Ez-Zühre
Fihrist Risalesi · s.236
Uzun bir hakikatın yalnız ucunu göstermek ve parlak bir nurun yalnız bir şuâını irae etmek maksadıyla yazılan bu çok mühim risale, gayet ehemmiyetli hakikatleri ihtiva ettiğinden en mümtaz Nur şakirdleri nin musırrâne talepleri üzerine -ekserisi Arapça bilmeyen o şakirdleri n istifadelerine medar olmak için -kısmen izahlı, kısmen kısa bir meâli Üstadımız tarafından Türkçeye çevirilmiş ve On Yedinci Lem'a namıyla on Beş Nota olarak Risale-i Nur Külliyatının Lem'alar kısmına ilhak edilmiştir. Zühre şöyle bir hakikatla başlar: Dünyadaki her zihayat mâlikinin ismiyle, nâmıyla, hesabıyla çalışan muvazzaf bir asker gibidir. Kim kendi kendine malik zannetse o kimse haliktir. Sonra, uzun ve muhit bir salât-ü selâmı müteakip herbiri bir risalenin güya hülâsası ve çekirdeği mâhiyetindeki şumüllü "İ'lem"lere geçer. "İ'lem"lerin birisinde, Kur'ân tilmizi ile felsefe tilmizini içtimai ve şahsi cihetlerden mukayese ederek felsefenin sakim ve muzır kısmının batıl hükümlerini çürütür. Son "İ'lem"i de, gayet güzel ve hazin bir mânacat ihtiva etmektedir. Daha fazla malumatı Türkçe olan"Notalar"Risalesi'ne havâle ederiz. Bu Mesnevî-i Nuriyenin fihristesinde, o kıymettar hârika risalelerdeki yüzer hakikatlerden yalnız bir ikisini nâkıs fehmimizle ve kasır ifademizle göstermeye çalıştık. Yoksa gösterdiğimiz misaller, o hârika-i ilm ü irfanın ne en canlı noktaları olabilir ve ne de en kıymetli cevherleri olabilir. Belki o şemsin cüz'i bir şuâı ve o bahrın küçük bir katresidir.