Risale-i NurBüyük Şafiî İlmihali

SÜNNİ VE BİD'İ TALÂK

Büyük Şafiî İlmihali · s.551

Sünni ve Bid'i olmak üzere iki çeşit talâk vardır. Sünni talâk, tuhur halinde ve münasebet vaki olmadan evvel vaki olan talâktır. Bid'i talâk ise hayız halinde veya içinde münasebet bulunmuş tuhur halinde vaki olmuş olan talâktır. Bid'i talâk, her ne kadar vâki oluyorsa da haramdır. Ara vermeden üç talâk ile kadını boşamak caizdir. Bir kimse, def'aten üç talâk söylerse dört mezhebe göre üç talâk vaki olur. Elhaccâc, İbnu teymiyye, zahiriye ve bazı Şiilere göre üç talâkı def'aten söyleyen kimsenin bir talâkı gider. Belgeleri, Müslimin, İbnu Abbas'tan rivayet ettiği şu hadistir: "Peygamber (S.A.V.) ile Hz. Ebubekir devri boyunca ve Ömer'in hilafetinden iki sene geçinceye kadar üç talâk var idi. Sonra Ömer (R.A) dedi ki: Daha önce aceleye getirilmeyen şeyi halk aceleye getirmeye başladı. Biz de onu kabul etsek, ve kabul etti." Ama gerçekte bu hadis onlar için bir belge teşkil etmez. Peygamber (S.A.V.), Ebu Bekir ve Ömer devrinin ilk iki yılında def'aten söylenen üç talâkın bir olarak kabul edildiğini Hz. Ömer'in de onu üç olarak kabul ettiğini ifade etmiyor. Bilakis (tercemeden de anlaşıldığı gibi) hadis açıkça ifade ediyor ki: Halk, daha önce talâk hususunu aceleye getirmiyor, ve üç talâk ile değil bir talâk ile zevceyi boşayıp evlilik hayatının devam etmesi için kapıyı açık bırakıyordu. Fakat Hz. Ömer'in zamanında halk, talâk işini aceleye bindirip bir tek talâk ile değil, üç talâk ile zevceyi boşamağa başladı. Hz. Ömer de onu üç olarak kabul etti.