FASIL
Nimet-i İslâm · s.564
İfrad Haca: Tarif olunan hacc-ı ifrad, faziletçe temettü haccından daha aşağıdadır. (1) Ve nahr günlerinde temizlenmemiş ise, tavâfı tehir etmesinden dolayı, kendisine bir şey terettüp etmez. Eğer ziyaret tavafını veya onun ekserini, nahr günlerinde ifâ edecek müddet, temiz olmuş idiyse, tehirinden dolayı kendisine dem terettüp eder. Çünkü, özürsüz, vacibi terk etmiş olur. "Adetli olan kadına, beytullahı tavaf etmek helâl olur mu? Cevabı: Olmaz. Bu surette o kadın, âdetli olmakla, ziyaret tavafını tehir eylese, kendisine kan yâni (kurban) lâzım olur mu? Cevabı: Olmaz. Temettû Haccı, ondan efdâl olduğu gibi, Kıran Haccı da temettû haccından efdâldir. Kıran Haccı, hac ile umreyi cem etmek, yâni bir ihramda, hem hac ve hem umre eylemektir. İhrama girerken kıldığı iki rekât namazdan sonra: "Yâ rabbi ben hem umre, hem hac etmek istiyorum, onları bana kolay getir ve kabûl eyle," diye niyyet ve duâ eder. Sorara telbiye eder. Mekke-i Mükerremeye dahil olduğunda, umre tavafından başlayıp, iztiba ve remel eder ve tavaf namazından sonra, mesâya çıkıp, saiy ve hervele eyler. umre, bu fiiller ile tamam bulmakla, bundan sonra beyti muazzama varıp, hac için kudum tavafı eder ve iztiba ve remeli yapar. Tavaf ve salâttan sonra, mesâya çıkıp, yine saiy ve hervele eyler. Bu iki tavafı namazları ile beraber arka arkaya yapmak ve sonra iki saayi birden etmek dahi câizdir. Ve lâkin bu, günahtır. Sonra, muhrim olarak kalıp, vukuf ve tavafı ziyaret ve remyi cimar gibi, hac efâlinin bakiyyesini icrâ için, onların zamanına muntazır olur. {(1) Dilediği kadar tavaf eder. Artık onlarda, iztiba ve remel olmaz.} Zamanı geldikte, {(2) Ona başlangıç, zikrolunduğu üzere, zilhiccenin sekizinci günüdür.} onları icrâ ile haccını itmam edip ihramdan çıkar. Âfâkî ise, yâni Mekkede kalıcı değilse, vedâ tavafını dahi, tarif olunan teferruatiyle ifâ eyler. Nahr günü, Minâda cemre-i akebeden sonra, vücûben kurban keser. Çünkü, Cenâb-ı Hak, onu iki nüsükün dahi edâsına muvaffak etmiştir. Kesilen kurban, udhiye değil, kıran demidir. O da, ya bir şat yâni koyun veya keçi veyahut deve veya sığırın yedide biridir. {(3) Lâkin telbiye hâmişinde, süneni İbni Mâceden naklen ve ondan evvel, hac ve umre bahislerindeki huccac lâfzına dair olan hamişte geçen hadisler mefhumunca telbiyede (ac) yâni bağırmak mendup olduğu gibi, kanın akıtılmasında dahi (sec)yâni şuruldamak mendup bulunduğundan kurbanın - bedene - yâni bir deve veya sığır olması efdaldir.} Kurban bulunmazsa, üçü nahr gününün hulûlünden evvel ve yedisi teşrik günlerinin geçmesinden sonra olmak üzere, on gün oruç tutar. {(4) Kitab-us-savmda zikri geçen, kurban orucu, işte bu, ve bir de, bu kabilden olan - âtîde zikrolunacak - temettü kurbanı orucudur. Niyyetin tebyit ve tâyini şart olan, savm aksamına bakınız.} Eğer Nahr gününden evvel, üç oruç tutamadan, bayram oluverirse, şat zebhi, ona tahakkuk etmekle, sonraki -savm ve sadaka- kâfi olmaz. Temettü Haccı: Hac ile umreyi başka başka iki ihram ile cem eylemektir. Mîkattan ihram ettiği sırada: "Yarabbi ben umre etmek istiyorum, onu bana teysîr ve kabul eyle," diye yalnız umre için, niyyet ve telbiye eder. Mekke-i Mükerremeye duhulde, önceki şekilde olduğu gibi, umre için, tavaf ve saiy ettikten sonra, tiraş veya taksir ile, ihramdan çıkar. {(1) Eğer, sevki hediy etmemişse ki, Minâya kurban göndermemiş ise demektir. Eğer müta kurbanını, kendinden evvel Minâya göndermemiş olursa umre ihramından çıkamaz.} Mekkede helâl olarak yâni muhrim olmayarak kalıp, mûtâd olan elbisesiyle tavaflar eder. {(2) Onda, kudum tavafı yoktur.} Ve her helâl fiili işler. Halîlesiyle -içtima- bile eder. Minâya çıkılmak günü ihrama girer, arafatta ve bayram gecesi Müzdelifede bulunup, sabahleyin oranın, vukufundan sonra Minâya gelir. Orada cemre-i akabeye remy ve vücuben kurban zebh veya nahr ettikten {(3) Zebh ile nahrın farkı, zebayih kitabında mezkûrdur. Kurban bulamayan(mütemetti), kaarin gibi, on gün oruç tutar.} ve tıraş veya taksirden sonra, Mekkeye inerek, ziyaret tavafını eder. Ve kudum tavafını müteakip, saiy etmemiş ise, onu da edip, yine Minâya çıkar ve remyi cimardan sonra, Mekke-i Mükerremeye gelerek, orada kalmayacak olduğuna göre, veda tavafını dahi yapar.