VEKÂLET
Büyük Şafiî İlmihali · s.446
Vekâlet, bir kimsenin işini başkasına bırakıp oku yerine tayin etmesidir. Vekâlet fakihlerin ittifakıyla caizdir. Vekâlet, icab ve kabul ile munakit olur. Binaenaleyh, bir kimse başkasına, "Şu işte seni vekil tayin ettim", der vekil de "kabul ettim" diye cevap verirse vekâlet mun'âkit olur. Vekil ve müvekkil olabilmenin şartı, baliğ ve akil olmakdır. Binaenâleyh, deli ve baygın olan kimseler ne vekil, ne de müvekkil olamazlar. Yalnız eve girmek hususunda çocuğun başkasına vereceği izin müteberdir. Â'ma olan kimse, görmeğe dayanan alış veriş gibi muamelelerde tasarruf etme yetkisine sahip olmasa da, başkasını tevkil edebilir. Vekilin vekaletten haberdar olması şart değildir. Binaenaleyh bir kimse zeydin vekili olduğunu bilmeden malında tasarruf eder sonra kendisine o iş için vekalet verildiğini öğrenirse yaptığı tasarruf sahihtir. Vekalet şifahen münâkit olduğu gibi yazıyla ve haber göndermekle de münakit olur. Bir kimse zeydi vekil olarak tayin ederse, ama zeyd vekaleti kabul etmeyip redd ederse vekalet batıl olur. Fakat bir kimse birisinin yemek yemesi için izin verir o da red eder bilahare yemek yemeye gönlü olursa yiyebilir ve ikinci bir izne ihtiyaç yoktur. Bir kimse birisine "Seni vekil ettim, yalnız ay başına kadar alış veriş yapma ondan sonra yap" dese vekalet caizdir. Kadın erkekten daha ziyade hissi hareket ettiğinden kendisine boşama yetkisi kendisine verilmemiştir, verilmiş olsaydı, İslâm dininin sevmediği boşanma olayları çok vâki olacaktı. Ancak boşamak için vekil olabilir. Yani herhangi bir kimsenin vekaletini alıp eşini boşayabilir. İhramda olan kimsenin nikâh kıyması caiz olmadığından, ne başkasına vekâlet verebilir ne de başkasına vekil olabilir. Müvekkelü fihin şartları: l) Müvekkil'in malı veya ihtisası olması. Binaenaleyh bir kimsenin malik olmadığı bir şeyi satması veya henüz evlenmediği bir kadını boşaması için başkasına vekâlet vermesi caiz değildir. 2) Vekâlete kabil olmasıdır. Yani, başkası tarafından yapılması caiz olan bir şey olmasıdır. Namaz ve oruç gibi bedeni ibadetlerde başkasını vekil tayin etmek caiz değildir. Fakat zekât gibi mali ibadet ile, hac ve umre gibi mali ve bedeni ibadetler için vekil tayin etmek caizdir. 3) Bazı yönlerden malum olması, binaenaleyh az olsun, çok olsun veya bütün işlerimde seni vekil ettim derse vekalet batıldır. Hangi şeyde vekalet vermek caizdir? Hangisinde caiz değildir? Kim vekalet verebilir, kim veremez, gibi konuları kavrayabilmek için şu kurala dikkat edilmelidir: Bir kimse birşeyde tasarruf edebilirse onda başkasına vekalet verebilir. Bir şeyde tasarruf yetkisine sahip olmazsa onda başkasına vekalet veremez. Yalnız bu kuralın istisnaları vardır. Bunları şöyle sıralamak mümkündür: 1 - Bir kimse kapalı bir evde kendisine ait bazı eşyaları bulunur, onları almak için de kapısını kırmaktan başka çaresi olmazsa, kendisi bizzat o kapıyı kırabilir. Ama onu kırmak için başkasını vekil edemez. Yalnız hasta veya yaşlı olursa ya da itibarlı bir kimse olduğundan kapı kırmak gibi şeyler kendisine yakışmazsa onu kırmak ve eşyasını almak için bir vekil tayin etmesi mümkündür. 