Şimdi matbu İşaratü'l-İ'caz'daki tevafukat-ı harfiye suretinde tezahür eden latîf bir işaret-i i'caziye şudur ki:
Rumuzat-ı Semaniye · s.93
Bir sahifenin satırları başındaki eliflere baktım, on dört adet çıktı. Birden karşıki sahifenin satırları başındaki elifleri saydım, aynen on dört adet çıktı. Satırların aşağı başındaki ﺕ lere baktım, birbirine muvafık altışar çıktı. Dedim: "Bu mübarek tefsir, Sözler'in büyük bir kardeşi olduğundan Sözler'deki kelimat tevafuku olduğu gibi, bunda da daha ince bir tevafuk işareti lâzım geliyor." fikriyle tetkik ettim. Yüz yirmi sahifeden ibaret hemen umumiyetle her bir sahife ya karşıki sahifeye veya arka sahifeye veya arkaya karşı sahifeye, ya tam tevafuktadır veyahut latîf bir münasebet-i adediyeyi gösterir. Hattâ bir sahifede tevafuk yoktu. Baktım, o tevafuksuz, sahife rakamına tam tevafuk ediyor. Bu tevafukat-ı umumiyenin en latîf bir ciheti şudur ki: On üç elif bulunan tevafuk, bütün kitapta yedi defadır. Yedi elif olan tevafuk ise on üçtür. On dört elifli tevafuk sekiz defadır, sekiz elifli tevafuk ise on dörttür. Dokuz elifli tevafuk yine on ikidir, hem bir cihette on dörttür. On elifli tevafuk ise on birdir. On bir ise on beştir. On iki yine on beştir. On beş, beştir. Beş yine beştir. Altı yine beştir. Demek muhtelif rakamlar tevafukattan beş kısmı beş oluyor. Bu beş dahi beş defadır. Bu mübarek beşte latîf ve mübarek bir tevafuk çıkıyor. Ve hâkeza çok cihetlerle latîf bir intizamı gösterir. Elbette intizam kat'iyen tesadüf işi olamaz. Çünkü elif, dörtten on sekize kadar bulunuyor. Demek on dört ihtimalden bir ihtimal ile tesadüf eder. ﺕ , ikiden on ikiye kadardır. Demek on ihtimalden bir ihtimal ile tesadüf eder. Tesadüf olsa olsa beşte bir, dörtte bir, haydi üçte bir olsun, tesadüf zannedilir. Halbuki on adetten sekiz hakiki tevafuk, onda on olarak latîf bir nisbet-i adediye ile tevafuk ise tesadüf işi kat'iyen olamaz. Hem çok kitaplara baktım, pek nadir tevafuk ediyor. O da bir intizam ve ıttırad tahtında ve bu tefsir gibi umum sahifelerinde bedî' bir tarzda bulunmaz. Ve hiçbir cihette tesadüf işi olamaz. Tefsirin bütün sahifelerinde yalnız elif ve ﺕ nin tevafukatına işaret ettim. Daha başka sırları var olduğunu kat'iyen kanaatimiz geldi. Kur'an-ı Mu'cizü'l-Beyan'ın tefsiri, elbette i'cazının cilvesine âyine olur.