Risale-i NurÂsâr-ı Bediiye

Gıybetin Derece-i Şenaatı

Âsâr-ı Bediiye · s.618

ﺍَﻳُﺤِﺐُّ ﺍَﺣَﺪُﻛُﻢْ ﺍَﻥْ ﻳَﺎْﻛُﻞَ ﻟَﺤْﻢَ ﺍَﺧ۪ﻴﻪِ ﻣَﻴْﺘًﺎ Bu âyet-i kerime, şu altı kelime ile, altı derece şiddetle, gıybeti takbih eder. Zemmi zemmedip, tevbih eder âdemi. Su gibi nüfuz eden, kelimat-ı sittede, istifhamî hemzeyle der:Aklına bir bak!Böyle şer bir şeye, cevaz, izin verir mi ? Müstakim aklın yoksa,kalbin içinebir bak. Eğer kalbin var ise, böyle elim bir şeye, hiç muhabbet eder mi? Selim kalbin yok ise,vicdanınada bir bak. Böyle kendi dişinle, hem de kendi elini, hem çekersin elemi. Parçalamak misali. İçtimaî hayatı, ifsadına vicdanın, rûy-i rıza acaba, böylece gösterir mi? İçtimaî vicdanın, eğer o da olmazsa,insaniyetinebak. Böyle canavarvarî, iftirasa iştiha, arzu hiç gelir mi? İnsaniyetin olmazsa,rikkat-i cinsiyene, karabet-i rahmiyenebak. Böyle kendi belini kıracak harekete, vahşice meyleder mi? Karabet-i rahmiyen, hem rikkat-i cinsiyen de, o da eğer olmazsa, hiçsağlam tabiatın, selim fıtratınyok mu? Ki muhterem meyyiti, dişinle parçalarsın. Demek akıl ile hem kalb, vicdan ve insaniyet, hem karabet-i rahmî, Hem rikkat-i cinsiye, tabiat ve şeriat, nazarında o müzmin maraz, zemm-i mezmûmdur. Merdud gıybet matruddur. İçilir mi, her dem dem-i âdemî?