Risale-i NurBüyük Şafiî İlmihali

TALÂKI BİR ŞEYE TA'LİK ETMEK

Büyük Şafiî İlmihali · s.552

Bir kimse, talâkı bir şeyin husuluna talik ederse o şey vaki olmadan önce talâk vaki olmaz. Meselâ birisi karısına "Babanın evine gidersen üç talâk ile boşsun" dese gitmeden önce talâk vaki olmaz ve münasebette bulunmakta da beis yoktur. Fakat gittiği takdirde üç talâkı gider. Bu talikten geri dönmek mümkün değildir. Ondan kurtulmak için yegane çare hul'dur. Yani bir şey mukabilinde zevcenin nikâhını fesh etmektir. Ondan sonra o kadın babasının evine gider. Bilahare iddet beklemeden de ikinci defa yeniden evlenmek ve nikâhı akdetmektir. Bu nikâh önceki nikâhtan başka bir şey olduğundan kadının babasının evine gitmesinde hiçbir beis yoktur. Bir kimse, "Sen falan ayda boşsun" dese, o ayın tam başında boş sayılır. Bir kimse, "Sen bu işi yaparsan boşsun" dese, kadın o işi yaptığı takdirde boşanır. Ancak bir talâk kasd etmiş ise bir, iki talâk kasd etmiş ise iki, üç talâk kasd etmiş ise üç talâk gider. Bir kimse, "falan adamla konuşsan üç talâk ile boşsun" dese kadın, o adam uykuda veya ölü iken kendisiyle konuşsa boşanmaz. Fakat sarhoş iken onunla konuşsa boşanır. Kendisine bir mektup yazar veya bir elçi gönderir veya kendisine işaretle bir şeyler ifade etmeğe kalkışırsa talâk vaki olmaz. Bir kimse, zevcesine "her hangi bir erkekle konuşursan boşsun" dese, sonra kadın babasıyla veya kardeşiyle konuşsa bakılır; şayet gaye ecnebi bir erkekle konuşmayı men etmek ise bir şey icabetmez, yoksa boşanır. Bir kimse karısına "falan adamı görürsen boşsun" dese, ister ölü ister diri olarak onu gördüğü takdirde boşanır. Şayet vücudu kapalı olarak onu görürsen boşanmaz. Fakat ta'likini unutarak onu bizzat veya rüyada veya aynada veya resimde görürse boşanmaz. Bir kimse zevcesine "falan yere gidecek olursan üç talâk ile boşsun" dese; bilahare oraya giderse; şayet kocanın sözünü hatırlayarak gitmişse, zaten talâk vaki olmuş olur. Yoksa unutmuş veya zorla götürülmüşse boşanmaz. Bir kimse, "falan adam evime gelirse karım benden boş olsun" dese, sonra o adam taşınarak evine getirilirse talâk vaki olmaz. Bir kimse, "falan adamın yemeğini yiyecek olursam karım benden boş olsun" der, sonra dediğini unutup yerse, boşanmaz. Durum böyle olmakla beraber bilgisine inandığı kimseye sorulduğunda, "senin talâkın vaki olmuştur" şeklinde cevap alması üzerine bu sefer de o kimsenin yemeğini bilerek yerse, fetvanın yanlışlığı ve sonradan yapılan hareketin amden de olsa, ona (yanlış fetvaya) dayanması dolayısiyle yine talâk vaki olmaz. () Bir kimse, "kardeşimi bu evden çıkarmazsam karım benden boş olsun." dese; sonra çıkarır ve birkaç gün sonra kardeşi tekrar eve dönerse, talâkı vaki olmaz. Çünkü dediği yerine gelmişti. Bir kimse, zevcesine "falan adamla konuşmuşsan, aramızda üç talâk vardır." dese, bu sözle talâk vaki olmaz. Bir kimse, zevcesine "Seni öldürmezsem boşsun" dese, hayatından ümid kesilinceye kadar koca karı hayatı devam eder; ondan sonra, yani hayattan ümid kesilince boşanır. Bir kimse, "Ben falan şeyi yapsam boşsun" dese, sonra unutarak veya zorlanarak o işi yaparsa talâk vaki olmaz. Bir kimse, meselâ Zeydin İstanbul'a geldiğini zanneder, ve buna istinaden "Zeyd İstanbul'a gelmediği takdirde benim karım benden boş olsun" dese, sonra Zeyd'in İstanbul'a gelmediği ortaya çıkarsa zevcesi boşanmaz. Çünkü inancına göre Zeyd İstanbul'a gelmişti ve talâkı bu inanca göre talik etmişti. Bir kimse, zevcesine "İznim olmadan babanın evine gidersen benden boşsun" dese, izinsiz gittiği takdirde boşanır. Fakat bir defa izin alıp babasının evine giderse, artık talâkın hükmü kalkar. Kadın izin almadan babasının evine giderse bir şey icab etmez. Bir kimse, karısına "Benim iznim olmadan dışarıya çıkarsan benden boşsun" dese; sonra şifahen izin vermeyip, kolundan tutup çıkarırsa, boşanmaz. Ama talâkın hükmü bakidir. Çünkü fiil izin sayılmaz. Bir kimse, babasının evine giden karısı için "Karımı evime getiren olduğu takdirde o benden boş olsun" dese, sonra kiralanan bir merkeb ve sahibiyle beraber eve gelirse boşanmaz. Bir kimse, "Zeydin bu işi yapmasını bıraksam karım üç talâk ile boş olsun" diye yemin eder ve haberi olmadan Zeyd o işi yaparsa veya Zeyd'e gücü yetmezse talâkı vaki olmaz.