KİTAB-ÜL-EYMAN:
Nimet-i İslâm · s.719
(YEMİN) Eytam, yetimin cem'i olduğu gibi, eyman da yeminin cem'idir. Yeminin tarifinden evvel, muradiflerini bilmeliyiz ki, lâfzından iştikak vâki olmadığı cihetle, onların kendilerine ihtiyaç vardır: Kasem ve halif, yenlinin muradifleridir. Kasem, if'âl babından kullanılır. (Lâ uksimu) âyet-i kerimesinde olduğu gibi. Halif, hanın fethi velâmın kesri iledir. Hanın kesri ve lâmın sukunu ile Half dahi, söylenir. İkinci baptan tasrif olunur. Ve muteaddisinde tahlif ve ihlâf ve İstihlâf, denilir. Yemin, tâlika dahi şâmil olmak üzere, {(1) Tâliki talâka bakınız.} şöyle tarif olunur: Haberin, iki taraftan birini - muksemun bih - ile takviyedir. {(2) İki taraf, emri âtiye nazaran, yapma ve terk etmeden, ibaret olup, geçmiş eve şimdiki hale nazaran, takviye olunacak cihet, vakıa mutabakattır.} Muksemun bih: Cenâb-ı Hakkın, ismi zat veya sıfatı, ve yemini - billâhın gayriye göre, cezanın şarta tâlikidir. Yemin edene halif ve edilene mahlûfun aleyh tâbir olunur. Muksemun bihe, Mahlûfun bih dahi denir.