YEDİNCİ VEHİM
Âsâr-ı Bediiye · s.508
İttihad-ı İslâm cemaati,{(2) Volkan'da "Bu cem'iyet" şeklindedir.}sair cem'iyet-i diniye ile şakku'l-asâdır. Rekabet ve münaferatı intac eder?! Elcevab:Evvelâ umûr-u uhreviyede hased ve müzahamet ve münakaşa olmadığından; bu cem'iyetlerden hangisi münakaşaya, rekabete kalkışsa, ibadette riya ve nifak etmiş gibidir?!. Sâniyen:Muhabbet-i din saikasıyla teşekkül eden cemaatlerin iki şart ile umumunu tebrik {(3) Volkan'da "takdis" kelimesiyledir.} ve onlarla ittihad ederiz. Birinci şart:Hürriyet-i şer'iyeyi {(4) Volkan'da "meşrutay-i meşruayı" şeklindedir.} ve asayişi muhafaza etmektir. İkinci şart:Muhabbet üzerinde hareket etmek, başka cem'iyete leke sürmekle kendisine kıymet vermeğe çalışmamak. Birinde hata bulunsa, müfti-i ümmet cem'iyet-i ulemaya havale etmektir. Sâlisen:İ'lâ-yı kelimetullahı hedef-i maksad eden cemaat, {(5) Volkan'da "cem'iyet" kelimesiyledir.} hiçbir garaza vasıta olamaz. İsterse de muvaffak olamaz. Zira nifaktır. Hakkın hatırı âlîdir, hiçbir hatıra feda olunmaz. Nasıl Süreyya süpürge olur veya üzüm salkımı gibi yenilir? Şems-i hakikata "püf, püf" eden, divaneliğini ilân eder. Ey dinî cerideler! Maksadımız: Dinî cemaatler maksadda ittihad etmelidirler. Mesalikte ve meşreblerde ittihad mümkün olmadığı gibi, caiz de değildir. Zira taklid yolunu açar ve "Neme lâzım, başkası düşünsün" sözünü de söylettirir.