2 - Kendisine hacz konulmuş bir sefih evlenmek için velisinden izin almışsa kendisi bizzat evlenme akdini yapabilir. Ancak başkasını vekil tayin edemez. 3 - Vekil müvekkilden izin almadan gücü yettiği ve kendisine uygun düştüğü takdirde ikinci bir vekil tayin edemez. 4 - A'mâ alış veriş gibi şeyleri bizzat yapamaz fakat yerine bir vekil tayin edebilir, yeter ki bu vekil de a'mâ, çocuk ve deli olmasın. Yani vekalet şartlarına haiz olsun. 5 - Kadın kendi kendini boşayamaz ama başkasını boşamak için vekil olabilir. Vekâlet, mecburi bir akit değildir. İstenildiği zaman hem vekil hem müvekkil tarafından vekâlet akdi fesh edilebilir. Vekil veya müvekkil ölür veya delirirse vekâlet akdi münfesih olur. Sözü kabul edilir. Bir husus için vekil olarak tayin edilen kimsenin, o hususun bazı yönlerini bilmesi lazımdır. Birisi Zeyde "Bana ait her şey için seni vekil olarak tayin ettim" derse caiz değildir. Vekil olan kimse normal olarak tasarruf edip müvekkili mağdur etmeyecek bir şekilde davranacaktır. Bunun için müvekkilin izni olmaksızın vekil olan kimse o memlekette oranın parasından başka bir para veya vade ile malını satamaz. Böyle yaptığı takdirde zâmin olur. Müvekkil, kendisine vâde ile satış yapmasına müsaade ettiği takdirde, şayet zamanı belirtmişse ne ala, yoksa o hususta örfe göre hareket edilir. Vekil, müvekkilin malını kendi nefsine satamaz. Fakat babasına ve baliğ oğluna satabilir. Vekil olan kimse, müvekkilinin izni olmadan ikinci bir vekil tayin edemez. Ancak kendisine yakışmayan veya gücü yetmeyen şeyler hususunda izinsiz emin bir vekil tayin edebilir. Vekil, olan kimse başkasını tevkil etmek için vekalet izni alarak bir vekil tayin etmişse ikinci vekil, onun vekili olduğundan istediği zamanda onu vekaletten alabilir. Müvekkil, belli bir zaman veya mekan veyahut vekalet için bir şahıs tayin etmişse mutlaka ona riayet etmek icap eder. Vekil emindir. Kusur ve ihmalı olmadan herhangi bir şeyin telefinden sorumlu değildir. Akdin ahkâmı, müvekkile değil vekile taalluk eder. Müvekkil yok gibidir. Vekil ile müvekkilden birisi delirir veya bayılır veya ölürse vekalet akdi münfesih olur. Vekil olan kimse, vekil olduğunu unutur veya bir maksad için vekaleti inkar ederse vekaleti kalkmaz, devam eder. Vekaletin temelinde veya sıfatında ihtilaf vaki olursa, müvekkil yemin ile musaddak olur. Bir kimse, borcunu ödemek için bir vekil tayin ederse bilahare vekil "Ben borcunu ödedim" der, fakat sahibi inkar ederse şahidleri olmadığı takdirde hak sahibi yemin ile musaddak olur. Vekalet ile ilgili birkaç mesele; 1 - Bir kimse bir şey satın almak üzere bir vekil tayin ederse o şeyin vasfını beyan etmesi gerekir. Meselâ bir inek satın almak için vekil tayin etmiş ise ineğin vasfını, yani yerli mi yoksa meselâ Hollanda ineği mi olduğunu beyan etmesi gerekir. 2 - Müvekkil muayyen bir şeyi satın almak için bir vekil tayin etmiş ise vekil ondan başkasını satın alamaz. 3 - Vekil olan kimse müvekkilin satılık eşyasını kendine satamadığı gibi velisi bulunduğu çocuk, deli ve sefih için de satamaz. Ama akil ve baliğ olan oğluna satabilir. 4 - Müvekkil, vekile istediğin şekilde şunu satabilirsin, dediği takdirde, memlekette yürürlükte olan para ile satabildiği gibi yabancı bir para ile de satabilir. Fakat ğabn-ı fahiş veya vâde ile satamaz.