İslâm'a Yakışan Hudabinâne İnsaftır. Hodbinane Tenkid Değil
Âsâr-ı Bediiye · s.617
En müthiş marazımız, hem manevî musibet; cerbeze ve gurura dayanan şu tenkiddir. O tenkidi işleten, ger insafın eliyse; Hakikatı rendeçler. Ger o tenkidi, gurur istihdam etse, tahrib eder parçalar. O müdhişin müdhişi, şöyle tenkid ger girse, İmanî akaide, dinî müsellemâta. Zira iman tasdikle beraber hem iz'andır. İz'an ile beraber, teslim ve iltizamdır. Eğer za'fı olmazsa, İltizamla beraber, manevî imtisaldir. Şöyle tenkid kırıyor, teslim ve imtisali, iz'an ve iltizamı. Çendan bir şekk vermezse, Tasdikde de kalıyor, bîtaraf lâübali. Şu zaman-ı tereddüd-ü evham ve vesvesede, lâzım budur herkese, İz'an ve iltizamı; tenmiye ve takviye eden sâfi âsârı, nuranî sıcak kalblerden çıkan bî vesvese Müsbet efkârı, müşevvik beyanatı; hüsn-ü zanla temaşa, tedkik etmek gerektir. Avrupa kâselisi beynindeyse; Zebanzeddir "bîtarafane düşünmek, muhakeme!.." Halbuki bu kelime, muvakkat dinsizliktir. Yeni mühtedi olsa, ya dine müşteriyse, Belki o yapabilir. Evet yüzde birisi, farz-ı kifaye için; hasm-ı dini ilzamen, ya talibi iknaen, muvakkaten istese, O tavrı takabilir. Lâkin yüzde doksana, böyle terbiye vermek; bir hasmı kazanmadan, kırk Müslim feda olur; her biri bir vesvese.
Gurur Zaafdan Gelir, Dalalete Gider. Gurur Dâhilde İlhaddır, Harice Küffarın Efkârına Karşı Salabettir
Bir menba-ı dalalet, gurur-u fikriyedir. Gurur onu çıkarır, cadde-i cumhurîden, açık yerde bırakır. Kendine cadde yapmak, onu mecbur ediyor. Menhec-i cumhurîden çıkmış; şükûk ve evham iki taraf atılmış, yanında cadde yapsa, o evhamla çarpışmak, ona zarurî olur. O mağrur-u serserî, hasenat-ı cumhurdan mahrum kaldığı halde, cumhurun evhamına, daim mübtela olur, onlarla da çarpışır, binden biri kurtulur. Ey talib-i hidayet! Şu gururun başını, ayak altına al, ez! Hısn-ı hasîn-i iman, cumhurun menhecine gel, teslim ile gir, gör, gez. Günahkâr hevaperest, rahat-ı kalbi için, Cehennemi istemez. Cehennem aleyhinde, her şeyi alkışlıyor. Bu arzuyla gitgide, inkâra kadar gider.