Risale-i NurBüyük İslâm İlmihali

LÂHİK HAKKINDAKİ MESELELER

Büyük İslâm İlmihali · s.198

305- Lâhik, namaza imam ile beraber başladığı halde kendisine uyku, gaflet veya cemaatin çokluğundan dolayı bir zahmet veya bir abdest bozucu bir durum meydana gelip de namazın tamamını veya bir kısmını imam ile kılamayan kimsedir. Lâhik hakkında aşağıdaki meseleler geçerlidir. 306- Lâhik, aynen imama uyan gibidir. İmama uyan, imamın arkasında Kur'an okuyamayacağı gibi, lâhik de kaçırmış olduğu rekatları kendi başına kılınca Kur'an okuyamaz, tamamen imama uyan gibi hareket eder ve kendi başına kılacağı rekatlardaki yanılmasından dolayı sehiv secdeleri de yapmaz. 307- Lâhik, mümkün ise kaçırdığı rekatları veya rukünları kaza eder, sonra imama tekrar uyarak onunla selâm verir. Meselâ imama uyan bir kimse, birinci rekatın kıyamında uyuyup da imamın secdeye vardığı anda uyansa, hemen rükûya varır, sonra secdeye vararak imama uyar. 308- Lâhik, imamına yetişemeyeceğini bildiği takdirde hemen imama uyar, imam namazdan çıkınca kendisi kaçırmış olduğu rekatları veya rukûnları kaza eder. Meselâ imama uyan bir kimse, dördüncü rekatta iken burnu kanasa saftan ayrılır, namazı bozacak birşey ile uğraşmaksızın hemen abdest alır, mümkün olduğu yerde imama uyar. İmam selâm vermiş olursa kendi başına o dördüncü rekatı hiç birşey okumaksızın imamın arkasında kılıyormuş gibi tamamlar. Çünkü lâhik, hükmen imamın arkasında namazını kılmış sayılır. Aynı şekilde bu hâdise üçüncü rekatta vaki olsa da, imam dördüncü rekata başlasa, lâhik abdest alıp evvelâ o üçüncü rekatı kıraatsız olarak kılar, daha sonra imama uyar, onunla dördüncü rekatı kılarak selâm verir. Fakat imamına böyle yetişemeyeceğini bilirse hemen imama uyar, imam selâm verince kendisi kalkar, üçüncü rekatı kıraatsız olarak kılar, selâm verir. İmam sehiv secdelerinde bulunacak olsa, lâhik namazını henüz tamamlamamış ise, onunla beraber bu secdeleri yapmaz, bilakis namazını tamamlar, ondan sonra bu sehiv secdelerini yapar. 309- Her lâhik'ın yukarıda bildirildiği şekilde hareket etmesi kolay değildir. Bu sebeple lâhiklerin bu noksan kalan namazlarına yeniden başlamaları daha uygun görülmüştür.