SEKİZİNCİ VEHİM
Âsâr-ı Bediiye · s.509
Asıl ittihad-ı İslâm{(1) Volkan'da "asıl ittihad-ı Muhammedînin.." şeklinde.}olan buradaki cemaate, manen gibi sureten de intisab edenlerin ekserîsi avam, bir kısmı da meçhulü'l-hal olduğundan, fitne ve ihtilafı{(2) Volkan'da "bir esas-ı metine adem-i istinadı ima ediyor" cümlesi.}îma ediyor?.. Elcevab:Belki ağraza adem-i müsaadesine binaendir ki, evail-i İslâm'a müşabehetidir. Hem de madem maksadı, ittihad ve i'lâ-yı kelimetullahtır. Teşebbüsât ve harekâtı da ibadettir. İbadet câmiinde şah ve geda birdir. Müsavat hakikî düsturdur. İmtiyaz yoktur. Zira en ekrem, en müttakidir. Ve en müttaki, en mütevazidir. Binaenaleyh, manen asıl hakikat-i ittihada intisabıyla beraber, sureten onun numunesi olan bu uhrevî ve sırf dinî cemaate {(3) Volkan'da "ön cem'iyete" kelimesiyledir.} intisab ile teşerrüf edecek, yoksa şeref vermeyecektir. Bir katre, bahr-i ummanı tezyid edemez. Hem de bir günah-ı kebire ile imandan çıkmadığı gibi, şems garbdan tulû' etmediğinden tevbenin kapısı da açıktır. Bir desti müteneccis su, bir denizi tencis etmediği gibi; kendi de temizlendiğinden, şimdi bu numune-i ittihada intisab eden adama şartımız olan Sünnet-i Nebeviyeyi (Aleyhissalâtü Vesselâm) ihya ve evamirine imtisal ve nevahiden içtinab ve asayişe ilişmemek {(4) Volkan'da "ve muhafaza-i meşrutâ-i meşruaya" ifadesiyledir.} elinden gelse azm-i kat'î ile... Dâhil olan bazı meçhulü'l-hal olanlar bu hakikat-i âliyeyi lekedar edemez. Zira kendi lekedar olsa da imanı mukaddestir. Bu unvan-ı mukaddese böyle bahane ile leke sürmek; İslâmiyet'in kıymet ve ulviyetini bilmemekle beraber, kendini ahmaku'n-nâs ilân etmektir. Numune-i ittihad olan cemaatimize {(5) Volkan'da "cem'iyetimize" kelimesiyledir.} -sair cem'iyât-ı dünyeviyeye kıyasen- leke sürmeyi, ta'riz etmeyi cemi'-i kuvvetimizle reddederiz. İstifsar tarîkiyle bir itirazları olursa cevaba hazırız. İşte meydan... Benim dâhil olduğum cemaat burada tafsil ettiğim ittihad-ı İslâmdır. {() Volkan'da "cemaat ve ittihad-ı İslâm" yerine "cem'iyet" ifadesiyledir.} Yoksa mu'terizlerin bâtıl tevehhüm ettikleri cem'iyet-i mütehayyele değildir. Bu dinî heyet {() Volkan'da: "Bu cem'iyetin efradı" şeklindedir.} efradı, şarkta olsa, garbda olsa, cenubda olsa, şimalde olsa beraberiz.