Risale-i NurÂyet ve Hadîs Meâlleri

Tulûât

Âyet ve Hadîs Meâlleri · s.967

İçtimai mevzular ihtiva eden bu risale, 1921 yılında İstanbul'da Türkçe olarak te'lif edilmiştir. (Âsâr-ı Bedîiyye sh: 99) ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠّٰﻪ ﺍﻟﺮَّﺣْﻢٰ ﻥِ ﺍﻟﺮَّﺣِﻴﻢِ Rahman ve Rahim Olan Allahın adıyla.. ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠّٰﻪِ ﺍﻟَّﺬ۪ﻯ ﻗَﺎﻝَ ﻭَ ﻻﺎ ﺗَﻨَﺎﺯَﻋُﻮﺍ ﻓَﺘَﻔْﺸَﻠُﻮﺍ ﻭَ ﺗَﺬْﻫَﺐَ ﺭ۪ﻳﺤُﻜُﻢْ ﻭَ ﺍﺻْﺒِﺮُﻭﺍ Allah'a hamd olsun ki, şöyle buyurmuştur: "İhtilâfa düşmeyin; sonra cesaretiniz kırılır, kuvvetiniz de elden gider... Sabredin..." (Enfâl Sûresi, 8:46) (Âsâr-ı Bedîiyye sh: 100) ﺍَﻟْﺤُﺐُّ ﻓِﻰ ﺍﻟﻠّٰﻪِ Allah için muhabbet etmek. ﺍَﻟْﺒُﻐْﺾُ ﻓِﻰ ﺍﻟﻠّٰﻪِ Allah için buğz etmek. (Âsâr-ı Bedîiyye sh: 103) ﺧُﺬْ ﻣِﻦْ ﻛُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍَﺣْﺴَﻨَﻪُ Herşeyin en güzel ve hoş olan yönünü al! (Âsâr-ı Bedîiyye sh: 105) ﺍَﻟْﺤُﺐُّ ﻓِﻰ ﺍﻟﻠّٰﻪِ Allah için muhabbet etmek. (Âsâr-ı Bedîiyye sh: 106) ﻭَ ﺍِﺫَﺍ ﺗَﻜُﻮﻥُ ﻛَﺮ۪ﻳﻬَﺔٌ ﺍُﺩْﻋٰﻰ ﻟَﻬَﺎ ٭ ﻭَ ﺍِﺫَﺍ ﻳُﺤَﺎﺱُ ﺍﻟْﺤَﻴْﺲُ ﻳُﺪْﻋٰﻰ ﺟُﻨْﺪُﺏْ Musibet geldikçe bana bağırıyorlar. Tatlı yendikçe Cündüp (bir nevi çekirge) çağrılıyor. Kötü günde beni arayanlar, iyi günde neden beni arayıp sormazlar." diyerek serzenişte bulunuyor. Yani musibette de sevapta da adilane paylaşmak esas olmalıdır. İyiliği kuvvetlilere kötülüğü zayıflara taksim etmek adilane bir yaklaşım değildir. ﺍَﻟْﻘَﺎﺗِﻞُ ﻻﺎ ﻳَﺮِﺙُ Katil miras alamaz. (Tirmizî, Ferâiz: 17; Ebû Dâvud, Diyât: 18; Dârimî, Ferâiz: 41; İbn-i Mâce, Ferâiz: 8:, Diyât: 14; Müsned, 1:49) (Âsâr-ı Bedîiyye sh: 107) ﻟَﻴْﺘَﻨِﻰ ﻛُﻨْﺖُ ﻧَﺴْﻴًﺎ ﻣَﻨْﺴِﻴًّﺎ Keşke tamamen unutulmuş olaydım. (Âsâr-ı Bedîiyye sh: 109) ﻭَﻋَﻴْﻦُ ﺍﻟﺮِّﺿَﺎ ﻋَﻦْ ﻛُﻞِّ ﻋَﻴْﺐٍ ﻛَﻠ۪ﻴﻠَﺔٌ ٭ ﻭَﻟٰﻜِﻦَّ ﻋَﻴْﻦَ ﺍﻟﺴُّﺨْﻂِ ﺗُﺒْﺪِﻯ ﺍﻟْﻤَﺴَﺎﻭِﻳَﺎ Rıza gözü, ayıplara karşı kördür. Lâkin kem göz, düşmanlık bakışı ise kusurları ortaya çıkarır. (Ali Mâverdî, Edebü'd-Dünyâ ve'd-Dîn, s.10; Dîvânü'ş-Şâfiî, s.91) ﺍِﻧَّﻤَﺎ ﺍﻟْﺤ۪ﻴﻠَﺔُ ﻓ۪ﻰ ﺗَﺮْﻙِ ﺍﻟْﺤِﻴَﻞِ Gerçek hile, hileleri terk etmektir. ﻗُﻞِ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﺛُﻢَّ ﺫَﺭْﻫُﻢْ ﻓ۪ﻰ ﺧَﻮْﺿِﻬِﻢْ ﻳَﻠْﻌَﺒُﻮﻥَ (Resûlüm) sen 'Allah' de, sonra bırak onları saplandıkları batakta oynayadursunlar. (En'âm Sûresi, 6:91) (Âsâr-ı Bedîiyye sh: 110) ﻣَﻦْ ﺭَﺍٰﻧ۪ﻰ ﻓِﻰ ﺍﻟْﻤَﻨَﺎﻡِ ﻓَﻘَﺪْ ﺭَﺍٰﻧ۪ﻰ ﺣَﻘًّﺎ Beni rüyada gören, hakikaten Beni görmüştür. (Buharî, İlim: 38; Müslim, Rüya: 10-11; Tirmizî, Rü'ya: 4) (Âsâr-ı Bedîiyye sh: 111)