Risale-i NurBüyük Şafiî İlmihali

İFTİRA VE LİÂN

Büyük Şafiî İlmihali · s.559

İnsan için en büyük ayıplardan biri zinadır. Bunun için her hangi bir kimse, daha önce zinası sabit olmamış bir akil ve baliğ kimseye: "Sen zanisin veya zina ettin" ve dört adil şahidle isbat etmezse, dinen kazf ve iftira cezasına müstehak olur. Kazfın cezası seksen değnektir. Hatta üç kişi, birisinin bir kadınla zina ettiğini görseler şehadetleri makbul olmadığı gibi, zinayı onlara isnad ettikleri takdirde cezaya müstahak olurlar. Fakat akîl ve balîğ olmayan veya daha önce zinası sabit olup cezaya çarpılmış bir kimseye zina suçu isnad eden kimse, dört şahit ile onu ispat etmediği takdirde sadece Ta'zir cezasına müstehak olur. Bir kimsenin "sen fasıksın" veya "habissin" veya bir kadına "sen hiçbir kimse için yok demezsin" demesi, kinaِۙsayılır ve niyetine göre hareket edilir. Gayesi zina ile suçlamak ise kendisinden ispat istenecektir. İspat edemediği takdirde Kazif cezasına müstehak olur. Fakat gayesi zina ile suçlamak değilse bir şey icab etmez. Bir kimse başkasına "sen orospu çocuğusun" veya bir kadına "sen kahpesin" dese, sarahaten onları zina ile suçlamış olur. Yalnız birinci misalda anne hayatta olduğu takdirde kendisi davayı yürütecektir. Yoksa onun varisi. Bir kadın birisine "sen zanisin" dese, o da "seninle zina ettim" diye cevaplandırırsa bu adam zina suçunu kabul ettiği gibi kadını da kazfetmiş olur. Yalnız bir kimse karısına zina suçunu isnad ederse başkasına olan isnattan farklıdır. Dört şahitle isbat etmezse liane gidilecektir. (Lianın durumu ilerde açıklanacaktır.) Bir kimse karısının zina ettiğini bilir veya zannederse onu kazfedebilir. Bu durumda karısı bir çocuk doğurur ve o kadınla henüz münasebeti olmadığı veya münasebetten altı ay geçmediği için çocuk kendisine ait değildir ve onu nefyetmekle mükelleftir. Karısını zina ile kazfeden kimse, kazif cezasına çarpılmaması için Liân yapması gerekir. Liân şöyledir: Hakim huzurunda "Eşhedü billah karıma isnad ettiğim zina meselesinde doğru söyler ve doğru söyleyenlerdenim. Ve bu hususta yalancı değilim." Dört defa bu sözü tekrar ettikten sonra beşinci defada şöyle der: "Karıma isnad ettiğim zina hususunda yalan söyleyenlerden isem Allah'ın laneti üzerimde olsun." Kocanın bu şehadeti bittikten sonra sıra kadına gelir. O da dört kere şöyle der: "Eşhedü billah, kocam bana isnad ettiği zina meselesinde yalan söyleyenlerdendir." Beşinci defada da şöyle diyecek: "O doğru söyleyenlerden ise Allah'ın gazabı üzerime olsun." Liân bu şekilde karşılıklı ceryan ettikten sonra hem koca ve hem de karı için ceza ortadan kalkar. Koca bu liân'dan imtina ederse Kazif cezasına, kadın imtina ederse zinâ cezasına müstehak olur. Yalnız bu liandan sonra ebedi bir ayrılık terettüb eder. Artık hiçbir suretle birbiriyle evlenemezler. Lian mutlaka hâkimin huzurunda ve onun emriyle olacaktır. İlk önce kocanın, sonra da kadının lianı teklif edilir. Lianın cuma günü ikindi namazından sonra olması sünnettir. Bu olay Mekke'de cari olursa Rükn ile Makam arasında, Medine'de olursa Minber'in yanında, Beyt-i Makdis'te olursa Sahra'nın yanında, başka bir yerde olursa camide icra edilmesi sünnettir. Yalnız kadın hayız ve nifas halinde olduğu takdirde kapının yanında durmalıdır.