Risale-i NurBüyük İslâm İlmihali

KORKU NAMAZINA DAİR BİLGİ

Büyük İslâm İlmihali · s.214

399- Korku namazı İmam-ı A'zam ile İmam Muhammed'e göre bugün de caizdir. İmam Ebu Yusuf'a göre bunun caiz olması asr-ı saadete mahsus idi. Korku namazından maksat, düşman veya sel veya yangın yahut büyük bir canavar gibi bir engel karşısında bulunan bir İslâm cemaatının kendilerini idare eden veliyyülemr'i veya diğer muhterem bir zatı imam edinerek onun arkasında farz bir namazı nöbetle kılmalarıdır. Şöyle ki, bu cemaattan bir kısmı meselâ düşman karşısında durur, geri kalan kısmı da gelip imama uyar, iki rekatlı bir namazın ilk rekatını, üç veya dört rekatlı bir namazın da ilk iki rekatını imam ile beraber kılar, ikinci secdeden veya birinci ka'de(oturuş)ta teşehhütten sonra düşman cephesine gider, diğer kısım gelerek imama uyar, onun ile beraber geri kalan rekatları kılar, tekrar düşman karşısına gider, imâm kendi başına selâm verir, namazdan çıkar. Birinci kısım döner gelir, namazını kıraatsız olarak tamamlar, selâm verir, düşmana karşı gider. Çünkü bu kısım,lahik(Bak. Madde: 305) bulunmuştur. Sonra ikinci kısım gelir, namazlarını kıraatla tamamlayıp düşman cephesine tekrar gider. Zira bunlar damesbuk(bak. Madde: 310) bulunmuşlardır. Bununla beraber her iki kısım, bulundukları yerde de namazlarını tamamlayabilirler. 400- Resulü Ekrem, (S.A.V) Efendimiz, "Zatürrika'", "Batn-ı nahl", "Usfan", "Zîkared" vakıalarında korku namazını kıldırmıştır. Sonra Ashab-ı Kiram da mecusiler ile yaptıkları harplerde böyle korku namazı kılmışlardır. Bir cemaatın bu şekilde namaz kılmaları, muhterem bir imama tabi olmak için tartışmaları, aşırı istek göstermeleri sebebiyledir. Yoksa her grubun başka bir imama uyarak emniyet halindeki gibi namazlarını kılmaları daha faziletlidir. 401- Korku namazının sahih olması için imama uyan grupların namaz esnasında savaşmamaları, yer değiştirmemeleri, gider-gelirken hayvana binmemeleri, kısacası namaza aykırı başka bir harekette bulunmamaları lâzımdır. Aksi takdirde imam ile kıldıkları namaz bozulur, namazlarını yeniden kılmaları lâzım gelir. 402- Korkunç bir savaş ve benzeri hallerde, bir İslâm cemaatının korkuları artar, binmiş oldukları hayvanlardan yere inmekten âciz bulunurlarsa, her er binmiş olarak gücü yettiği yöne doğru îma ile namazını kılar, bu da mümkün olmazsa, namazlarını tehir ederler. Nitekim Hendek Savaşı'nda bir kaç vakit namaz kazaya bırakılmıştı. {(): ÖNEMLİ NOT: Korku namazı ile alakalı verilen bu bilgi, namazın dindeki önemini ve cemaatle kılmanın ehemmiyetini ortaya koymaktadır. Tabiri caiz ise: "Bir eli yağda, bir eli balda" olup, namazını kılmayan ve sudan bahanelerle cemaatı terk eden günümüz Müslümanlarına ithaf olunur!... Korku namazı için bak: Nisa suresi: 102}