Risale-i NurNimet-i İslâm

NAMAZI TERKEDENİN HÜKMÜ:

Nimet-i İslâm · s.307

Namazın farziyyetini ikrar ile beraber, onu tembelliğinden dolayı terk eden, fasıktır. {(1) Nitekim, namaz vakitlerinin evvelinde zikrolundu. Terk tabirinin -amden-demek olduğu malûmdur. Füsuk, istikametten huruçtur. Cenâb-ı bâriye taatten huruceden müslime fâsık denir.} Diğer mezheplerde olduğu gibi, hadden yahut küfren. katl olunmayıp, sadece darp ve haps olunur. Ve mühmel bırakılmıyarak, icabına göre nush, yahut unf edilir. Ya musâllî olur ve yahut hapiste ölür. Suyütî'nin Câmi-i Sağirinde kütüb-ü sitte ashabından, imam Buhâri ile imam Neseîden mâdâsının remziyle mezkûr, Hazret-i Câbirden mervi hadiste: "Küfür ve şirk ile insan arasında sadece namaz vardır." buyurulmuştur. Yani insan onu terkederse aradaki fark ortadan kalkmış olur. İyazen billâhi teâlâ, namazı inkâren veya istihfafen, terk eden mürted muamelesi görür.