Risale-i NurRumuzat-ı Semaniye

Birinci Silsile

Rumuzat-ı Semaniye · s.32

Sahife iki yüz seksen beşte (285) ﻭَﻟَﻘَﺪْ ﺻَﺮَّﻓْﻨَﺎ ﻓ۪ﻰ ﻫٰﺬَﺍ ﺍﻟْﻘُﺮْﺍٰﻥِ ﻟِﻴَﺬَّﻛَّﺮُﻭﺍ âyeti, sahife iki yüz seksen dokuzdaki (289) ﺍِﻟٰﻰ ﻏَﺴَﻖِ ﺍﻟَّﻴْﻞِ ﻭَﻗُﺮْﺍٰﻥَ ﺍﻟْﻔَﺠْﺮِ ﺍِﻥَّ ﻗُﺮْﺍٰﻥَ ﺍﻟْﻔَﺠْﺮِ ﻛَﺎﻥَ ﻣَﺸْﻬُﻮﺩًﺍ âyetine bakar. Bununla beraber sahife iki yüz doksanda (290) ﻭَﻟَﻘَﺪْ ﺻَﺮَّﻓْﻨَﺎ ﻟِﻠﻨَّﺎﺱِ ﻓ۪ﻰ ﻫٰﺬَﺍ ﺍﻟْﻘُﺮْﺍٰﻥِ ﻣِﻦْ ﻛُﻞِّ ﻣَﺜَﻞٍ âyetine bakar. Sahife dört yüz yetmiş altıda (476) ﻛِﺘَﺎﺏٌ ﻓُﺼِّﻠَﺖْ ﺍٰﻳَﺎﺗُﻪُ ﻗُﺮْﺍٰﻧًﺎ ﻋَﺮَﺑِﻴًّﺎ ﻟِﻘَﻮْﻡٍ ﻳَﻌْﻠَﻤُﻮﻥَ âyetine bakar. Sahife beş yüz on yedide (517) ﻕٓ ﻭَﺍﻟْﻘُﺮْﺍٰﻥِ ﺍﻟْﻤَﺠ۪ﻴﺪِ âyetine bakar, gider. Sahife beş yüz yirmi dokuzda (529) ﻭَﻟَﻘَﺪْ ﻳَﺴَّﺮْﻧَﺎ ﺍﻟْﻘُﺮْﺍٰﻥَ ﻟِﻠﺬِّﻛْﺮِ ﻓَﻬَﻞْ ﻣِﻦْ ﻣُﺪَّﻛِﺮٍ âyetine bakar. Sahife beş yüz yetmiş birde (571) ﺍِﻧَّﺎ ﺳَﻤِﻌْﻨَﺎ ﻗُﺮْﺍٰﻧًﺎ ﻋَﺠَﺒًﺎ âyetine bakar. Sahife beş yüz doksanda (590) ﺑَﻞْ ﻫُﻮَ ﻗُﺮْﺍٰﻥٌ ﻣَﺠ۪ﻴﺪٌ ﻓ۪ﻰ ﻟَﻮْﺡٍ ﻣَﺤْﻔُﻮﻅٍ âyeti o silsile-i nuraniyeyi çeker. O uzun mesafede birbirine bakar. Sonra yukarı tarafında iki yüz altmış birde (261) ﺍﻟٓﺮٰ ﺗِﻠْﻚَ ﺍٰﻳَﺎﺕُ ﺍﻟْﻜِﺘَﺎﺏِ ﻭَﻗُﺮْﺍٰﻥٍ ﻣُﺒ۪ﻴﻦٍ âyetine bakar. Sonra sahife iki yüz elli ikide (252) ﻭَﻟَﻮْ ﺍَﻥَّ ﻗُﺮْﺍٰﻧًﺎ ﺳُﻴِّﺮَﺕْ ﺑِﻪِ ﺍﻟْﺠِﺒَﺎﻝُ ﺍَﻭْ ﻗُﻄِّﻌَﺖْ ﺑِﻪِ ﺍﻻﺎَﺭْﺽُ âyetine bakar.