Dördüncü Misal:
Mektubat · s.127
Nakl-i sahih ile, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın cesur kumandanlarından ve hizmetkârlarından olan Üsame Bin Zeyd der ki: Bir seferde, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ile beraberdik. Kaza-yı hâcet için hâlî, settareli bir yer bulunmuyordu. Ferman etti ki: ﻫَﻞْ ﺗَﺮٰﻯ ﻣِﻦْ ﻧَﺨْﻞٍ ﺍَﻭْ ﺣِﺠَﺎﺭَﺓٍ Dedim: Evet, var. Emretti ve dedi: ﺍِﻧْﻄَﻠِﻖْ ﻭَﻗُﻞْ ﻟَﻬُﻦَّ ﺍِﻥَّ ﺭَﺳُﻮﻝَ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻳَﺎْﻣُﺮُﻛُﻦَّ ﺍَﻥْ ﺗَﺎْﺗ۪ﻴﻦَ ﻟِﻤَﺨْﺮَﺝِ ﺭَﺳُﻮﻝِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻭَﻗُﻞْ ﻟِﻠْﺤِﺠَﺎﺭَﺓِ ﻣِﺜْﻞَ ﺫٰﻟِﻚَ Yani ağaçlara de ki: "Resulullah'ın hâceti için birleşiniz" ve taşlara da de: "Duvar gibi toplanınız." Ben gittim, söyledim. Kasem ediyorum ki, ağaçlar birleştiler ve taşlar duvar oldular. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, hâcetinden sonra yine emretti: ﻗُﻞْ ﻟَﻬُﻦَّ ﻳَﻔْﺘَﺮِﻗْﻦَ Benim nefsim kabza-i kudretinde olan Zât-ı Zülcelal'e kasem ederim, ağaçlar ve taşlar ayrılıp yerlerine gittiler. Şu Hazret-i Câbir ve Üsame'nin beyan ettiği iki hâdiseyi, aynen Ya'lâ İbn-i Murre ve Gaylan İbn-i Selemeti's-Sakafî ve Hazret-i İbn-i Mes'ud, Gazve-i Huneyn'de aynen haber veriyorlar.