Risale-i NurSikke-i Tasdik-i Gaybî

Hakikatlı bir latîfe:

Sikke-i Tasdik-i Gaybî · s.161

Sultan Süleyman-ı Kanunî, kesretli kırk çeşme sularını İstanbul'a getirdiği vakit, Şeyhülislâm Zenbilli Ali Efendi ona demiş: "Hilaf-ı şeriat kanunları Avrupa'dan getirdiğin cihetle, İstanbul'a öyle bir bok sıçtın ki; o getirdiğin suların cümlesi üzerinden akıp geçse, yüz senede temizleyemez."

Sual:

Gavs-ı A'zam gibi büyük veliler, bazı evkatta, mazi ve müstakbeli hazır gibi müşahede ederler. Neden maziye ait cihette sarahat suretinde haber veriyorlar da, istikbalden hafî remizlerle, gizli işaretlerle bahsediyorlar?

Elcevab:

لَا ﻳَﻌْﻠَﻢُ ﺍﻟْﻐَﻴْﺐَ اِلَّا ﺍﻟﻠّٰﻪُ âyetiyle ﻋَﺎﻟِﻢُ ﺍﻟْﻐَﻴْﺐِ فَلَا ﻳُﻈْﻬِﺮُﻋَﻠٰﻰ ﻏَﻴْﺒِﻪ۪ٓ ﺍَﺣَﺪًﺍ ٭ اِلَّا ﻣَﻦِ ﺍﺭْﺗَﻀٰﻰ ﻣِﻦْ ﺭَﺳُﻮﻝٍ âyeti ifade ettikleri kudsî yasağa karşı ubudiyetkârane bir hüsn-ü edeb takınmak için tasrihten işaret mesleğine girmişler. Tâ ki işaretler ile, remz ile anlaşılsın ki, ihtiyarsız niyetsiz bir surette talim-i İlahî ile olmuştur. Çünki istikbalî olan gaybiyat, niyet ve ihtiyar ile verilmediği gibi niyet ile de müdahale etmek, o yasağa karşı adem-i itaatı işmam ediyor.