Bazan Zaaf Zalim Olur
Âsâr-ı Bediiye · s.615
Yeis ile sû'-i zandan, zaaf-ı kalb neş'et eder. Öyle adam görüyor; zalimin darbeleri, bir mazlumu dövüyor, Elim darbe iniyor. O mazlumun âlâmı, tabiî aksediyor, o zaifin kalbine, teellümat veriyor. Teellümat incitir, za'fı tahammül etmez. Ondan kurtulmak ister, rahat-ı kalbi için, mazlumun istihkak-ı darbe arzu ediyor. Hem bahane buluyor, "belki der müstehaktır". Madem o sefil, güneş ona vermiyor, neden gölge ediyor. Manen zalim oluyor, zulme yardım ediyor. Bir kaplan parçalıyor, bir bîçare adamı, zaafından kaçamıyor. Felâketin sebebi, canavarda vahşettir. Bîçarenin zaafıysa, ona bir bahanedir. Vahşet cinayetiyle, zaifi mahkûm ediyor. Ademin günahıyla, vücud mahkûm oluyor.