Risale-i NurMesnevî-i Nuriye

6- HABBE

Mesnevî-i Nuriye · s.263

İki zeyli vardır. Bu risalenin birinci "İ'lem"i, hakikat-i Muhammediye (A.S.M.) âlemin hem sebeb-i hilkati, hem çekirdeği, hem meyvesi, hem netice-i hilkat-i âlem olduğunu gayet edibane bir üslûb ile beyan ediyor. Diyor ki: Eğer âlemi bir kitab-ı kebir olarak görsen, kâtibinin kaleminin mürekkebi Nur-u Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmdır. Eğer âlemi bir şecere suretinde görsen, evvelâ çekirdeği, sonra meyvesi yine Nur-u Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm'dır. Eğer âlemi bir zîhayat libasını giymiş görsen, Onun ruhu Nur-u Muhammedî Aleyhissalâtü Vesselâm'dır. Eğer âlemi bir gül bahçesi olarak görsen onun andelib-i zîşanı yine Nur-u Muhammedî Aleyhissalâtü Vesselâm'dır." Risalenin sonunda gayet güzel bir tazarru' ve niyaz ve istiğfar vardır. ZEYLÜ'L-HABBE Habbenin Birinci Zeyli'nin âhirlerinde, ﺣَﺴْﺒُﻨَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﻭَﻧِﻌْﻢَ ﺍﻟْﻮَﻛ۪ﻴﻞُ ٭ ﻻﺎ ﺣَﻮْﻝَ ﻭَﻻﺎ ﻗُﻮَّﺓَ ﺍِﻻَﺎ ﺑِﺎﻟﻠّٰﻪِ ﺍﻟْﻌَﻠِﻰِّ ﺍﻟْﻌَﻈ۪ﻴﻢِ mertebelerinin Yirmidokuzuncu Lem'a-i Arabiye'ye nisbeten kısa ve gayet güzel beyanları mündericdir. ZEYLÜ'Z-ZEYL Habbe'nin ikinci zeylinde, gayet mühim bir risale olan hem Arabca, hem Türkçe olarak kesretle intişar eden Asâ-yı Musa mecmuasında Yirmiüçüncü Lem'a namındaki"Tabiat Risalesi"ninmuhtasar kısa Arabçası da vardır. Bu risale, Ankara'da te'lif edildiği zaman bir matbaada tab'edilmiştir. İnsanların ağzından çıkan dehşetli üç kelimenin butlanını isbat ederek tabiat bataklığında boğulanları kurtarıyor.