Risale-i NurRumuzat-ı Semaniye

Mukaddime

Rumuzat-ı Semaniye · s.92

Kudsî bir şeyin zarfı ve kılıfı ârızî bir kudsiyet aldığına binaen ve tevafukta bir işaret-i kudsiye gördüğümüzden, tevafuk nazarımızda bir kudsiyet kesbetmiştir. Hem tevafuk, alâmet-i tevfik olduğu için nazarımızda mübarek olmuştur. Hem tevafuk, ittifaka işaret, ittifak ise ittihada emare, ittihad ise vahdete alâmet, vahdet ise tevhide delâlet, tevhid ise Kur'an'ın dört esasından en mühim bir esası olduğundan, tevafuk nazarımızda yüksek bir meymenet almıştır. Hem tevafuk, şevki tezyid ve kelâmı tezyin ettiğinden, nazarımızda güzelleşmiştir.

Ve İşaratü'l-İ'caz tefsiri Eski Harb-i Umumî'nin birinci senesinde cephe-i harpte ateş içinde, müracaat edilecek bir kitap olmadığı halde, âni bir surette âyât-ı Kur'aniyeden tereşşuh eden nüktelere dair yazılmıştır. O zaman her vakit şehit olmaya hazırlandığımızdan ve şehadeti beklediğimizden o tefsir inşâallah gayet hâlis bir niyetle yazılmıştır. Onun için böyle bir keramete mazhar olmaya lâyıktır. Eski Harb-i Umumî'nin beşinci senesinde tab' edilmiştir.