30. Âyet
Âyet ve Hadîs Meâlleri · s.664
ﻭَ ﺍِﺫْ ﻗَﺎﻝَ ﺭَﺑُّﻚَ ﻟِﻠْﻤَﻠٰٓﺌِﻜَﺔِ ﺍِﻧّ۪ﻰ ﺟَﺎﻋِﻞٌ ﻓِﻰ ﺍﻻﺎَﺭْﺽِ ﺧَﻠ۪ﻴﻔَﺔً ﻗَﺎﻟُٓﻮﺍ ﺍَﺗَﺠْﻌَﻞُ ﻓ۪ﻴﻬَﺎ ﻣَﻦْ ﻳُﻔْﺴِﺪُ ﻓ۪ﻴﻬَﺎ ﻭَ ﻳَﺴْﻔِﻚُ ﺍﻟﺪِّﻣَٓﺎﺀَ ﻭَ ﻧَﺤْﻦُ ﻧُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻙَ ﻭَ ﻧُﻘَﺪِّﺱُ ﻟَﻚَ ﻗَﺎﻝَ ﺍِﻧّ۪ٓﻰ ﺍَﻋْﻠَﻢُ ﻣَﺎﻻﺎ ﺗَﻌْﻠَﻤُﻮﻥَ "Yani: Düşün o zamanı ki, Rabb'in melaikeye hitaben: "Ben yerde bir halifeyi yaratacağım!" dedi. Melaike de: "Yerde fesad yapacak, kan dökecek kimseleri mi yaratacaksın! Halbuki biz, hamdinle seni tesbih ve takdis ediyoruz." dediler. Rabb'in de: "Sizin bilmediğinizi ben biliyorum!" diye onlara cevab verdi." (Bakara Sûresi, 2:30) (İşarat-ül İ'caz sh: 199) ﻭَ ﺍِﺫْ Hani. ﻭَﻫُﻮَ ﺑِﻜُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ ﻋَﻠ۪ﻴﻢٌ O her şeyi hakkıyla bilendir. (Bakara Sûresi, 2:29.) ﺍِﺫْ ﺧَﻠَﻖَ ﻣَﺎ ﺧَﻠَﻖَ ﻣُﻨْﺘَﻈَﻤًﺎ ﻭَ ﺍِﺫْ ﻗَﺎﻝَ ﺭَﺑُّﻚَ Hani yarattığını muntazam yaratmıştı ve Rabbin şöyle demişti: ... ﺍِﻧّ۪ﻰ ﺟَﺎﻋِﻞٌ ﻓِﻰ ﺍﻻﺎَﺭْﺽِ ﺧَﻠ۪ﻴﻔَﺔً Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım. (Bakara Sûresi, 2:30.) ﻗَﺎﻟُٓﻮﺍ ﺍَﺗَﺠْﻌَﻞُ ﻓ۪ﻴﻬَﺎ ﻣَﻦْ ﻳُﻔْﺴِﺪُ ﻓ۪ﻴﻬَﺎ ﻭَ ﻳَﺴْﻔِﻚُ ﺍﻟﺪِّﻣَٓﺎﺀَ Melâike de, "Yerde fesat yapacak, kan dökecek kimseleri mi yaratacaksın?" dediler. (Bakara Sûresi, 2:30.) ﻗَﺎﻝَ ﺍِﻧّ۪ٓﻰ ﺍَﻋْﻠَﻢُ ﻣَﺎﻻﺎ ﺗَﻌْﻠَﻤُﻮﻥَ Rabbin de, "Sizin bilmediğinizi Ben biliyorum" dedi. (Bakara Sûresi, 2:30.) ﻭَ ﺍِﺫْ ﻗَﺎﻝَ ﺭَﺑُّﻚَ Rabbin şöyle demişti: ... ﺍِﺫْ ﺧَﻠَﻖَ ﻣَﺎ ﺧَﻠَﻖَ ﻣُﻨْﺘَﻈَﻤًﺎ Hani yarattığını muntazam olarak yaratmıştı... (İşarat-ül İ'caz sh: 200) ﺍِﺫْ Hani. ﺭَﺑُّﻚَ Rabbin. ﻟِﻠْﻤَﻠٰﺌِﻜَﺔِ Meleklere. ﺍِﻧّ۪ﻰ Muhakkak ki, ben.. ﺍَﺗَﺠْﻌَﻞُ Yaratacak mısın? Yapacak mısın? ﻭَ ﺍِﺫْ ﻗُﻠْﻨَﺎ Hani biz demiştik. ﺍِﻧَّٓﺎ ﺍَﻧْﺰَﻟْﻨَٓﺎ ﺍِﻟَﻴْﻚَ ﺍﻟْﻜِﺘَﺎﺏَ ﺑِﺎﻟْﺤَﻖِّ ﻟِﺘَﺤْﻜُﻢَ ﺑَﻴْﻦَ ﺍﻟﻨَّﺎﺱِ ﺑِﻤَٓﺎ ﺍَﺭٰﻳﻚَ ﺍﻟﻠّٰﻪُ Muhakkak ki Biz, Allah'ın sana gösterdiği şekilde insanlar arasında hükmedesin diye Kur'ân'ı Sana hak olarak indirdik. (Nisâ Sûresi, 4:105.) ﻧَﺎ Biz. ﺑِﻤَٓﺎ ﺍَﺭٰﻳﻚَ ﺍﻟﻠّٰﻪُ Allah'ın gösterdiği şekilde. (Nisâ Sûresi, 4:105.) ﺟَﺎﻋِﻞٌ Yapan. ﺧَﺎﻟِﻖٌ Yaratan. (İşarat-ül İ'caz sh: 201) ﻓِﻰ ﺍﻻﺎَﺭْﺽِ Dünyada, arzda. ﻓِﻰ ...da, ...de, içinde. ﻋَﻠَﻰ Üzerinde. ﺧَﻠ۪ﻴﻔَﺔ Bir halife. ﻗَﺎﻟُٓﻮﺍ ﺍَﺗَﺠْﻌَﻞُ ﻓ۪ﻴﻬَﺎ ﻣَﻦْ ﻳُﻔْﺴِﺪُ ﻓ۪ﻴﻬَﺎ ﻭَ ﻳَﺴْﻔِﻚُ ﺍﻟﺪِّﻣَٓﺎﺀَ (Melâike de, "Yerde) fesat yapacak, kan dökecek kimseleri mi yaratacaksn?" dediler. (Bakara Sûresi, 2:30) ﻗَﺎﻟُٓﻮﺍ ﺍَﺗَﺠْﻌَﻞُ Yaratacak mısın? Yapacak mısın? Dediler. ﺍِﺫْ ﻗَﺎﻝَ Hani, demişti... (İşarat-ül İ'caz sh: 202) ﻗَﺎﻝَ ﻗَﺎﻟُٓﻮﺍ Dedi-dediler. ﺍَﺗَﺠْﻌَﻞُ Yaratacak mısın? (Bakara Sûresi, 2:30.) ﻓ۪ﻴﻬَﺎ Onda, orada. ﻣَﻦْ Kimse, o kimse. ﻳُﻔْﺴِﺪُ Fesad çıkarıyor, bozgunculuk yapıyor. (İşarat-ül İ'caz sh: 203) ﻓِﻴﻬَﺎ Onda, orada. ﻳَﺴْﻔِﻜُﻮﻥَ Kan dökerler, kan döküyorlar. ﻳَﻘْﺘُﻠُﻮﻥَ Öldürürler, öldürüyorlar. ﺍﻟﺪِّﻣَٓﺎﺀَ Kanlar. ﻭَ ﻧَﺤْﻦُ ﻧُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻙَ ﻭَ ﻧُﻘَﺪِّﺱُ ﻟَﻚَ Halbuki biz, hamdinle Seni tesbih ve takdîs ediyoruz. (Bakara Sûresi, 2:30.) ﻭَ ﻧَﺤْﻦُ ﻧُﺴَﺒِّﺢُ Biz tesbih ediyoruz. ﻧَﺤْﻦُ Biz. ﻧُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻙَ Hamdinle Seni tesbih ediyoruz. (Bakara Sûresi, 2:30.) ﻭَ ﻧُﻘَﺪِّﺱُ ﻟَﻚَ Ve Seni takdîs ediyoruz. (İşarat-ül İ'caz sh: 204) ﻧُﻘَﺪِّﺳُﻚَ Seni takdîs ediyoruz. (Bakara Sûresi, 2:30.) ﻧُﻘَﺪِّﺱُ ﻻﺎﺟْﻠِﻚَ Biz nefislerimizi, fiillerimizi günahlardan temizlemekle beraber, kalplerimizi masivadan Senin için çeviriyoruz. ﻳَﺴْﻔِﻚُ Kan döker, kan döküyor. ﻗَﺎﻝَ ﺍِﻧّ۪ٓﻰ ﺍَﻋْﻠَﻢُ ﻣَﺎﻻﺎ ﺗَﻌْﻠَﻤُﻮﻥَ Rabbin de, "Sizin bilmediğinizi Ben biliyorum" dedi. (Bakara Sûresi, 2:30.) ﺍِﻧّ۪ٓﻰ ﺍَﻋْﻠَﻢُ Muhakkak ben biliyorum. ﺍِﻥَّ Muhakkak ki. ﻻﺎ ﺗَﻌْﻠَﻤُﻮﻥَ Bilmiyorsunuz. (Bakara Sûresi, 2:30.) (İşarat-ül İ'caz sh: 205) ﺍَﻋْﻠَﻢُ Biliyorum. (Bakara Sûresi, 2:30.) ﺍِﻥَّ ﺍﻟﻠّٰﻪَ ﻋَﻠ۪ﻴﻢٌ ﺣَﻜ۪ﻴﻢٌ Muhakkak ki Allah her şeyi hakkıyla bilir, her işi hikmetle yapar. (Tevbe Sûresi, 9:28.) (İşarat-ül İ'caz sh: 206)