Risale-i NurBüyük İslâm İlmihali

HAC İLE UMRENİN YASAKLARINA AİT DEĞİŞİK MESELELER

Büyük İslâm İlmihali · s.414

61- İhramlı hakkında bir hayvanın bir ayağını kırmak veya bir kuşun kanadını kırıp kendisini kaçıp kurtaramayacak bir hale getirmek veya bir kuşun cılk olmayan yumurtasını kırmak, o hayvanı veya kuşu öldürmek hükmündedir. 62- Bir hayvanın tüylerini, kıllarını kesmek veya kaçıp kurtulmasına ve kendisini müdafaa etmesine mani olmayacak bir uzvunu kesip kırmak, kıymetine ârız olan noksan nisbetinde sadaka vermek icap eder. Ancak iyi olup eseri kalmazsa, o takdirde birşey icap etmez. 63- İhramlının avladığı hayvan, kendi kendine ölse, yine cezayı gerektirici olur. Çünkü buna el koyması, hükmen bir öldürmek demektir. 64- İhramlının av hayvanını satın alması da yasaktır. Çünkü o, ihramlı hakkında mali değeri olan bir mal sayılmaz. Fakat ihramlı olmayan kimsenin kendisi için veya ihramlının emri olmaksızın ihramlı için harem dışından avlamış olduğu hayvanın etinden kendisi yiyebileceği gibi, ihramlı da yiyebilir. 65- İhramlı, tavuk ve koyun gibi yaratılışı itibari ile yabani olmayan ehlî hayvanları kesip etinden yiyebilir. Fakat karadaki av denilen yabani hayvanları kesecek olsa, etinden kendisi de, başkaları da yiyemez. Çünkü bu ölü hayvan mesabesindedir. Deniz kuşlarını da avlayamaz. Zira onlar aslen kara hayvanıdırlar, onları öldürmek cezayı gerektiricidir. 66- Mekke-i mükerreme'nin hareminde öldürülen av, İmameyn'e göre ölü hayvan hükmündedir, bunu öldüren bir ihramlı, bunun etinden yese, istiğfar etmesi lâzım gelir. İmam-ı A'zam'a göre cezasını verdikten sonra yese, yediği miktarın kıymetini sadaka olarak verir öder. 67- Ne Harem-i şerif'teki ava vurmak için bir şey atılır, ne de Harem'deki bir kimse, Harem dışındaki bir ava bir şey atabilir. İkisi de haramdır. Çünkü haremdeki av, emniyet içerisindedir. Harem'deki bir kimse de, dışındaki ava bir şey atmaktan yasaklanmıştır. 68- Mekke-i mükerreme hareminin av hayvanlarını avlamak, kendi kendine biten yeşil otlarını koparmak, bir kısım kendi kendine biten ağaçlarını kesmek yalnız ihramlıya değil, ihramlı olmayana da helâl değildir. Bundan dolayı Mekke-i mükerreme ahalisinden ihramlı olmayan bir kişi, bunlardan birini avlasa veya koparıp kesse, mutlaka kıymetini öder. Bunun karşılığında ihramlı gibi oruç tutması yeterli olmaz. Çünkü bu, ihramlı olmayan Mekke'li hakkında bir borçtur, bir keffaret değildir. İhramlı olmayanın böyle bir şeyin yerini göstermesi de bir günahtır. Fakat bundan dolayı kendisine bir garamet = ödenecek bir şey, lâzım gelmez. 69- Harem dahilinde hayvanları otlatmak ve kendi kendine biten otları biçmek helâl değildir. Fakat Mekke samanı denilen izhir otu ile mantarları kesip toplamakta bir haramlık yoktur. Yine böylece, kurumuş ağaçları kesmek, bir ağacın kırık bir dalını koparmak caiz olduğu gibi, ekilmiş ekinleri, sebzeleri ve insanların yetiştirdikleri herhangi ağacı ve insanların yetiştirdiği cinsten olduğu halde kendi kendine bitip yetişmiş olan ağaçları kesmek de helâldır. Yalnız insanların yetiştirdikleri cinsten olmayıp kendi kendine bitmiş olan ağaçları kesmek cezayı gerektiricidir. Böyle bir ağacı birden fazla kimseler kesse, hepsine yalnız bir ceza lâzım gelir ki, o da bunun kıymetini ödemekten ibarettir. 70- Bir kaç ihramlı, bir av hayvanını öldürecek olsalar İmam-ı A'zam'a göre her birine ayrıca tam bir ceza lâzım gelir. (İmam Şafiî'ye göre hepsine bir ceza icap eder. Nitekim ihramlı olmayanların Mekke hareminde öldürecekleri bir av hayvanından dolayı da yalnız bir ceza lâzım gelmektedir.) 