(HÂFIZ MUSTAFA'NIN BİR FIKRASIDIR)
Sikke-i Tasdik-i Gaybî · s.179
Aziz Üstadım! O cereyanın hücumu ânında köyümüzde nahiye müdürü ve daha zahiren mühim memurlar bulunduğu halde, şifahen isimlerimizle ihbar edip taharri ettirmek istedikleri halde, Hazret-i Esedullah Ali Kerremallahu Vechehu ve Gavs-ı A'zam gibi çok manevî üstadlarımızın manevî yardımlarıyla akîm kalıp; hattâ o memurları aleyhimize değil, lehimize manevî darbeleriyle çevirdiler. ﺍَﻟْﻒُ ﺍَﻟْﻒِ ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠّٰﻪِ ﻫٰﺬَﺍ ﻣِﻦْ ﻓَﻀْﻞِ ﺭَﺑّ۪ﻰ Mektubu mütalaa ettik. Acibdir ki, bizim kusurumuzdan ve ufacık ihtiyatsızlığımızdan gelen o tesirsiz cereyanı haber veriyor gördük. Çünki "Bir kısım avam-ı nâs ve bid'alara tâbi' bir kısım ulema-i zahir, hakikaten kendilerinin pis ve dalalet bataklığından giden yollarında arkadaşlık etmeyen ve bir cadde-i kübrayı bulan Risaletü'n-Nur şakirdlerini zemmediyor" diye sizden gelen o mektub haber veriyordu. Hakikaten öyle oldu. Mektubdan bir gün sonra, merakı mûcib üzerimizde hiçbir tesir kalmadı.
Talebeniz Hâfız Mustafa