TALÂKI REC'Î VE BÂİN YAHUT SARİH VE KİNAYE:
Nimet-i İslâm · s.685
Bir kimse zevcesinin tatlîkini, mücerret niyyet etmek ve kalbinden geçirmek ve mehrini vermek ile, onu boşamış olmayıp, tatlik, onun tâbiri mahsusu irat etmekle, olur. {(5) Hattâ dilsiz olmayan zevcin talâk talebine ve tatlik sualine, cevaben, baş eğmesi talâk değildir. Behcetül-fetâvâda mezkûrdur ki: "Zeyd, dilsiz olmayan Amre, zevcen Hindi boşa dedikte, Amr aslen bir şey söylemeyip, ancak başını eğse, mücerred böyle etmekle Hind, Amrdan boş olur mu? Cevabı: Olmaz. Zevceni boşadın mı? sualine cevaben, mücerred baş eğmek dahi böyledir. "} Tatlîkte istimal olunan sözler, o mânâda ya sarih veya gayr-i sarih olup; sarih olanına müfsah dahi, denildiği gibi, gayr-i sarih olanına kinaye veya mekniy dahi denilir, ye işte talâkın, sarih ve kinaye olması, tâbirinin sarih veya gayr-i sarih bulunmasından ibaret olup, hükmü itibariyle dahi talâk (rec'î ve bâin) kısımlarına taksim olunur.