Risale-i NurÂsâr-ı Bediiye

Kâinattaki Faaliyette Büyük Bir Lezzet Var

Âsâr-ı Bediiye · s.614

Bir Hikmet-i Ezelî; dest-i kudret fıtratta, bilkuvveden bilfiile çıkarmak, hem kuvveden amele geçirmek için bir faaliyet dercetmiş. O faaliyet içinde, şedid bir lezzeti mezcetmiş, mütenevvi' her şeyde, müstetir olan lezzeti, tagayyür-ü âleme mühim bir mâye yapmış. O mâyeyi kanun-u tekâmül ve nümüvve, bir dane nüve etmiş. O nüveye kudreti vücud verir, hikmeti bir sureti giydirir, rahmet onu beslermiş. Nasıl ki zindandan, geniş bostana çıkmak, adama bir lezzettir. Öyle dahi daneden sünbüle geçmek, olmak, o münkabız daneye, münbasit bir lezzetmiş. İmtizac-ı kimyevî, istihaleye geçer; ziya hararet verir. Öyle de: Faaliyet, istihaleye geçerse, lezzet tezayüd eder, etrafa da taşarmış. Vazifede külfeti, taşıttıran o taddır, şevki veren o lezzet, zîşuura nisbeten, gayette olan kemal, ne kadar cazib imiş. Gayr-ı müdrike nisbet, bizzat o faaliyet, öyle cazibedardır; sa'ye onu sevkeder, tesbihle şükreder. Zira Hâlık'ını tanırmış. Bu sırdandırki rahat zahmet, zahmet rahattır. Âtıl şakî, sâî şâkirdir. Meşietten gelen nizama, âtıl âsi, sâî mutî'miş.