MESBUK HAKKINDAKİ MESELELER
Büyük İslâm İlmihali · s.198
310- Mesbuk, imama namazın başında değil, arasında veya sonunda, meselâ bir iki veya üç rekat kılındıktan sonra veya son ka'de (oturuş) da uyan kimsedir. Mesbuk hakkında aşağıdaki meseleler geçerlidir. 311- Mesbuk, kaza edeceği rekatlarda tek başına namaz kılan gibidir. Meselâ bir kimse imama sabah namazının ikinci rekatında uyacak olsa, mesbuk olmuş olur. Bu halde tekbir alıp susar, imam ile beraber son ka'dede yalnız "Ettehiyyat"ı okur, imam selâm verince kendisi ayağa kalkar, imam ile kılmamış olduğu ilk rekatı kılmaya başlar, "Sübhaneke"den ve "Euzü" ile "Besmele" den sonra Fatiha'yı şerife ile bir miktar daha Kur'an-ı Kerim okur, usulü üzere rükûya, secdelere gider, daha sonra oturup "Ettehiyyat" ile "ALLAH'ümme salli... ve barik..." ve " ﺭَﺑَّﻨَﺎ ﺗِﻨَﺎ = Rabbena âtina" duasını okuyarak selâm verir. Akşam namazının ikinci rekatında imama uyan kimse de birinci rekat hakkında bu şekilde hareket eder. 312- Mesbuk, akşam namazının son rekatında imama uysa "Sübhaneke"yi okur, imamla beraber o rekatı kılıp teşehhüde oturur, daha sonra kalkar, "Sübhaneke" ile "Euzü" ve "Besmele"yi ve Fatiha'yı şerife ile bir miktar daha Kur'an-ı Kerim okur, rukû ve sücuddan sonra oturur, yalnız "Ettehiyyatü"yü okur, sonra "ALLAH'ü ekber" diyerek ayağa kalkar, yalnız besmele ile Fatiha'yı şerifeyi ve bir miktar daha Kur'an-ı Kerim okuyarak rükûya ve secdelere varır, daha sonra son ka'deyi yaparak selâm ile namazdan çıkar. Bu halde üç defa teşehhütde bulunmuş olur. Bununla beraber mesbuk, ikinci rekatın sonunda teşehhütde yanılarak oturmayacak olsa, kendisine sehiv secdeleri lâzım gelmez. Çünkü bu rekat, diğer bir yönden birinci rekat yerindedir. 313- Mesbuk, dört rekatlı namazlardan birinin dördüncü rekatında imama uysa imam ile teşehhüde oturduktan sonra kalkar, "Sübhaneke"yi "Euzü" ile "Besmele"yi ve Fatiha ile bir miktar daha âyet-i kerime okur, rukû ve sücuddan sonra oturur, yalnız "Ettehiyyatü"yü okur. Daha sonra kalkar, Besmele ile Fatiha'yı ve bir miktar daha ayet-i celile okuyup rükûya, secdelere varır, oturmaksızın kalkar, yalnız Besmele ve Fatiha ile bir rekat daha kılarak son ka'deyi yapar. "Ettehiyyat" ile "ALLAH'ümme salli... ve barik..." ve " ﺭَﺑَّﻨَﺎ ﺗِﻨَﺎ = Rabbena âtina" duasını okuyup selâm verir. 314- Mesbuk, dört rekatlı namazların üçüncü rekatından itibaren imama uysa onunla beraber son ka'dede yalnız "Ettehiyyatü"yü okur, daha sonra kalkar, "Sübhaneke"yi ve "Euzü" ile "Besmele" ve Fatiha ile bir miktar daha Kur'an-ı Kerim okuyup rükûya, secdelere varır. Daha sonra kalkar, yalnız Besmele'yi ve Fatiha ile bir mikdar daha âyet-i kerime okuyarak yine rükûya, secdelere varır, teşehhüde oturur, "Ettehiyyat" ile " ALLAH'ümme salli... ve barik..." ve " ﺭَﺑَّﻨَﺎ ﺗِﻨَﺎ = Rabbena âtina " duasını okuyarak selâm ile namazını bitirir. 315- Mesbuk dört rekatlı namazların ikinci rekatında imama uyacak olsa, üç rekatı imam ile beraber kılmış olur, teşehhütten sonra ayağa kalkar. "Sübhaneke"yi ve "Euzü" ile "Besmele"yi ve Fatiha'yı şerife ile ilave edeceği âyetleri okur, rukü ve secdelere varır, son ka'deyi yaparak namazını selâm ile tamamlar. 316- İmama rükûda iken uyan kimse, o rükûnun ait olduğu rekata yetişmiş olur. Fakat imamı secde halinde bulan kimse, hemen secdeye varırsa da bu secdenin ait olduğu rekatı kılmış sayılmaz. Bu sebeple o rekatı yukarıdaki tarifler üzere kaza etmesi lâzım gelir. 