HEDY'İN MAHİYETİ VE HÜKÜMLERİ
Büyük İslâm İlmihali · s.410
48- ALLAH Teâlâ'ya manen yakınlaşmak için veya bir cinayetten dolayı bir keffaret olarak kesilmek üzere Harem-i şerif'e götürülen veya kendisi veya parası gönderilen kurbana "hedy" denir ki, en az bir yaşındaki koyun ile altı ayını doldurup bir yaşındaki koyun gibi görülen toklu ve beş yaşını tamamlamış deve ile iki yaşını bitirmiş olan sığır hayvanından olur. Bunların erkekleriyle dişileri müsavidir. Kurbandaki vasıflar bunlarda da aranır. Koyun cinsinden olan kurbana "dem" denir, diğerlerine de "bedene" denir. Hedy'in en iyisi bedenedir. 49- Bir hayvanın hedy olması, ya açıkça veya herhangi bir işaret ile olur. Mesela "hedy" için denilerek satın alınıp Mekke-i mükerreme'ye gönderilen bir koyun, açıkça hedy olmuş olur. Hedy olmasına kalben niyet edilen bir koyun veya hedy olmasına niyet edilmeksizin kesilmek için Mekke-i mükerreme'ye gönderilen bir koyun veya deve de delâleten hedy olmuş olur. 50- Hedy hayvanına binilmesi, yük yükletilmesi, bir zaruret bulunmadıkça caiz değildir, tazime aykırıdır. Bu yüzden kıymetine noksan gelirse, bu noksan miktarı sadaka vermek lâzım gelir. 51- Hedy kurbanının sütünü sahibi içmez, hatta etini yemesi kendisine caiz olan kısımdan olsa bile. Memelerini soğuk su ile yıkayarak sütünü kesmeye çalışır, ancak hayvana zarar verirse, o halde sütünü fakirlere sadaka olarak verir. Sahibi bundan istifade etse veya bu sütü zengin kimselere verse, bedelini sadaka olarak vermesi lâzım gelir. 52- ALLAH rızası için teberru edilen bir şeyin bizzat kendisini sadaka olarak vermek caiz olduğu gibi, kıymetini ve bir rivayete göre benzerini sadaka vermek de caizdir. Bundan dolayı bir kimse kendi koyunlarından muayyen birini hedy olmak üzere tayin etse, bunun kıymetini veya benzerini hedy olarak Harem-i şerif'e gönderebilir. 53- Nafile olarak gönderilen hedy, yolda çalınsa veya telef olsa, yerine başkasını göndermek icap etmez. Vacip olarak gönderilmiş olunca yerine başkasını göndermek icap eder. Fazla kusurlandığı takdirde de hüküm böyledir. Ancak sahibi zengin değilse, o halde bu kusurlu hedy de yeterli olur. Aynı şekilde Harem'de kesilip de eti henüz dağıtılmadan çalınsa, artık başkasını kesmek lâzım gelmez. Çünkü bu vacip, yerinde yapılmıştır. 54- Evvelce de yazıldığı üzere haccı temettü ile haccı kırandan dolayı hedy vaciptir. Bunun koyun cinsinden olması da yeterlidir. Bu kurban, bayramın birinci, ikinci veya üçüncü gününde kesilebilir. Fakat birinci gününde kesilmesi daha faziletlidir. Bu, bir şükran kurbanı olduğundan bunun etinden sahibi de yiyebilir. Geri kalanını Mekke-i Mükerreme fakirlerine dağıtmak daha faziletlidir. 55- Hac mevsiminde nafile olarak Harem-i şerif'te kesilen her cins kurban da birer hedydir. Bunların etlerinden sahipleri de yiyebilirler. 56- Hacca ait cinayetlerden, yani yapılması yasak olan şeyleri yapmaktan dolayı birer ceza veya keffaret olarak kesilecek kurbanlar da hedy kısmındandır. Bunların etlerinden sahipleri ve sahiplerinin hanımlarıyla usul (ana-baba, dedeleri-nineleri) ve füru (çocukları-torunları) yiyemezler. Çünkü bunlar; zekât, adak kurbanı, ve fıtır sadakası mesabesindedirler. Yiyecek olsalar, kıymetini fakirlere ödemek lâzım gelir. 57- Bedene cinsinden olan kurbanların, nafile, veya adak veya hacc-ı temettü ile hacc-ı kıran için oluncataklidedilmeleri, yani kendilerine birer kurbanlık alâmeti konulması müstehaptır. Bu başkaları için yapılması uygun güzel bir örnek teşkil eder. Fakat ceza ve keffaret kurbanlarına böyle bir alâmet konulmamalıdır. Çünkü bunların teşhir edilmesi değil, gizli tutulması münasiptir. 58- Hedy kurbanlarının kesilecekleri yer, mutlaka Mekke-i Mükerreme'nin haremidir. Bunların Mina'da kesilmesi şart değildir. Şu kadar var ki yolda sakatlanmış olan bir nâfile hedy, yolda kesilebilir. Bu halde etinden yemek sahibine helâl olmaz, tamamını dağıtmak lâzım gelir. Çünkü bunun etinden sahibinin yiyebilmesi, bunun mahalline, yani Harem-i şerif'e kavuşması şartına bağlıdır.