TALÂK
Büyük Şafiî İlmihali · s.548
Talâk, sözlükte serbest olmaktır. İstılahta ise nikâh düğümünü çözmektir. Nikâh düğümünü çözen kocaya mutallık (boşayan), kadına da mutallaka (boşanan) denir. Talâk, sarih ve kinaye olmak üzere ikiye ayrılır. Sarih talâk, boşamadan başka bir manaya gelmeyen sözdür. Bu da üç kelimedir. Talâk, firak ve serah'dır. Bu kelimelerin manasını bilen kimse, zevcesi hakkında kullanırsa, niyet etmese de boşanır. Her lisanda talâk manasını açıkça ifade eden "boşama" kelimesi gibi kelimeler yine sarihdir. Kinaye ise, boşama manasında açık olmayıp o manaya geldiği gibi başka manaya da gelendir. (Enti haliyyetün) "sen benden halisin", "bettetün" (aramız kesiktir) "bainün" (ayrısın), "hablüki ala ğaribiki" (yuların omuzundadır), yani serbestsin, çünkü boşsun. "A'zibî" (benden uzaklaş), "Ağribi" (benden garip ol) gibi kelimeler kinaî kelimelerdir. Kinayeye gelen bir kelime kullanan kimsenin, gayesi zevcesini boşamak ise, boşanır. Yoksa boşanmaz. Meselâ bir kimse "a'zibî" (benden uzaklaş) derse, gayesi, seni boşadım ise zevcesi boşanır. Yoksa, ben senden kızdım onun için benden uzaklaş, manasını kast ediyorsa boşanmaz. Ne talâk zihar için, ne de zihar talâk için kinaye olmaz. Bunun için birisi: "Enti aleyye kezahri ümmi" (sen benim için anamın sırtı gibisin) dese, zihar etmiş olur. İlerde açıklanacağı gibi ziharda bulunan kimsenin keffaret vermesi gerekir. Bir kimse, "enti aleyye haramün" (sen bana haramsın) derse, talâkı (boşamayı) kast ederse boşanır. Ziharı, yani sen benim anamın sırtı gibi haramsın diye kast ederse zihar olur. "Enti ke ümmi" (sen benim anam gibisin), kelimesi ise talâk için kinayedir. Kinayede niyetin, sözün başından sonuna kadar devam etmesi icabeder. Sözün başında veya sonunda niyet olmazsa boşama sayılmaz. Konuşabilen kimsenin boşamaya işaret etmesi fuzulidir. Talâk sayılmaz. Fakat konuşamayan dilsiz kimsenin işareti talâk sayılır. Birisi, "tallaktü zevceti" (hanımımı boşadım) cümlesini yazar, boşamak için niyet getirmezse manasız kalır. Yoksa, boşanır. Hanımını boşayan kimsenin ne dediğini bilmesi ve iradesi yerinde iken boşamayı ifade eden sözü söylemesi gerekir, bunun için birisi uykuda iken "hanımımı boşadım" dese bir şey icap etmez. Birisi latife olsun diye zevcesine hitaben "seni boşadım" dese, boşanır. Çünkü talâk'ın şakası olmaz. Resûlüllah (S.A.V.) buyuruyor: "Üç şey vardır ki ciddileri de ciddi, şakaları da ciddi sayılır. Talâk, nikâh ve ric'at" (kadını bir veya iki talâk ile boşadıktan sonra tekrar nikâh altına geri almak)'tır. Talâk kelimesinin manasını bilmeyen bir kimse kullanırsa talâk vaki olmaz. Meselâ Arapça bilmeyen ve talâkın neyi ifade ettiğini bilmeyen bir kimse karısına "Entı talıkun" dese karısı boşanmaz. Silah tehdidiyle birisine zevcesini boşatmak muteber değildir. Ancak kendisinin de boşanmak arzusunda olduğuna dair bir delil varsa, o zaman vaki olur. Meselâ: Silah tehdidiyle birisinden bir talâk söylenmesi istendiği halde, üç talâk söylerse, üç talâkı vaki olur. Boşatmak için zor kullanan kimsenin kuvvetli olması gerekir. Yoksa zor kullanacak bir durumda olmayan kimsenin tehdidi neticesinde talâk vaki olursa muteberdir. Bilerek sarhoşluk veren bir şeyi içip sarhoş olan kimsenin talâkı, vaki olur. Fakat birşeyin şerbet olduğunu zannederek içip sarhoş olur ve hanımını boşarsa, boşanmaz. Birisi, "tallaktüki" (seni boşadım) deyip bir veya iki veya üç talâk kast ederse, kast ettiği kadar vaki olur. Bir talâk ile seni boşadım dese bir talâk vaki olur. Birisi, "seni boşadım, seni boşadım, seni boşadım" deyip üç defa tekrar ederek bu kelimeleri söylerken ara verirse üç talâk gider. Yoksa, gayesi te'kid ise bir talâk gider. Gaye, ayrı ayrı talâk ise üç talâk gider. Birisi, "birden üçe kadar benden boşsun" dese Beğeviye göre her üç talâk da gider. Cumhura göre ise iki talâk vaki olur. Henüz kendisiyle cinsi mukarenette bulunmamış zevcesine "sen boşsun" diye bir defa söylerse boşanır. İddeli olmadığından ric'at etmek de mümkün değildir. Yalnız zevc'i ahere varmadan tekrar onunla evlenmesi caizdir. Fakat bu sefer üç talâk'a değil, iki talâk'a sahiptir. Boşanma işini zevceye tevdi etmek caizdir. Zevcesi kendini boşamak isterse tehir etmeden boşar. Tehir ettiği takdirde kendisine verilen yetki elinden gider ve artık kendini boşayamaz. Zevcesini boşayıp boşamadığı hususunda tereddüt eden kimsenin talâkı vaki sayılmaz. Sayı hususunda böyle bir tereddüd olursa azı kabûl edilir. Birisi, "seni boşadım" deyip bir veya iki veya üç parmağıyla işaret ederse parmağın değeri yoktur." Ne kadar niyet etmiş ise o kadar vaki olur.