Risale-i NurBüyük Şafiî İlmihali

ZİHAR

Büyük Şafiî İlmihali · s.560

Zihar, bir kimsenin karısının Anne, kız ve kız kardeş gibi ebediyyen haram olan bir kadının tümüne veya bir cüzüne benzetilmesidir. Bu teşbihi yapan zevce müzâhır, karısına da müzaherüminha denilir. Müzâhır olan kimsenin akıl, bâliğ, müslüman ve erkek olması gerektiği gibi muzaharminhanın da zevce olması gerekir. Ziharın sarihi olduğu gibi kinayesi de vardır. Sarihi, "Sen bana veya bence annemin veya kızımın arkası gibisin veya sen, annemin arkası gibisin." Mutemede göre bir kimse, karısını, annesinin veya kızının eline ve göğsüne veya karnına benzetse de böyledir. Kinayesi ise, "Sen, bence annem veya kızım gibisin" veya "Sen annemsin" gibi kelimelerdir. Şayet ziharı kasdederse zihârdır. Yoksa sen onlar gibi değerlisin diye kasd ederse zihar sayılmaz. Bir kimse, kendi zevcesinin bir cüzünü anne veya diğer muharramattan birisinin cüzüne benzetirse yine zihar sayılır. Bir kimse, kendi zevcesine "Sen annemsin" dese, zihar değil, talâk kinayesi sayılır. Talâk, zihar sayılmadığı gibi zihar da talâk sayılmaz. Zihar olayları bu memlekette pek vaki olmaz. Müekkatan zihar sahih olduğu gibi müebbeden de sahihtir. Ziharda bulunan kimseye keffaret lazım gelir. Keffaret vermeden önce münasebet ve öncüleri haramdır. Keffaret için niyet lazımdır.