Risale-i NurBüyük İslâm İlmihali

İFTİTAH TEKBİRİ

Büyük İslâm İlmihali · s.135

77- Namaza " ﺍَﻟﻠّٰﻪُ َﻛْﺒَﺮُ = ALLAH'ü ekber" diye başlanır. Bu, bir iftitah tekbiridir. Buna "Tahrime" de denir. İftitah tekbiri, ALLAH Teâlâ'ya sırf tazim için zikredilecek bir tabir ile yapılır. Bununla namaza girilmiş, dışarıdan ilgi kesilmiş olur. Tahrime, Hanefilerce namazın esasen bir rüknü değil, bir şartıdır, namazdan öncedir. Şu kadar var ki namazın rukûnlarına fazla bitişik olduğu için, o da bir rukûn sayılmıştır. Diğer üç mezhep imamına göre tahrime de esasen namazın bir rüknüdür, bu ihtilâf üzerine bazı meseleler ortaya çıkar. 78- Namaza başlarken "ALLAH'ü ekber" yerinde "ALLAHü'l-kebir" veya "ALLAH'ü kebir" veyahut yalnız "ALLAH" denilmesi de farz için kâfidir. Bunlarda ALLAH Teâlâ'ya tazîm ifade eden birer tabirdir. Fakat "ALLAHümmegfirli, Estagfirüllah, Eûzu billah, Bismillah" gibi bir tabir ile namaza başlanamaz. Çünkü bunlar, birer dua kelimesidir, yalnız tazimi ifade etmez. 79- Bir elif ilavesiyle " ﺍَﻟﻠّٰﻪُ َﻛْﺒَﺎﺭٌ =ALLAH'ü ekbâr" denilmekle namaza başlanmış olmaz. Namaz esnasında böyle denilmesi, en sahih olan görüşe göre namazı bozar, çünkü mana değişmiş olur. "ALLAH" ismi celîlinin elifini uzatarak " ﻟﻠّٰﻪُ = Âllah" denilmesi de şüphe ifade edeceği için namazı bozar. {(): Çünkü bu durumda mana "ALLAH en büyük müdür?" şeklinde olur.} Ulemâdan Muhammed ibn-i Mukatil'e göre eğer namaz kılan kimse, harflerin uzatılması ile kısa okunmasını ayıramayacak bir halde ise namazı bozulmaz. Fakat evvelki görüş esastır, asıldır. Çünkü böyle bir cehalet, geçerli bir özür değildir. 80- "ALLAH'ü ekber" yerinde Farisî kâf ile, yani yumuşak kâf ile "ALLAH'ü egber" denilse bununla namaza başlanmış olur. 81- İmama uymak üzere ayakta alınan iftitah tekbirinin tamamen kıyam halinde alınması şarttır. Bu sebeple rukû halinde bulunan bir imama uyan kimse, kıyam halinde "ALLAH" deyip de "Ekber" lâfzını rukûya vardıktan sonra diyecek olsa, imama uyması sahih olmaz.