317- Mesbuk, imam selâm verdikten sonra "ALLAH'ü ekber" diyerek ayağa kalkıp noksan kalan rekatları tamamlar. İmam daha selâm vermeden mesbukun kalkıp noksan kalan rekatları kaza etmesi uygun değildir. Ancak namaz vaktinin çıkmak üzere bulunması veya önünden insanların geçmeleri korkusu gibi bir zaruret bulunursa o zaman kalkabilir. Bununla beraber imam, henüz selâm ile namazdan çıkmamış olunca, mesbukun teşehhüt miktarı oturması lâzımdır. Bundan evvel kalkması caiz değildir. 318- İmam, teşehhüdü bitirmedikçe mesbukun kıyamı ve kıraatı muteber değildir. Bu sebeple mesbuk, birinci veya ikinci rekatı kaza için ayağa kalkar da, imamın teşehhüdü bitirdiğinden sonra namaz caiz olacak miktar Kur'an okursa, namazı caiz olur. Fakat bundan daha az olursa namazı sahih olmaz. 319- Mesbukun kaza edeceği rekatlarda başkasına uyması, başkasının da bu halde mesbuka uyması caiz değildir. Mesbuk bu hususta tek başına namaz kılıcı sayılmaz. Fakat bir mesbuk, ne kadar rekat kaza edeceğini unutup da kendisiyle beraber mesbuk bulunan bir kimsenin ne kadar kaza edeceğini sadece nazar-ı itibara alsa, bununla namazının sahih olmasına bir zarar gelmez. 320- Mesbuk, namazını yeniden kılmak niyetiyle tekbir alacak olsa, evvelki tekbir ile başlamış olduğu namazı bozmuş olur. Tek başına namaz kılan kimse ise böyle değildir. Başka bir namaz kılmaya niyet etmedikçe aynı namaza yeniden başlamak niyetiyle alacağı tekbir, bu namazını iptal etmez. Çünkü her iki namaz, tek başına namaz kılana göre birbirinin aynıdır. Mesbuk ise bir bakıma tek başına namaz kılan, diğer bir bakımdan da imama uymuş olduğundan, onun hakkında bu aynı olmak durumu yoktur. 321- Mesbuk, İmam-ı A'zam'a göre de Kurban bayramında teşrik tekbirlerini imam ile beraber alır, daha sonra ayağa kalkıp kılamadığı rekatları tamamlar. Halbuki İmam-ı A'zam'a göre tek başına namaz kılan, bu tekbirler ile mükellef değildir. Bu sebeple, mesbuk bu hususta tek başına namaz kılan değil, imama uymuş kimse durumundadır. {(): ÖNEMLİ NOT: Teşrik tekbirleri hususunda fetva İmameyn'e göre (Bak. Madde: 224) olduğu için mesbukun bu şekilde hareket etmesi şart değildir. İmam selam verince hemen ayağa kalkıp kılamadığı rekatları tamamlaması ve daha sonra teşrik tekbirlerini getirmesi de mümkündür.} 322- Mesbuk, ayağa kalkması sahih olacak yerde kıyam edip de daha imam selâm vermeden namazını bitirerek selâmda imama uysa, namazı bozulmaz. 323- İmam daha selâm vermeden mesbuk, tahiyyatı okuyup bitirmiş olsa, bir görüşe göre kelime-i şehadeti tekrar eder, bir görüşe göre de susar. Bu hususta sahih olan, mesbukun tahiyyatı yavaş yavaş okumasıdır. Birinci ka'de (oturuş)da imamdan evvel "Ettehiyyatü"yü bitirmiş olan imama uyan bir kimse de susar, tekrar "Ettehiyyatü"yü okumaz. 324- Mesbuk, aşikare okunan namazlarda imama uyunca "Sübhaneke"yi okumaz, geri kalan rekatları kazaya kalkınca okur, sahih olan budur. Nitekim yukarıda da işaret olunmuştur. 325- İmam, yanılarak beşinci rekata kalktığı gibi mesbuk da kendisine tâbi olarak kıyama kalksa bakılır; eğer imam, dördüncü rekatta oturmuş ise, mesbukun namazı bu kıyam ile bozulur. Fakat imam, dördüncü rekatta oturmamış ise, beşinci rekatta secdeye varmadıkça mesbukun namazı bozulmaz. 326- Bir mesbuk,lâhik(Bak. Madde: 305) de olabilir. Şöyle ki imama sonradan uyan kimse, uyku veya abdest bozucu bir şey gibi bir sebeple rukûnlardan veya rekatlardan bir kaçını imam ile kılamayıp kaçırsa hem mesbuk, hem de lâhik olmuş olur. Bu halde evvelâ kaçırdığı şeyleri kıraatsız olarak kaza eder, sonra mümkün ise geri kalan namazda imama uyar, daha sonra da imama uymadan evvelki bir veya birden fazla rekatları kıraatle kaza eder. Evvela bunları kaza edip, daha sonra namaz arasında kaçırmış olduğu rukûnleri veya rekatları kaza etmesi de caizdir. Fakat bu takdirde meşru tertibe riayet etmemiş olacağından günahkâr olur.