Risale-i NurFihrist Risalesi

Sekizinci Şua

Fihrist Risalesi · s.205

Bu Şuâ, İmam-ı Ali'nin (R.A.) Kaside-i Celcelûtiye'sinde üçüncü bir kerameti olarak Risale-i Nur'un en nâmdar risalelerini sekiz remiz ile gösterdiğine dairdir. Birinci Remiz:Risale-i Nur'u tasrih eden ﺗُﻘَﺎﺩُ ﺳِﺮَﺍﺝُ ﺍﻟﻨُّﻮﺭِ ﺳِﺮًّﺍ ﺑَﻴَﺎﻧَﺔً fıkrasından sonra Süryâni lisanıyla Esmâ-i Hüsnâ'dan istimdâd ve suver-i Kur'âniye ile münâcâtında tam otuz üç sûre ile Risale-i Nur'un mebdeî ve çekirdeği olan Otuz Üç Söz'ün adedine garip ve manidar işaret ettiğini ve yirmi dokuzuncu mertebede ﻭَﺍﻟﺸَّﻤْﺲُ ﻛُﻮِّﺭَﺕْ ile kıyamet ve haşri ispat eden ve harika hüccetleriyle iştihar eden ve gözle görünen bir kerametle meydana çıkan Yirmi Dokuzuncu Söz'e makam ve mânâ itibariyle kuvvetli bir tarzda ve hiçbir itiraza ve vesveseye meydan bırakmayarak parmak bastığını.. Hem otuzuncu mertebede ﻭَﺍﻟﺬَّﺍﺭِﻳَﺎﺕِ ﺫَﺭْﻭًﺍ kısmıyle, Otuzuncu Söz nâmındaki Hazret-i İmam-ı Ali'nin (R.A.) meslek ve ahvâl-i ruhiyesinin rûhu olan ahkâm-ı Kur'âniyeyi ve kudret-i Rabbâniyeyi ispat ve maddiyyûnları susturan Zerrât Risalesine kuvvetli bir müşâbehet-i mânâ ile işaretini ispat eder. Hem Otuz Birinci Mertebede ﻭَﺍﻟﻨَّﺠْﻢِ ﺍِﺫَﺍ ﻫَﻮٰﻯ cümlesiyle sarahata yakın bir tarzda Mirac-ı Ahmedîyi (A.S.M.) delail-i akliye ile gayet makul ve kat'i bir surette ispat eden Otuz Birinci Söz'e hem sûre-i ﺍِﻗْﺘَﺮَﺑَﺖِ ﺍﻟﺴَّﺎﻋَﺔُ ﻭَﺍﻧْﺸَﻖَّ ﺍﻟْﻘَﻤَﺮُ den iktibas ederek Otuz Birinci Mertebenin akabinde tekrar edilen ﻭَ ﺑِﺎﻗْﺘَﺮَﺑَﺖْ ﻟِﻰَ ﺍﻻﺎُﻣُﻮﺭُ ﺗَﻘَﺮَّﺑَﺖْ fıkrasiyle Otuz Birinci Sözün zeyli olan Şakk-ı Kamer risalesine sarahata yakın işaretini gösterir. Hem Otuz İkinci Mertebede ﻭَ ﺑِﺴُﻮَﺭِ ﺍﻟْﻘُﺮْﺍٰﻥِ ﺣِﺰْﺑًﺎ ﻭَ ﺍٰﻳَﺔً kısmıyla zerreden şemse kadar âlem-i asğar ve âlem-i ekberden şirki tard edip tesis-i ahkâm-ı Kur'âniyeyi ve rabıta-i din-i Muhammediyi (A.S.M.) bina eden ve kuvvetli bir i'câz-ı Kur'ânî olan Otuz İkinci Söze işaretini ispat eder. Hem Otuz Üçüncü Mertebede ﻭَ ﺍَﺳْﺌَﻠُﻚَ ﻳَﺎ ﻣَﻮْﻻﺎﻯَ ﺑِﻔَﻀْﻠِﻚَ ﺍﻟَّﺬِﻯ ﻋَﻠٰﻰ ﻛُﻞِّ ﻣَﺎ ﺍَﻧْﺰَﻟْﺖَ ﻛُﺘْﺒًﺎ ﺗَﻔَﻀَّﻠَﺖْ kelamıyla Otuz Üç adet Mektubat'a işaret eder. İkinci Remiz:Hazret-i İmam-ı Ali (R.A.) Mektubat'a işaretten sonra Lem'alara işareti içinde Şuâlar'a da bakarak ﻭَ ﺑِﺎﻻﺎٰﻳَﺔِ ﺍﻟْﻜُﺒْﺮٰﻯ ﺍَﻣِﻨِّﻰ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻔَﺠَﺖْ deyip Kur'ân'ın Âyetü'l-Kübrası olan ﺗُﺴَﺒِّﺢُ ﻟَﻪُ ﺍﻟﺴَّﻤٰﻮَﺍﺕُ ﺍﻟﺴَّﺒْﻊُ ﻭَﺍﻻﺎَﺭْﺽُ ﻭَﻣَﻦْ ﻓِﻴﻬِﻦَّ ﻭَ ﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍِﻻَﺎ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩِ âyetinin hakîkat-ı ve kübrâsını tefsir-i ekberini gösteren tevhid ve vahdaniyyet-i İlâhiyeyi kat'i burhanlarıyla ilân eden ve bütün Risale-i Nur'u mârifet ayinesinde gösterip o cihette Risale-i Nur'un fihriste-i ekberi olan ve ehl-i dünya ve ehl-i fennin son ve en yüksek bildikleri ve buldukları ve çok müşkilat içinde ve dâr bir mevkide eflâkı seyreden dürbünlerine mukabil çok geniş mevkilerde müşkilatsız az bir tefekkürle seyr-i eflak ettiren bir mânevî dürbîn-i Kur'âniyye ve her yerde su çıkarıp içiren Âsâ -yı Mûsa namını alan ve Âyetü'l-Kübra risalesi olan Yedinci Şuâ'ya işaretini ispat edip gösterir. Hem onuncu mertebe -i tâdâdında kıyamet ve leyle-i Beraete bakan ﻭَﺑِﺴُﻮﺭَﺓِ ﺍﻟﺪُّﺧَﺎﻥِ ﻓِﻴﻬَﺎ ﺳِﺮًّﺍ ﻗَﺪْ ﺍُﺣْﻜِﻤَﺖْ deyip mânâ-yı işarisiyle bu zamanın dumanlı karanlıklarını izâle eden ve leyle-i Beraet'in bir kandili hükmünde olan Onuncu Söze işaretini gösterir. Hem On dokuzuncu sûre olan Suretü'n-Nur'a bakıp ﺑِﺴِﺮِّ ﺣَﻮَﺍﻣِﻴﻢِ ﺍﻟْﻜِﺘَﺎﺏِ ﺟَﻤِﻴﻌِﻬَﺎ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﺑِﻔَﻀْﻞِ ﺍﻟﻨُّﻮﺭِ ﻳَﺎ ﻧُﻮﺭُ ﺍُﻗْﺴِﻤَﺖْ fıkrasıyla Risalet-i Muhammediyeye (A.S.M.) dair olan On Dokuzuncu Söze ve Mucizat-ı Ahmediyeyi (A.S.M.) yakinen, belki bilmüşâhede sikke-i icaziyle gösteren On Dokuzuncu Mektub'a, Sûre-i Nur'daki âyet-i nurun Zât-ı Muhammediye ile (A.S.M.) hususiyeti münasebetiyle o mertebelerde o risalelere baktığını gösterir. Üçüncü Remiz: ﺗُﻘَﺎﺩُ ﺳِﺮَﺍﺝُ ﺍﻟﻨُّﻮﺭِ ﺳِﺮًّﺍ ﺑَﻴَﺎﻧَﺔً ٭ ﺗُﻘَﺎﺩُ ﺳِﺮَﺍﺝُ ﺍﻟﺴُّﺮْﺝِ ﺳِﺮًّﺍ ﺗَﻨَﻮَّﺭَﺕْ ﺑِﻨُﻮﺭِ ﺟَﻼﺎﻝٍ ﺑَﺎﺯِﺥٍ ﻭَ ﺷَﺮَﻧْﻄَﺦٍ ٭ ﺑِﻘُﺪُّﻭﺱِ ﺑَﺮْﻛُﻮﺕٍ ﺑِﻪِ ﺍﻟﻨَّﺎﺭُ ﺍُﺧْﻤِﺪَﺕْ fıkralarıyla Risale-i Nur'un üç mühim sırrını beyan ile Risale-i Nur'un başında mührünü gösterir. Dördüncü Remiz:Yirmi beşinci mertebede ﺑِﺘَﻤْﻠِﻴﺦِ ﺍٰﻳَﺎﺕٍ ﺷَﻤُﻮﺥٍ ﺗَﺸَﻤَّﺨَﺖْ deyip, âyât-ı Kur'âniyenin i'câzlarını beyan ve Kur'ân'ın kırk vecihle mu'cize olduğunu ispat eden Yirmi Beşinci Söz'e işaretini, hem yirmi altı ve yirmi yedide ﺍَﺑَﺎﺫِﻳﺦَ ﺑَﻴْﺬُﻭﺥٍ ﻭَ ﺫَﻳْﻤُﻮﺥٍ ﺑَﻌْﺪَﻫَﺎ deyip Yirmi Yedinci