gören, MÜTEKELLİM : Konuşan'dır.