71- Bir şahsın yaptığı cinayetlerin cinsleri ve işlenme yerleri bir olunca, bir ceza yeterli olur, fakat cinsleri veya işlenme yerleri birden fazla olunca ceza da birden fazla olur. Meselâ bir ihramlı, bir zaruret olmaksızın bir yerde bir kaç uzvuna güzel kokulu bir şey sürse, veya bir elinin veya bir ayağının veya iki eliyle iki ayağının tırnaklarını kesse hepsine bir dem yeterli olur. Şayet bir elinin veya bir ayağının iki veya üç tırnağını kesse her tırnak için yarım sa' buğday (bir fitre) veya bunun kıymetini sadaka olarak verir. Bunların kıymeti bir dem kıymetine denk olursa, ihramlı, bundan dilediği miktar noksan bir şey sadaka olarak verebilir. Aynı şekilde bir elinin beş tırnağını kestikten sonra daha keffaret vermeden aynı yerde diğer elinin beş tırnağını da kesecek olsa, yine yalnız bir dem lâzım gelir. Fakat bir yerde veya başka başka yerlerde ellerinin tırnaklarını kesip başını tıraş ettirse ve bir uzvuna güzel kokulu bir şey sürse her biri için ayrıca bir dem lâzım gelir. 72- Bir ihramlı, bir zaruretten, meselâ aynı hastalıktan dolayı bir müddet gündüzleri dikişli bir elbise giyinip geceleri çıkaracak olsa, bundan dolayı ceza olarak bir dem yeterli olur. Fakat bu hastalıktan iyileştikten sonra diğer bir hastalıktan, meselâ sıtmadan dolayı tekrar böyle bir elbise giyinecek olsa, bundan dolayı da ayrıca bir dem icap eder. 73- İhramda bulunan bir kadının eline kına yakması, demi icab eder. Erkeğin sakalına kına yakmasından dolayı da dem değil, sadaka vermesi lâzım gelir. Çünkü üzerindeki haşeratı, böcekleri öldüreceğinden korkulur. 74- Arafat'ta vakfeden evvel diri bir insan hakkında ön veya arka taraftan cinsel organı kaybolacak derecede cinsel ilişki vuku bulsa, hac bozulmuş olup bir ceza olarak ertesi sene kaza edilmesi icap eder. Bununla beraber bozulan bu hac da noksan bırakılmayıp tamamlanır ve bu yasak hareketten dolayı bir de dem lâzım gelir. (İmam Şafiî'ye göre bedene icab eder.) 75- Hac için ihrama girip aralarında Arafat'ta vakfeden evvel cinsel ilişki vaki olan bir karı ile kocadan her biri aynı şekilde mükellef olur. Her birine bir dem lâzım gelir. Ertesi sene ihrama girince birbirinden ayrılır, başka başka yollardan giderek Arafat'ta durur, haclarını kaza ederler. Cinsel ilişki korkusu olunca, böyle birbirinden ayrı yürümeleri mendup bulunmuş olur. 76- Şehvetle bakmak, öpüp okşamak veya iki yoldan biri ile olmaksızın cinsel ilişki haccı bozmaz, hatta meni gelse bile. El ile tatmin olma neticesinde meni gelirse, dem lâzım gelir. Rüyalanmak (hamamcı olmak) tan dolayı bir şey lâzım gelmez. 77- Umre için ihrama giren kimse de daha tavafın dört şavtını yapmadan cinsel ilişkide bulunsa, umresi bozulmuş olur. Bununla beraber bu umreyi tamamlamaya devam eder, ceza olarak bir koyun kurban keser, sonrada bu umreyi kaza eder, bu vaciptir. Tavafın dört şavtından sonra cinsel ilişkide bulunsa, umresi bozulmaz, yalnız bir kurban kesmesi lâzım gelir. 78- İhramlının zarar verici; karga, çaylak, akrep, yılan, fare, sinek, karınca, pire, kene, arı, kirpi, kertenkele, kelebek gibi av cinsinden olmayan ve insanın bedeninden doğmayan haşaratı ve üzerine saldıran köpeği ve kurt gibi tabiatında saldırganlık bulunan herhangi bir yırtıcı av hayvanını öldürmesi hakkında cezayı gerektirici olmaz. 79- Bir ihramlı, ihramdan çıkmak kastı ile birden fazla av hayvanlarını vurup öldürecek olsa, yalnız bir dem lâzım gelir. Çünkü bu; cinayet kastı ile değil, ihrama son vermek maksadı ile yapılmış olur. 80- Bir ihramlının yanındaki kafeste veya evinde bulunan av hayvanını salıvermesi icap etmez. Çünkü bu hal ava saldırı sayılmaz. (İmam Şafiî'ye göre bunu salıvermesi lâzımdır. Zira avı mülkünde tutmak ava saldırı demektir.)