TAVÂF VE METAF:
Nimet-i İslâm · s.536
Tavâf: Beyti muazzam etrafını dolaşmaktır ki, Rüknü Hacerden Kâbe kapusu cihetine doğru, sağa gidilmek şartiyle, beyti muazzam sola alınarak Hacer-i esvedden başlayıp, orada son bulmak üzere, yedi devre yapılır. Her devre, bir şavt tesmiye olunur ki, bir gayeye gelmek demektir. Her yedi şavt, bir tavâftır. (Onun dört şavtı, rükün ve üç şavtı, vâciptir) Her tavâftan sonra, kerahet vakti dışında, iki rekât namaz kılınır. Bu namaz Haccın vâciplerindendir. Tavâf edene, Taif denir. Kâbe-i Mükerreme çevresinde, tavâfa mahsus olan mahalle de, Matâf tâbir olunur ki, Hâtimin gerisinden dolanan bir yoldur. {(1) Tavâf edenlerin, o yolu, - taştıkları - da olur. Tavâf mekânı, mescidi haram dahilinde beyti muazzamın etrafıdır. Uzaktan, sütunlar arkasından dolaşılsa bile, olur.} Nâbi: Bu ne devlet ne saâdet bu ne câh Ki olasın tâifi dergâh-ı ilâh Eyle meydân-i metâf üzre hirâm Cebhen et, ferş-i reh-i rükn-i makam Dili pervâne-i şem-i harem et Tavf-ı dergâh-ı veliyy-i niam et.
Tavf dahi tavâf mânâsınadır. {(1) Buna, istitafe ve tetavvuf dahi, denir.} Belli vakti olmamak üzere, gece gündüz birçok tavâf edilebilir ki, onlar nafile tavâftır. Ve âfâkiye göre, nafile namazdan efdâldir. Mevsimin gayride, mekkî için, dahi böyledir. Mevsiminde ise mekkîye nafile namaz nafile tavâftan efdâldir. Tavafta, telbiye edilmeyip, tekbîr ve tehlîl edilir, ve salâvatı şerife okunur. Hacca bağlı olarak tavâfın üç nevi vardır: Tavâfı Kudum, Tavâfı Ziyaret, Tavâfı Sader. Tavafı Kudum, Mekke-i Mükerremeye varıldıkta, edilen tavâftır ki, ona Tavafı Tahiyyet ve Tavâfı Lika ve (Ahdi bil-beytin ilk tavâfı) dahi denir. Âfâki için, sünnettir. Tavafı Ziyaret ki, ona Tavâfı ifaza dahi denir: Arafattan inildikten sonra, edilen tavâftır. Haccın erkânından olan tavâf, işte budur ki her hac edene farzdır. Onun için, bu tavafın bir ismi de, Tavâfı Rükün'dür. Tavâfı Sader ki, buna Tavafı Vedâ dahi denir: Nahr günü, cimâr remyi ile, nihayet bularak, minâdan Mekke-i Mükerremeye inildiği vakit, edilen tavâftır. Âfaki hakkında bu, vâciptir. Menasik, bununla sona erer. Sader, avdet mânâsınadır. Huccac, o vakit ihramdan çıkmış ve âfâki olanlar, Kâbeye veda edip, beldelerine dönmek üzere, bulunmuş olurlar. Onun için, mezkûr tavâfın bir ismi de, Tavâfı Veda olmuştur. Nâbî: Kâbetullâh dil-i insanı kebîr Hacer ol kalbe süveydây-ı zâmîr Ârif-i mertebe-i âb ve kil ol Var dolan dairesin dil bedii ol Tâ sana zâhir ola nokta-i kâr Ola gör dâiresinde perkar.
İZTİBÂ, İSTİLÂM VE REMEL:
İztibâ: Tavâfa {(1) Maksut, sonunda saiy edilecek olan tavâfı kudum veya tavâfı ziyarettir.} başlamadan önceden ridânın bir ucunu {(2) Rida, hakkında evvelce izahat verilmiştir.} sağ koltuğu altından alarak, sol omuzu üzerine atmaktır. Erkeğe sünnettir.Bu tarz üzere olan muhrime Muztabî denir. İstilâm: Selâmlamaktır ki, tavafa gerek başlama sırasında, gerek tavâf esnasında, Hacer-i esved önüne gelindikçe, ona istikbal ederek, namaza durur gibi, el kaldırıp, tekbîr ve tehlîl ile, haceri müşarun-ileyhe el koymak ve onu takbil eylemek, ve mümkün olamadığına göre, uzaktan el işareti yapmaktır.Tavâf selâtından sonra, dahi Hacer-i esved istilâm olunur. Remel, emel vezninde, iztibâ halinde, tavafın ilk üç devresi -adımlar kısaltılmak ve omuzlar silkelenmek veçhile- süratli ve çalımlı icra olunmaktadır. Aleyhissalâtu vesselâm efendimiz hazret-i ashabı ile birlikte umre ederlerken, {(3) Bu umre-i seniyye, Hicretin altıncı senesindeki, Hudeybiyye sulhü mucibince, ertesi sene zilkaadesinde vâki olmuştur ki, ona Kaza umresi ve Kısas umresi denilmiştir.} müşrikin, gerek Seyyidül-mürselin efendimizin, gerek ashabı güzînin, usret, cehd ve şiddet içinde olduklarını söyleşerek, -Dâr-un Nedve- önünde saf olup, seyre durmuş bulunduklarından, efendimiz hazretleri, rida-i şerifiyle iztiba edip sağ bazularını açmış ve yürüyüşlerinde, remel ve hervele. {(4) Tavafta, mezkûr veçhile edilen sürate remel, saiyde meyleyni ahdareyn arasında edilen sürate (hervele) tâbir olunur. Niteldin beyânı gelecektir.} etmişler ve: Bugün kendisini, onlara kuvvetli gösteren kişiye, Hak rahmet etsin." buyurmuşlardır. Erkekler için, haccın sünnetlerinden olan İztibâ ve Remel her tarafta değil, kendisini saiy takib edecek olan, tavafta yapılır. Nafile tavâfta saiy olmadığı cihetle, iztibâ ve remel olmadığı gibi, vâcib olan, veda tavâfından sonra, dahi, saiy olmadığı cihetle, onda da iztiba ve remel yoktur. Tavâfı kudumda remel icra olunur ise ne âlâ ve illâ, ziyaret tavâfında yapılır. {(5) Hem de, sünnete değil de, farza tâbi kılındığı için, remelin ziyaret tâvafında icra edilmesi efdal sayılmıştır. Lâkin ihramdan çıkılmış bulunduğundan, bu remel iztibasız olur.}