Risale-i NurNimet-i İslâm

TELKİN KEYFİYYETİ:

Nimet-i İslâm · s.440

Definden ve zikrolunan tilâvet ve duâdan sonra, bir salih kimse kalarak, kabrin baş tarafına, medfun meyyitin, vechi mukabelesine durarak, ona hitaben, ismiyle: (meselâ, ya Muhammed, yâ İbni Gülsüm) diye, {(2) Meyyitin, hem kendi ismini anar, hem de onu validesine izale eder. Çünkü, doğanın validesine nisbet! , babasına olan nisbetinden daha muhakkaktır. Validesininismi, malûm değilse, Hazret-i Havvaya, izafe olunur. Kadında, kendi isminden sonrabin, yerine binti, lâfzı söylenir.} üç kere nidadan sonra: ﺍُﺫْﻛُﺮْ ﻣﺎَ ﻛُﻨْﺖَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻣِﻦْ ﺷَﻬﺎَﺩَﺓِ ﺍَﻥْ ﻻﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﻭَ ﺍَﻥَّ ﻣُﺤَﻤَّﺪًﺍ ﺭَﺳﻮُﻝُ ﻟﻠّٰﻪِ ﻭَ ﺍَﻧَّﻚَ ﺭَﺿﻴِﺖَ ﺑِﺎ ﻟﻠّٰﻪِ ﺭَﺑّﺎً ﻭَ ﺑِﺎﻻﺎِﺳْﻼﺎﻡِ ﺩِﻳﻨﺎً ﻭَ ﺑِﻤُﺤَﻤَّﺪٍ ﻧَﺒِﻴًّﺎ ﺻَﻠَّﻰ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻭَ ﺳَﻠَّﻢْ ﺑِﺎﻟْﻘُﺮْﺍٰﻥِ ﺍِﻣﺎَﻣﺎً (Üzkür mâ künte aleyhi min şehâdeti en lâilâhe illallah ve enne Muhammeden resûlullahi ve enneke radîte billâhi rabben ve bil-islâmi dinen ve bi-Muhammedin sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem nebiyyen ve bil-kur'âni imâmen) der. Beyanı geçen telkin, muhtazara mütaallik ifadatı müteakip, müellif, bu vech üzere olan, meyyitin telkini hakkında, üç kavli dermeyan ederek, diyor ki meyyiti gömdükten sonra dahi, telkin meşrûdur. {(1) Bu, ehli sünnet ve cemaate mensup, sözdür. (Mevtanıza telkin ediniz) Mealindeki, hadîs-i şerif hükmüne göredir.} Alâ kavlin, meyyit definden sonra, telkin olunmaz. {(2) Bu söz, mûtezileye nisbet olunmuştur.} Ve âlâ kavlin, meyyite telkin, ne emrolunur, ne de nehyolunur.