Söz'ü ve Sahabeler hakkındaki mühim zeylini irade ettiğini ve işaretini gösterir. Beşinci Remiz: ﺑَﺪَﺋْﺖُ ﺑِﺒِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺭُﻭﺣِﻰ ﺑِﻪِ ﺍﻫْﺘَﺪَﺕْ ﺍِﻟٰﻰ ﻛَﺸْﻒِ ﺍَﺳْﺮَﺍﺭٍ ﺑِﺒَﺎﻃِﻨِﻪِ ﺍﻧْﻄَﻮَﺕْ der. Sözler'in fatihası olan Birinci Söz namındaki Bismillah risalesine, hem ﺑِﻮَﺍﺡِ ﺍﻟْﻮَﺣَﺎ ﺑِﺎﻟْﻔَﺘْﺢِ ﻭَﺍﻟﻨَّﺼْﺮِ ﺍَﺳْﺮَﻋَﺖْ fıkrasıyla fütuhât-ı İslâmiyeden gaybi haber veren ve bir kısım esrar-ı huruf-u Kur'âniyeyi beyan eden"Rumuzât-ı Semâniyye"namındaki sekiz küçük risalelere işaretini ispat eder. Altıncı Remiz:On iki Süryani isimlerine, bidâyette iştihar ve intişar eden ve On İki Söz namında on iki küçük risalelere, sâir sarih ve kat'i işaret ve delil ve emare ve karinelerin delâletiyle bu süryani isimlerin bu küçük risalelere işaretini gösterir. Yedinci Remiz: ﻭَ ﺑِﺎﻻﺎٰﻳَﺔِ ﺍﻟْﻜُﺒْﺮٰﻯ ﺍَﻣِﻨِّﻰ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻔَﺠَﺖْ ﻭَ ﺑِﺤَﻖِّ ﻓَﻘَﺞٍ ﻣَﻊَ ﻣَﺨْﻤَﺔٍ ﻳَﺎ ﺍِﻟٰﻬَﻨَﺎ ﻭَ ﺑِﺎَﺳْﻤَﺎﺋِﻚَ ﺍﻟْﺤُﺴْﻨٰﻰ ﺍَﺟِﺮْﻧِﻰ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺸَّﺘَﺖْ cümlesiyle Otuzuncu Lem'a olan altı Nükte-i Esmâ risalesine; hem ﺣُﺮُﻭﻑٌ ﻟِﺒَﻬْﺮَﺍﻡٍ ﻋَﻠَﺖْ ﻭَ ﺗَﺸَﺎﻣَﺨَﺖْ kelimesiyle Otuz Birinci Lem'a'nın birinci Şuâı olan ve otuz üç âyât-ı Kur'âniyenin Risale-i Nur'a işaretini ispat eden ve birer mu'cize-i Kur'âniye hükmünde bulunan risaleye işaretlerini gösterip, ispat eder. Sekizinci Remiz:Evvelâ iki sual-cevap ile mühim bir hakikatı beyan eder. Şöyle ki: Bütün kıymettâr kitaplar içinde Risale-i Nur'un Kur'ân'ın işârât ve iltifatına ve evliyâ-i izâm 'ın takdir ve tebşir ve tahsisine vech-i ihtisasını ; Hem Risale-i Nur'un bilfiil harikulâde olarak bu asr-ı zulmet ve vahşet ve dehşette düşmanlarına karşı mukavemeti ve resâneti ve mü'minlere karşı şefkat ve himayeti ve talebelerine iksir-i nûr ve veraset-i nübüvvetle harika bir surette hakikat tedrisi ve ilim ihdâsı ve Muhyi ismine mazhariyetle ölü kalblerin dirilmesi Risale-i Nur'un bir kerameti ve bizlere ve ehl-i imana bir ikram-ı İlahi ve bir in'âm-ı Rabbanî olduğundan izharı tahdis-i nimet olduğunu delilleriyle ispat ve beyan edip, hususi kanâatinden tevellüd eden çok emareler ve karinelerden üçünü zikirle keramet-i Aleviyeyi tasdik ve temhir edip, hâtime verir.